Pazartesi , Şubat 16 2026

BM: Çin’in Uygur ve Tibetlilere Yönelik Zorla Çalıştırma Politikası Kölelikle Eşdeğer

Birleşmiş Milletler (BM), Çin’in Uygurlar ve Tibetliler başta olmak üzere etnik azınlıklara yönelik zorunlu çalışma uygulamalarının “modern kölelik” düzeyine ulaştığını açıkladı. BM verilerine göre son beş yılda yaklaşık 13 milyon kişi devlet destekli programlar kapsamında zorla çalıştırıldı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan) ile Çin’in farklı eyaletlerinde yaşayan Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar ve Tibetlilere yönelik sistematik zorla çalıştırma iddialarının derin endişe yarattığı vurgulandı.

“Devlet Destekli Sistematik Bir Zorla Çalıştırma Modeli Var”

BM uzmanları, Çin genelinde etnik azınlıkları hedef alan devlet eliyle yürütülen organize bir zorunlu çalışma sistemi bulunduğunu belirtti. Açıklamada, bu uygulamaların birçok durumda zorla yerinden edilme ve köleleştirme boyutuna ulaştığı, hatta insanlığa karşı suç niteliği taşıyabileceği ifade edildi.

Uzmanlara göre bu uygulamaların merkezinde, Çin yönetiminin “İş Gücü Transferi Yoluyla Yoksulluğu Azaltma” adını verdiği program yer alıyor. Program kapsamında azınlık gruplarının, yoğun gözetim altında ve cezalandırılma korkusuyla, çalışma koşullarını reddetme ya da iş değiştirme hakkından fiilen mahrum bırakıldığı bildiriliyor.

Beş Yıllık Plan: 13,75 Milyon İş Gücü Transferi

BM açıklamasında, Sincan’ın 2021-2025 Beş Yıllık Planı çerçevesinde 13,75 milyon kişilik iş gücü transferi öngörüldüğü, uygulamada ise bu rakamların beklenenin de üzerine çıktığı belirtildi. Uzmanlar, bu transferlerin gönüllülük esasına dayanmadığını, baskı ve tehdit unsurlarıyla yürütüldüğünü kaydetti.

Tibetliler de Zorunlu Çalıştırma Programlarının Hedefinde

BM, Tibetlilerin de “Yeniden Eğitim ve İşgücü Transferi Eylem Planı” gibi programlarla zorla çalıştırıldığını açıkladı. Bu planın, “kırsal kesimdeki fazla iş gücünün” sistematik biçimde eğitilerek farklı bölgelere sevk edilmesini amaçladığı ifade edildi.

Uzmanlara göre bu süreç, askeri disipline benzeyen mesleki eğitim modellerini içeriyor. 2024 yılına kadar yaklaşık 650 bin Tibetlinin bu iş gücü transferlerinden etkilendiği tahmin ediliyor.

Köy Boşaltmaları ve Zorla Yer Değiştirme

Açıklamada, Tibetlilerin ayrıca “köy yer değiştirme” planları kapsamında evlerinden çıkarıldığı, geri dönmek isteyenlerin ise tehdit, baskı, hizmetlerin kesilmesi ve cezalandırma korkusuyla karşı karşıya kaldığına dair raporlar bulunduğu aktarıldı.

Adrian Zenz: Küresel Tedarik Zincirleri Kirleniyor

Komünizm Kurbanları Anıt Vakfı’nda kıdemli araştırmacı olan Adrian Zenz, BM açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, zorunlu çalıştırmanın hem Sincan hem de Tibet’te endişe verici biçimde arttığını ve bu durumun küresel tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğini söyledi.

Zenz, BM mekanizmalarının ilk kez toprak gaspı ile zorunlu iş gücü transferi arasındaki doğrudan ilişkiyi açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, bu sürecin özellikle tarım ve sanayi üretiminde zorla çalıştırmayı derinleştirdiğini vurguladı.

Milyonlarca Tibetli Yerinden Edildi

Uzmanlara göre, 2000–2025 yılları arasında Çin’in göçebe yerleşim politikaları nedeniyle 3,36 milyon Tibetli etkilendi. Resmi verilere göre yaklaşık 930 bin kırsal Tibetli, köy veya hane bazında zorla yerinden edildi.

BM uzmanları, bu politikaların yoksullukla mücadele söylemi altında, etnik azınlıkların kültürel kimliğini, dilini, yaşam tarzını ve dini pratiklerini ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirtti. Açıklamada, bu durumun onarılamaz kültürel kayıplara yol açtığı ifade edildi.

Küresel Şirketlere Uyarı

BM, zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin üçüncü ülkeler üzerinden küresel pazarlara sızdığına dikkat çekerek, uluslararası şirketleri uyardı. Çin’de faaliyet gösteren veya Çin’den tedarik sağlayan firmaların, BM İşletme ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri doğrultusunda tedarik zincirlerini denetlemesi gerektiği vurgulandı.

Uzmanlar, Çin’e bağımsız insan hakları mekanizmalarının engelsiz erişim sağlaması çağrısını yineledi.

ABD’den Yasal Adım, Çin Sessiz

ABD, “Uygur Zorunlu Çalıştırmayı Önleme Yasası” kapsamında, zorla çalıştırma şüphesi bulunan ürünlerin Amerikan pazarına girişini engelleyen önlemleri yürürlüğe koydu.

Çin hükümeti ise BM’nin son uyarılarına henüz yanıt vermedi. Pekin yönetimi daha önce zorunlu çalışma iddialarını reddetmiş, Sincan’daki uygulamaların “refah artırıcı” olduğunu savunmuştu. Ancak bu söylemlerin uluslararası raporlarla çeliştiği vurgulanıyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#BM #UnitedNations #China #ZorunluCalisma #ForcedLabor #ModernKolelik #Uyghur #Uygur #Tibet #HumanRights #InsanHaklari #ChinaHumanRights #DoğuTurkistan #Xinjiang #GlobalSupplyChain #UNReport #StopForcedLabor #UyghurGenocide #TibetRights #HumanRightsViolations

Ayrıca Kontrol Et

Çocuk İşçiliği Değil, Devlet Politikası: Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Çocuklarını Zorla Çalıştırma Gerçeği

Çocuk işçiliği, uluslararası hukukta açık ve tartışmasız biçimde suç olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları …