Pazartesi , Şubat 16 2026

Hindistan Hapishanelerinde Unutulan Üç Uygur Gencinin Hukuki Çıkmazı – 3

Vatansızlık, Keyfi Gözaltı ve Uluslararası Hukukun Gri Alanı

Hindistan yönetimindeki Keşmir’de 2013 yılından bu yana tutuklu bulunan üç Uygur gencin kaderi, siyasi belirsizlikler ve hukuki boşluklar arasında şekilleniyor. Somut bir suçlama yöneltilmeden 13 yıl hapis cezasına çarptırılan kardeşlerin durumu, uluslararası hukukta “keyfi gözaltı” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

“Suç Yok, Siyasi Gerekçe Yok, Sadece Vatansızlık”

Üç Uygur gencin hukuki temsilcisi olan avukat Lassu’ya göre, bu dosya Hindistan’daki diğer güvenlik vakalarından ayrılıyor. Çünkü kardeşler hakkında ne terörle bağlantılı bir suçlama ne de siyasi bir faaliyet iddiası bulunuyor. Lassu, yaşananların temelinde vatansızlık sorununun yattığını vurguluyor.

Avukat Lassu tarafından hazırlanan ve Kamu Güvenliği Yasası’nın (PSA) yürürlükten kaldırılmasını talep eden 27 sayfalık dilekçede, kardeşlerin durumu açık şekilde “uluslararası hukuka göre keyfi gözaltı” olarak tanımlandı. Dilekçede, Hindistan devletinin bu üç kişiyi, ne yapacağına karar veremediği için hapiste tuttuğu ifade ediliyor.

PSA Kararları Sessizce Yenileniyor

Hindistan makamlarının bu hukuki başvurulara yanıt vermediği belirtilirken, PSA kapsamındaki gözaltı kararlarının her altı ayda bir sessizce uzatıldığı aktarılıyor. Bu durum, Uygur kardeşlerin dış dünya ile temasını neredeyse tamamen koparmış durumda.

Avukat Lassu, 2019 yılından bu yana dosyayı Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve BM’nin ilgili çalışma gruplarına taşıdı. Ancak Radio Free Asia’nın aktardığına göre, BM’den gelen tek geri dönüş, dosyanın “inceleneceği” yönünde oldu. Bugüne kadar ise somut bir ilerleme sağlanamadı.

Uluslararası Kuruluşlar İçin “Gri Bölge”

Uygur meselesi 2017’den itibaren küresel gündemde önemli bir yer edinmiş olsa da, bu üç kardeşin 2013’ten beri tutuklu olmaları, dosyayı uluslararası kuruluşlar açısından hukuki bir “gri alan” haline getiriyor. Gözaltının süresi ve hukuki dayanakları netleşmediği için süreç ilerlemiyor.

Kanada’nın M62 Programı Umut Olamadı

Kardeşler için en umut verici seçeneklerden biri, risk altındaki Uygurları üçüncü ülkelere yerleştirmeyi hedefleyen Kanada’nın M62 Koruma Programı oldu. Avukat Lassu, programa başvuru yapmayı planladığını açıklasa da süreç beklenildiği gibi ilerlemedi.

Kanada merkezli Uygur Hakları Savunucuları Projesi (URAP) İcra Direktörü ve M62 programının önde gelen isimlerinden Mamed Tokti, sürecin ciddi resmi ve diplomatik engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Tokti, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Bu üç Uygur’un kimlikleri hiçbir zaman resmi olarak doğrulanmadı. Kimlik bilgileri ve gözaltılarına ilişkin belgeler olmadan herhangi bir ülkeye başvuru yapılması mümkün değil. Avukattan talep ettiğimiz bilgiler ise eksik ve belirsizdi.”

Diplomatik Gerilim Süreci Kilitledi

Tokti ayrıca, 2023–2024 yıllarında Kanada ile Hindistan arasında yaşanan diplomatik gerilimin, dosyanın ilerlemesini daha da zorlaştırdığını ifade etti. Kanada’nın M62 programının yalnızca belirli ülkeler için geçerli olduğunu, Hindistan’ın bu ülkeler arasında yer almadığını belirten Tokti, Hindistan’ın 1951 Mülteci Sözleşmesi’ni imzalamamış olmasının da önemli bir engel oluşturduğunu vurguladı.

UNHCR: “Önce Serbest Bırakılmalılar”

El Cezire’nin Yeni Delhi’deki UNHCR yetkilileriyle yaptığı görüşmede, yetkililerin sorumluluğun ancak kardeşlerin hapisten serbest bırakılmasının ardından başlayabileceğini ifade ettiği aktarıldı. Bu açıklama, dosyanın neden yıllardır çözümsüz kaldığını bir kez daha ortaya koydu.

Ulaşılamayan Bir Çıkış Yolu

Kanada’nın M62 programı, dünya genelinde birçok Uygur için güvenli bir çıkış kapısı olurken, Hindistan’da tutulan bu üç kardeş için şu aşamada ulaşılamaz bir seçenek olarak kalıyor. Hukuki belirsizlik, diplomatik gerilimler ve belge eksikliği, kardeşlerin kaderini belirsizlik içinde tutmaya devam ediyor.

(Devam edecek)

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#UygurGençler #HindistanHapishaneleri #KeyfiGözaltı #Vatansızlık #İnsanHakları #UygurDavasi #Keşmir #HukukiÇıkmaz #MülteciHakları #UluslararasıHukuk #DoğuTürkistan #EastTurkestan #ChinaNews #Genocide #Uyghurs #UyghurYouth #HumanRights #ArbitraryDetention #StatelessPeople #FreeUyghurs #RefugeeRights #Kashmir #InternationalLaw #JusticeForUyghurs

Ayrıca Kontrol Et

Çocuk İşçiliği Değil, Devlet Politikası: Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Çocuklarını Zorla Çalıştırma Gerçeği

Çocuk işçiliği, uluslararası hukukta açık ve tartışmasız biçimde suç olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları …