Pekin yönetimi, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerinin özgürlük mücadelesini bastırmak ve bölgedeki asimilasyon politikalarını güvenceye almak için kirli bir diplomatik hamle daha başlattı. Milyarlarca dolarlık yatırımlarını öne süren Çin, sınır komşuları Pakistan ve Taliban yönetimindeki Afganistan’ı baskı altına alarak Doğu Türkistan’ın sesini tamamen kısmayı hedefliyor.
Daha önce Katar ve Türkiye’nin arabuluculuk girişimlerine mesafeli duran Pekin, söz konusu Doğu Türkistan ve Uygur Türklerinin bölgedeki varlığı olunca doğrudan devreye girdi ve tarafları Sincan’ın başkenti Urumçi’de masaya oturttu.
Arabuluculuk Maskesinin Ardındaki Gerçek: Doğu Türkistan Korkusu
Çin’in Pakistan ve Afganistan arasında “barış elçisi” gibi görünmeye çalışmasının arkasında yatan asıl itici güç, işgal altındaki topraklarda sürdürdüğü baskı rejiminin kırılması korkusudur.
- Urumçi Seçimi Kasıtlı Bir Gözdağı: Görüşmeler için Doğu Türkistan’ın kalbi olan Urumçi’nin seçilmesi dünyaya ve bölge ülkelerine verilmiş kasıtlı bir mesajdır. Pekin, Uygur Türklerinin olası bir direniş odağı haline gelmesini engellemek için sınır ötesinde adeta bir “güvenlik kuşağı” oluşturmak istiyor.
- Uygur Direnişini Sınırda Boğma Planı: Çin’in en büyük korkusu, Doğu Türkistan’daki baskılardan kaçan veya hak arayışında olan Uygur Türklerinin Afganistan topraklarında barınması. Pekin, Taliban’a ekonomik vaatlerde bulunarak Uygur oluşumlarını tamamen tasfiye ettirmeyi amaçlıyor.
Ekonomik Güç, Asimilasyonu Gizlemek İçin Kullanılıyor
Pittsburgh Üniversitesi’nde araştırmalar yapan Ramin Mansoori gibi analistler, Çin’in bölgedeki varlığının tamamen stratejik çıkarlar ve Doğu Türkistan üzerindeki mutlak kontrolü sürdürme gayesiyle şekillendiğini belirtiyor.
Çin, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) kapsamındaki 65 milyar dolarlık yatırımını ve Afganistan’daki nikel, lityum gibi yeraltı zenginliklerini birer havuç olarak kullanıyor. İslamabad ve Kabil yönetimleri ekonomik krizlerle boğuşurken, Pekin bu ülkelere para akıtma karşılığında “Uygur Türklerini tamamen yalnızlaştırma ve sınır dışı etme” şartını dayatıyor.
Tarihçi Aaron Glasserman: “Pekin için Doğu Türkistan’daki kontrolünü sarsacak en ufak bir hareket kırmızı çizgidir. Ocak 2026’da Kabil’de Çinlileri hedef alan saldırıların temelinde de Pekin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik sert ve sistematik baskı politikaları yatmaktadır.”
Pakistan ve Taliban Çin’in Güvenlik Duvarı mı Olacak?
Eski Pakistan Afganistan Özel Temsilcisi Asif Khan Durrani’nin ifadeleri, taraflar arasındaki pazarlığı net bir şekilde ortaya koyuyor: “Pakistan’ın derdi TTP iken, Çin’in tek ve asıl derdi ETIM (Doğu Türkistan İslam Hareketi) çatısı altındaki Uygurlardır.”
ETİM Bir diğer adı Türkistan İslam Partisi her ne kadar söylem olarak Çin’e karşı savaşmak için kurulduğunu iddia etse de 35 senedir hiç bir şey yapmadığı gibi, Uygur Türklerinin Çin’e karşı Mücadele etmesinin de önünde en büyük engel oluşturmaktadır. Uygur Türklerinin içinde bir gurup çıksa Türkistan Cihadı Bizim elimizde diyerek şiddetle bastırıyor ve engelliyor. ETİM/TİP Çin’e karşı gidebilecek bütün hareketleri engelliyor. Bir nevi Çin’i Uygur Türklerinden koruyor. Türkistan Cihadı bizim elimizde diyen ETİM/TİP Cihadi söylemlerden uzaklaşmakla beraber , Suriye Demokratik devletinde Orduya katılıp SDG ile birleşerek Demokratik bir yapı oluşturdu. Amerikan İstihbaratı ile de ilişkileri ortaya çıkan ve ABD^nin terör listesinden çıkardığı yapı, DUK eski genel başkanı Rabia Kadir’in itirafları ile Çin İstihbaratı ilişkileri de ortaya çıkmıştı.
Pakistan ve Afganistan sınırındaki istikrarsızlık, Çin karşıtı grupların güçlenmesine ve dolayısıyla Doğu Türkistan’daki işgal rejiminin tehdit edilmesine yol açıyor. Bu yüzden Çin, askeri olarak risk alıp bölgeye girmek yerine, Pakistan ordusunu ve Taliban militanlarını Uygur Türklerine karşı birer “sınır bekçisi” olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Avrupa merkezli analist Eldaniz Gusseinov’a göre, Urumçi’de sağlanan zoraki ateşkesin ne kadar süreceği meçhul; ancak kesin olan tek şey, Çin’in kendi topraklarındaki insan hakları ihlallerini ve işgali örtbas etmek adına her türlü ekonomik şantajı uygulamaya devam edeceği.
Editörün Notu: Asya’da dengeleri değiştiren diplomatik hamlelerin arkasında büyük bir insanlık dramı ve baskı politikası yatıyor. Bugün Çin, asıl amacını gizleyerek Doğu Türkistan işgali altındaki baskıcı rejimini korumak ve mazlum Uygur Türkleri tarafından yürütülen hak arayışlarını tamamen susturmak için Pakistan ve Taliban yönetimlerini adeta birer maşa gibi kullanıyor. Pekin’in bölgede yürüttüğü sözde arabuluculuk faaliyetleri ve Sincan’ın kalbinde gerçekleştirdiği Urumçi görüşmeleri, aslında Sincan baskısı altındaki toplama kamplarını ve hak ihlallerini dünya kamuoyundan gizleme çabasından başka bir şey değildir. Görüşmelerde terör bahanesiyle hedef gösterilen ETIM gibi oluşumlar öne sürülerek, milyarlarca dolarlık CPEC yatırımları bir şantaj unsuru olarak kullanılıyor. Kirli bir Asya diplomasisi yürüten Pekin, kendi sınır güvenliği için bölge ülkelerine ekonomik havuçlar uzatarak Uygur Türklerinin sesini sınır ötesinde boğmayı amaçlıyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
https://www.doguturkistanbulteni.net/category/turkistan-islam-partisi
Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.