Pazartesi , Şubat 16 2026

Soykırım İzleme Örgütü’nden Doğu Türkistan İçin Yeni Acil Durum Uyarısı

Soykırım İzleme Örgütü (Genocide Watch), Çin yönetiminin işgal altındaki Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik uygulamalarının uluslararası hukuka göre soykırım ve insanlığa karşı suç niteliği taşıdığına dikkat çekerek yeni bir “acil durum” bildirisi yayımladı. Örgüt, Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi’nin açık biçimde ihlal edildiğini belirterek yaptırım ve hesap verebilirlik çağrısında bulundu.

“Soykırım Acil Durumu: Sincan, Çin 2025” Raporu

“Soykırım Acil Durumu: Sincan, Çin 2025” başlıklı uyarı metninde, Çin Komünist Partisi’nin Doğu Türkistan’da yürüttüğü politikalar ayrıntılı biçimde incelendi. Raporda, Pekin yönetiminin “Sincan” olarak adlandırdığı bölgedeki uygulamalarının Soykırım Sözleşmesi’nin birçok maddesiyle örtüştüğü vurgulandı.

On Aşamalı Soykırım Modeli: Çin Son Aşamaya Ulaştı

Soykırım İzleme Örgütü, Çin’in Uygurlara yönelik kampanyasını on aşamalı soykırım modeli üzerinden değerlendirdi. Rapora göre;

  • Dini özgürlüklerin ortadan kaldırılması, kültürel kimliğin bastırılması ve seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ayrımcılık aşamasını,
  • Milyonlarca Uygur’un sözde “yeniden eğitim kamplarında” tutulması ve işkenceye maruz bırakılması zulüm aşamasını,
  • Uygur kadınlarına yönelik sistematik cinsel şiddet ile çocukların ailelerinden koparılarak devlet kurumlarına yerleştirilmesi ise imha aşamasını oluşturuyor.

Örgüt, Çin devletinin bu uygulamaları reddetmesini ve örtbas etmeye çalışmasını ise soykırımın son aşaması olan inkâr olarak tanımladı.

Toplu Gözaltılar, Dijital Gözetim ve Zorunlu Çalıştırma

Raporda, 2017 yılından bu yana 800 bin ila 2 milyon arasında Uygur’un kitlesel gözaltı merkezlerinde tutulduğu belirtiliyor. Gözaltındaki Uygurların fiziksel şiddet, cinsel istismar, dil yasağı ve dini ibadetlerin suç sayılması gibi ağır ihlallere maruz kaldığı ifade ediliyor.

Doğu Türkistan’ın aynı zamanda dünyanın en yoğun gözetim altındaki bölgelerinden biri olduğu vurgulanırken; biyometrik veri toplama, yapay zekâ destekli izleme sistemleri, kontrol noktaları ve polis ağlarıyla toplumun tamamen denetim altına alındığına dikkat çekiliyor.

Kamplardan çıkarılan birçok Uygur’un ise pamuk tarlaları ve fabrikalarda zorunlu çalıştırma sistemine dahil edildiği, bunun da küresel tedarik zincirlerini doğrudan etkilediği belirtiliyor.

Zorla Kısırlaştırma ve Nüfusun Yok Edilmesi

Soykırım İzleme Örgütü, Uygur nüfusundaki keskin düşüşün baskıcı doğum politikalarının sonucu olduğunu vurguladı. Zorla kısırlaştırma, zorla kürtaj ve doğum kontrol uygulamalarının Soykırım Sözleşmesi’nin 2(d) maddesini; Uygur çocuklarının kitlesel biçimde ailelerinden koparılmasının ise 2(e) maddesini ihlal ettiği kaydedildi.

Yaptırım ve Politika Değişikliği Çağrısı

Soykırım İzleme Örgütü, başta ABD olmak üzere BM üyesi ülkelere çağrıda bulunarak;

  • Zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatının yasaklanmasını,
  • Tedarik zincirlerinin sıkı şekilde denetlenmesini,
  • Gözetim ve yapay zekâ teknolojilerinin Çin’e ihracatının kısıtlanmasını,
  • Bu sistemlerden fayda sağlayan şirketlere yatırım yapılmasının engellenmesini istedi.

Ayrıca Uygur mülteciler için hukuki koruma, sığınma ve yeniden yerleştirme mekanizmalarının genişletilmesi talep edildi.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ


#UyghurGenocide #EastTurkistan #StopUyghurGenocide #GenocideWatch #HumanRights #CrimesAgainstHumanity #UyghurRights #Xinjiang #ForcedLabor #ChinaHumanRights
#UNGenocideConvention #SurveillanceState #EthnicCleansing #UyghurMuslims #DoğuTürkistan #UygurSoykırımı #İnsanHakları
#ZorlaÇalıştırma #Çin #Soykırım #SonDakika #Gündem #Haber
#GündemHaber #Haberler #FlaşHaber #DünyaGündemi #UluslararasıHaber #SıcakGelişme #BreakingNews

Ayrıca Kontrol Et

Çocuk İşçiliği Değil, Devlet Politikası: Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Çocuklarını Zorla Çalıştırma Gerçeği

Çocuk işçiliği, uluslararası hukukta açık ve tartışmasız biçimde suç olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları …