Pazartesi , Şubat 16 2026

Çin’den Kaçtılar, 13 Yıldır Hindistan Hapishanesindeler: Üç Uygur Kardeşin Bitmeyen Esareti

Çin’in İşgal Ettiği Doğu Türkistan’dan, Uygur Müslümanlara yönelik baskılardan kaçarak 2013’te Himalayalar üzerinden Hindistan’a ulaşan üç Uygur kardeş, aradan geçen 13 yıla rağmen hâlâ cezaevinde tutuluyor. Hukukçular ve insan hakları savunucuları, kardeşlerin süresiz gözaltının kurbanı olduğunu söylüyor.

Soykırım İddialarından Kaçış

Adil, Abdul Khaliq ve Salamu Thursun kardeşler, Çin işgali altındaki Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlara yönelik baskıların artmasının ardından 2013 yılında aile evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kaşgar kenti yakınlarında yaşayan kardeşler, akrabalarının Çinli yetkililer tarafından gözaltı merkezlerine götürüldüğünü öğrendikten sonra kaçmaya karar verdi.

Otobüs ve yaya olarak süren 13 günlük zorlu bir yolculuğun ardından Himalayalar’ı aşan kardeşler, sınırları net olmayan tartışmalı bir bölgede kendilerini Hindistan topraklarında buldu.

“Çinli İşgalci” Suçlamasıyla Tutuklandılar

12 Haziran 2013 gecesi, Hindistan ordusu Ladakh bölgesindeki ıssız Sultan Chusku çölünde üç kişiyi gözaltına aldı. Mahkeme kayıtlarında kardeşler “Çinli işgalciler” olarak tanımlandı. Oysa kardeşler, askeri yetkililere yalnızca zulümden kaçtıklarını ve Hindistan’a girdiklerinin bile farkında olmadıklarını söyledi.

İki ay süren askeri sorgulamanın ardından yerel polise teslim edilen kardeşler, “sınırı yasa dışı geçmek” suçlamasıyla yargılandı.

Dil Engeli, Hukuk Çıkmazı

Hint dillerinden hiçbirini bilmeyen üç Uygur, yargı sürecinde ciddi zorluklar yaşadı. Mahkemenin atadığı avukatlar dahi iletişim kurmakta güçlük çekti. Yaklaşık bir yıl gözaltında kaldıktan sonra yerel dili kısmen öğrenebilen kardeşler, hâkim karşısında kendilerini ifade edebildi.

Mahkeme, her birine 18 ay hapis cezası verdi. Ancak bu karar, yaşadıkları çilenin sonu olmadı.

Serbest Kalacaklardı, Süresiz Gözaltı Başladı

Kardeşler cezalarının büyük bölümünü zaten tamamlamıştı ve kısa sürede tahliye edilmeleri bekleniyordu. Ancak bu süreçte Hindistan’da siyasi dengeler değişti. Başbakan Narendra Modi liderliğindeki Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi iktidara geldi.

Yetkililer, tahliye yerine Kamu Güvenliği Yasası’nı devreye soktu. Bu yasa, kişilerin aylarca hatta yıllarca yargı kararı olmadan gözaltında tutulmasına imkân tanıyor. Kardeşler hakkında çıkarılan ve sürekli yenilenen kararlarla, serbest bırakılana ya da Çin’e sınır dışı edilene kadar süresiz hapis uygulaması başladı.

Hindistanlı bir gösterici, Pekin’in Sincan’daki Müslüman Uygurlara yönelik politikalarını protesto ettiği gerekçesiyle Mumbai’deki Çin konsolosluğu yakınlarında tutuklandıktan sonra bir minibüsten bağırıyor.

“Onlar Suçlu Değil, Zulümden Kaçan İnsanlar”

Üç kardeşin en büyük destekçisi, yıllardır davayı ücretsiz yürüten avukat Muhammed Şafi Lassu. Lassu, kardeşlerin tek “suçunun” hayatta kalmaya çalışmak olduğunu söylüyor.

“Çin’deki gözaltı kamplarına gönderilmekten korkuyorlardı. Kimseye tehdit oluşturmadılar,” diyen Lassu, Hindistan hükümetinin ahlaki ve hukuki sorumluluğu bulunduğunu vurguluyor.

Ağır Cezaevi Koşulları ve Sağlık Sorunları

Kardeşler yıllar içinde farklı hapishanelere nakledildi. Şu anda Haryana eyaletinde, Delhi yakınlarındaki Karnal Cezaevi’nde tutuluyorlar. Avukatlarına göre kardeşler birbirinden ayrıldı ve ağır suçluların bulunduğu dar hücrelerde kalıyor.

Yetersiz beslenme, aşırı sıcak ve sınırlı sağlık hizmetleri nedeniyle özellikle iki kardeşte ciddi sağlık sorunları gelişti. Doktorların önerdiği ameliyatlara dahi cezaevi yönetimi tarafından izin verilmediği belirtiliyor.

13 Yılda Dört Dil Öğrendiler

Zor koşullara rağmen kardeşler, cezaevinde kitaplar okuyarak ve diğer mahkûmlarla iletişim kurarak dört yerel dilin yanı sıra İngilizce öğrendi. Avukat Lassu, “Serbest kalırlarsa dil öğretmeni olabilecek kadar ilerlediler,” diyerek durumu acı bir mizahla anlatıyor.

İnsan Hakları Örgütlerinden Tepki

İnsan hakları kuruluşları, Modi hükümeti döneminde Hindistan’da özellikle Müslüman azınlıkların sistematik ayrımcılığa maruz kaldığını savunuyor. Eski Keşmirli yetkili Latief U Zaman Deva da kardeşlerin hukuksuz biçimde tutulduğunu belirterek, “Bu yasa sığınmacılar için değil, ağır suçlular için var,” diyor.

“Tek İstedikleri Özgürlük”

Avukat Lassu, üç kardeşin Kaşgar’da kalan ailelerinden yıllardır haber alamadığını belirtiyor. Kardeşlere sığınma hakkı verilmesi ya da üçüncü bir ülkeye gitmelerine izin verilmesi çağrısında bulunuyor.

“On iki yıl boyunca yaşadıkları insanlık dışı. Hindistan geçmişte birçok zulüm gören topluluğa kapılarını açtı. Umudum, bir gün onların da özgür kalması,” sözleriyle mücadelesini sürdüreceğini ifade ediyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#Uygur #DoğuTürkistan #Sincan #UygurZulmü #ÇinSoykırımı #UygurMüslümanlar #İnsanHakları #UygurMülteciler #ÇinİnsanHakları #Hindistan #ModiHükümeti #Adalet #SessizSoykırım #UygurlarYalnızDeğil #AsyaHaberleri #Uyghur
#EastTurkistan #Xinjiang #UyghurGenocide #UyghurMuslims
#HumanRights #China #StopUyghurGenocide #UyghurRefugees
#ChinaHumanRights #India #PoliticalPrisoners #FreedomForUyghurs #HumanRightsViolation #Justice

Ayrıca Kontrol Et

Çocuk İşçiliği Değil, Devlet Politikası: Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Çocuklarını Zorla Çalıştırma Gerçeği

Çocuk işçiliği, uluslararası hukukta açık ve tartışmasız biçimde suç olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları …