Çin’de “Sipariş Üzerine Öldürülenler” Kitabı: Organ Toplama İddiaları Yeniden Gündemde

Çin’de vicdan mahkumlarının organlarının “sipariş üzerine” alındığına dair iddialar uluslararası kamuoyunda yeniden gündeme geldi. “Sipariş Üzerine Öldürülenler” adlı kitabın yazarı Jan Jekielek, yıllara yayılan araştırmaların Çin’de sistematik bir organ toplama mekanizmasına işaret ettiğini savundu.

Çin’de Organ Toplama İddiaları Yeniden Gündemde

Çin’de vicdan mahkumlarının organlarının zorla alındığı yönündeki iddialar uzun süredir uluslararası toplumun en tartışmalı insan hakları konularından biri olarak görülüyor.

“Sipariş Üzerine Öldürülenler: Çin’in Organ Toplama Endüstrisi ve Amerika’nın En Büyük Düşmanının Gerçek Doğası” adlı kitabın yazarı Jan Jekielek, 16 Şubat’ta Amerika’nın Sesi (VOA) ile yaptığı röportajda yaklaşık 20 yıllık araştırma, tanık ifadeleri ve akademik çalışmaların Çin’de sistematik bir organ toplama mekanizmasına işaret ettiğini söyledi.

Jekielek’e göre elde edilen veriler, organ toplama uygulamalarının münferit olaylar olmadığını, aksine devlet kurumlarıyla bağlantılı geniş çaplı bir sistem olabileceğini gösteriyor.

İddiaların Başlangıcı: 2006’daki İhbar

Röportajda Jekielek, konuya ilk kez 2006 yılında dikkat çekildiğini belirtti.

“Annie” takma adını kullanan bir ihbarcı, gözaltındaki Falun Gong uygulayıcılarının organ nakli için öldürüldüğünü öne sürmüştü. İddiaya göre Annie’nin eski eşi bir cerrahtı ve canlı mahkumlardan binlerce kornea çıkarıldığını söylemişti.

Falun Gong ya da diğer adıyla Falun Dafa, doğruluk, merhamet ve hoşgörü ilkelerine dayanan bir meditasyon ve manevi uygulama olarak biliniyor. Çin Komünist Partisi ise 1999 yılından bu yana bu hareketi yasaklayarak geniş çaplı bir baskı politikası yürütüyor.

İnsan hakları örgütlerine göre, o tarihten bu yana binlerce Falun Gong takipçisi gözaltına alındı, tutuklandı ya da ortadan kayboldu.

Organ Naklinde “Kısa Bekleme Süreleri” Şüphe Uyandırdı

Organ toplama iddialarını güçlendiren unsurlardan biri de Çin’deki bazı hastanelerde bildirilen olağan dışı kısa bekleme süreleri oldu.

İsrailli kalp nakli cerrahı Dr. Jacob Lavee, bir hastasının kendisine iki hafta sonra Çin’de kalp nakli randevusu aldığını söylemesi üzerine şüphelenmeye başladığını belirtti.

Uzmanlara göre etik bir organ bağışı sisteminde, bağışçıların ölüm zamanı önceden bilinmediği için organ naklinin haftalar öncesinden planlanması mümkün değil.

Araştırmacılar bu durumun önceden belirlenmiş bir donör havuzuna işaret edebileceğini savunuyor.

On Binlerce Organ Nakli İddiası

Jekielek ve bazı araştırmacılar, hastane kapasitesi ve cerrahi ekip verilerine dayanarak Çin’deki gerçek organ nakli sayısının resmi verilerin çok üzerinde olabileceğini öne sürüyor.

Yapılan tahminlere göre:

  • Yıllık organ nakli sayısı 60.000 ile 90.000 arasında olabilir
  • Bu rakam Çin’in açıkladığı resmi istatistiklerin çok üzerinde

Araştırmacılar ayrıca 2000’li yılların ortalarında internet üzerinden 150 bin ila 200 bin dolar arasında değişen fiyatlarla organ nakli reklamlarının yayımlandığını da hatırlatıyor.

Bağımsız Araştırmalar ve Uluslararası Bulgular

Konuyla ilgili ilk kapsamlı bağımsız araştırmalar Kanadalı insan hakları avukatları David Kilgour ve David Matas tarafından yürütüldü.

Bu araştırmalarda, Çin’de gerçekleştirilen organ nakillerinin sayısının, bilinen gönüllü bağışçı sayısının çok üzerinde olduğu tespit edildi.

Daha sonra araştırmacı Ethan Gutmann tarafından yapılan çalışmalar da benzer sonuçlara ulaştı.

Uygurların da Hedef Olabileceği İddiaları

Zamanla iddialar yalnızca Falun Gong uygulayıcılarıyla sınırlı kalmadı.

Bazı insan hakları savunucuları, Sincan bölgesinde gözaltında tutulan Uygur Müslümanlarının da benzer risklerle karşı karşıya olabileceğini dile getiriyor.

Çin hükümeti ise bu suçlamaları reddederek Sincan’daki tesislerin “mesleki eğitim merkezleri” olduğunu savunuyor.

Çin Hükümeti İddiaları Reddediyor

Pekin yönetimi zorla organ toplama iddialarını kesin bir dille reddediyor.

Çin yetkililerine göre ülke, 2015 yılından bu yana tamamen gönüllü organ bağışı sistemine geçti ve uluslararası etik standartlara uyuyor.

Ancak bağımsız araştırmacılar, organ nakli verilerinin şeffaf olmaması ve hastane kayıtlarına erişimin kısıtlı olması nedeniyle bu açıklamaların doğrulanmasının zor olduğunu söylüyor.

“İnsanlığa Karşı Suç” Tartışması

2019 yılında Londra’da kurulan bağımsız Çin Mahkemesi (China Tribunal), elde edilen kanıtları inceleyerek zorla organ toplamanın “önemli ölçekte gerçekleştiği” sonucuna vardı.

Bu bulguların ardından bazı Batılı ülkeler:

  • Etik dışı organ nakli sistemleriyle iş birliğini kısıtlayan yasalar çıkardı
  • Tıbbi iş birlikleri konusunda daha sıkı denetimler talep etti

Modern Tıp Etiğinin En Büyük Tartışmalarından Biri

İnsan hakları savunucularına göre iddiaların yalnızca bir kısmının bile doğru olması durumunda bu durum modern çağın en ciddi tıbbi etik ihlallerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Şeffaf verilerin olmaması ve suçlamaların tartışmalı niteliği nedeniyle Çin’de zorla organ toplama konusu, insan hakları, jeopolitik rekabet ve tıp etiğinin kesiştiği en kritik uluslararası tartışmalardan biri olmaya devam ediyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#China #OrganHarvesting #ForcedOrganHarvesting #HumanRights #Uyghurs #EastTurkistan #FalunGong #ChinaHumanRights #OrganTrafficking #StopOrganHarvesting #ChinaTribunal #MedicalEthics #HumanRightsAbuse #UyghurGenocide #ChinaNews #GlobalHumanRights #InvestigativeJournalism #OrganTransplant #HumanRightsWatch #ChinaPolitics #Freedom #Humanity #InternationalLaw #GenocideWatch #UyghurRights #StopChina #ChinaCrimes #BreakingNews #WorldNews #JusticeForUyghurs

Ayrıca Kontrol Et

İnkâr Edilemez Kanıt: Doğu Türkistan’da Dini Şiarların Yasaklandığı Belgelendi

Çin’in Asimilasyon Politikası: Bir Selam Bile “Suç Delili” Sayılıyor. Dünyanın gözü önünde devam eden Doğu …