Son Dakika Haberleri

Türkistan İslam Derneği Davasında Hüküm: 12 Sanığa 92 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Yağdı

Uluslararası casusluk şebekelerinin, yabancı istihbarat servislerinin ve İnterpol’ün merkezinde yer aldığı dev bir kumpas davasında mahkeme kararını açıkladı. Aralarında Türkistan İslam Derneği (TİD) Başkanı Yılmaz Şahin ve Genel Sekreteri Mustafa Canöz’ün de bulunduğu 12 sanıklı davada, Doğu Türkistan İslam Hareketi/Türkistan İslam Partisi Terör Örgütü Propagandası Yapmak da dahil sanıklara toplamda 92 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Mahkeme; Türkistan İslam Derneği Başkanı Yılmaz Şahin’e, “Doğu Türkistan İslam Hareketi” (diğer adıyla Türkistan İslam Partisi) terör örgütü propagandası da dahil olmak üzere 3 ayrı suçtan toplam 16.5 yıl hapis cezası verdi. Derneğin Genel Sekreteri Mustafa Canöz ise 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak bu cezaların arkasında, geçmişi 2015 yılına kadar uzanan, Çin, Fransa ve İnterpol’ün ortaklaşa yürüttüğü kirli bir operasyonlar zinciri yatıyor.

2015: Atatürk Havalimanı’nda İnterpol Oyunu ve 40 Kiloluk Prangalar

Her şey 2015 yılında, Çin, Fransa VE İNTERPOL işbirliğiyle Türkistan İslam Derneği Başkan Yardımcısı Murat Aynacı’ya kurulan uluslararası tuzakla başladı. İnterpol üyesi olan Türkiye Cumhuriyeti devletine hiçbir bilgi verilmeden, Aynacı hakkındaki Kırmızı Bülten araması sistemde anlık olarak pasif hale getirildi ve Türkiye’den gizlendi.

Bu sayede Murat Aynacı, Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan elini kolunu sallayarak çıkış yaptı. Ancak Aynacı henüz havada, uçaktayken İnterpol Kırmızı Bülteni yeniden aktif edildi. Uçağın indiği Belarus Havalimanı’nda gözaltına alınan Aynacı, Çin’in sahte suç isnatlarıyla Pekin yönetimine teslim edildi. TİD Başkan Yardımcısı Aynacı, tam 3.5 yıl boyunca ayağında 40 kiloluk prangalarla Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında zulüm altında hapis yattı.

2018: Konsolosluk Destekli “Gazeteci” Kılıflı İnterpol Ajanı

Kumpasın ikinci perdesi 2018 yılında sahneye konuldu. Türkistan İslam Derneği Başkanı Yılmaz Şahin, kendisini “Fransız Gazeteci” olarak tanıtan bir şahıs üzerinden hedef alındı. Sonradan İnterpol ajanı olduğu ortaya çıkan bu şahıs; Çin, Fransa ve İnterpol’ün ortaklaşa yürüttüğü bir operasyonla Şahin’in yakalanmasını sağladı.

Otogardaki WhatsApp Trafiği ve Adım Adım Kurulan Tuzak

Üstelik bu kumpasın tam merkezinde Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu yer alıyordu. Sözde gazeteci kılığındaki ajanın ifadesi, Fransa Başkonsolosluğu elemanı olan bir sözde tercüman eşliğinde, bizzat konsolosluk bünyesinde düzenlendi. Fransız ajanın, Türkistan İslam Derneği (TİD) Başkanına röportaj yapmak bahanesiyle yaklaştıktan sonra, Esenler Otogarı’na gitmek için TİD Başkanından ricada bulunduğu, bu sırada da bir yandan Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu ile WhatsApp üzerinden anlık olarak yazıştığı ortaya çıktı.

Sahte İhbar Karakoldan Start Aldı, Ajan Apar Topar Kaçırıldı!

Dernek başkanından önce Fransız istihbaratı ve Fransız Konsolosluğu elemanlarının Esenler Otogarı’na konuşlanmasıyla; Çin, Fransa ve İnterpol ortaklığıyla kurulan tuzak hazır hale getirildi. Kumpas; Fransız İnterpol ajanı ve İstanbul Fransa Başkonsolosluğu elemanının işbirliğiyle, otogar polis karakolundan başlayan sahte bir ihbar üzerinden start aldı. Sözde İstanbul Fransa Başkonsolonsluğu Elemanı Tercüman adı altında geldi ve gerekli ihbarları Ajanın ağzından gibi tercüme adı altında ifade olarak verdi. Türk Polis Karakolundan veya yargı sisteminden hiçbir tecümanın bulunmadığı ifade aşamasında Fransız ajana sorgulamada yapılamadı. Olayın ardından deşifre olacağını anlayan sahte gazeteci ve İnterpol ajanı, Türkiye’de hiçbir mahkemeye dahi çıkarılmadan apar topar Fransa’ya kaçırıldı. Türk yargısıda buna izin verdi.

Polis Tutanaklarına Giren Sahte İhbar Skandalı

İnterpol’ün gazeteci kılığındaki Fransız istihbarat ajanının hedef gösterdiği eve polis ekiplerinin baskın yapmasıyla, kurulan sahte ihbar tezgahı tamamen deşifre oldu. Polislerin gittiği evde yaşayan sakinler, Türkistan İslam Derneği Başkanını kesinlikle tanımadıklarını ve o evi aile olarak yıllardır kendilerinin kullandığını beyan etti.

Söz konusu beyanlar ve ajanın kurduğu kumpas, polis ile emniyet tutanaklarına resmi olarak geçmesine, ihbarın asılsızlığı kanıtlanmasına rağmen mahkeme tarafından göz ardı edildi. Somut belgelere ve emniyet tutanaklarındaki bu açık çelişkilere rağmen, Türkistan İslam Derneği Başkanı adalete aykırı bir şekilde cezalandırılmaktan kurtulamadı.

2024: MİT’in Çökerttiği Fransız Casusluk Ağı

Yabancı istihbarat servislerinin Türkiye’deki bu pervasız faaliyetleri, 2024 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) duvarına çarptı. MİT, tıpkı geçmişteki kumpaslarda olduğu gibi yine Fransız İstihbaratı ve Konsolosluğu ile bağlantılı çalışan, kendilerini aktivist ve gazeteci olarak tanıtan casusluk ağına operasyon düzenledi ve 10 şüpheliyi suçüstü yakaladı.

O operasyonun merkezindeki Ahmed Katie isimli şahsın, Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu‘na ailesiyle birlikte iltica talebinde bulunduğu, Fransa Dış İstihbarat Servisi’nin (DGSE) ise bu sığınma talebi karşılığında Katie’ye Türkiye aleyhine askeri ve siyasi casusluk yapmayı şart koştuğu belgelenmişti.

Savcının Beraat İstediği 16 Yıllık Davadan da Ağır Ceza Çıktı!

Çin, Fransa ve İnterpol işbirliğiyle kurulan bu uluslararası tezgah, Türkistan İslam Derneği hakkında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tam 16 yıl önce açılan davayı da doğrudan etkiledi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi yargılamasında cezalandırma gayesi güden iddia makamı (savcılık) dahi, Türkistan İslam Derneği Başkanının üzerine atılı iddiaları gerçekleştirdiğine dair “her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı hiçbir delil elde edilemediğini” resmi mütalaasıyla ikrar etmiş ve BERAATİNİ talep etmişti. Ancak hukuk tarihindeki en büyük çelişkilerden biri yaşanmış; iddia makamının “delil yetersizliğinden beraat” yönündeki bu açık ve net mütalaasına rağmen, ilerleyen yıllarda hiçbir somut yeni delil ve hukuki dayanak olmaksızın, Çin, Fransa ve İnterpol tuzağının tetiklemesi ile bu davadan da ağır ceza çıkmıştır.

Doğu Türkistan İslam Hareketi Terör Örgütü Propagandasını Yapmak suçlaması ile Cezalandırma

Yaşanan bu şok gelişmeyle birlikte, Doğu Türkistan İslam Hareketi (bir diğer adıyla Türkistan İslam Partisi) üzerinden Türkiye’de hukuk tarihinde bir ilke imza atılarak ilk defa “Terör Örgütü Propagandası” suçlaması ile Türkistan İslam Dernği‘ne Ceza verildi. Oysa küresel ölçekte meşruiyeti bulunan Türkistan İslam Partisi, Amerika Birleşik Devletleri tarafından 2015 yılında Terör Örgütü Listesi’nden tamamen çıkartılmış bir yapıdır. Dahası hareket, Suriye’de yeni kurulan Suriye Hükümetinde askeri general statüsü elde ederek resmi ve demokratik bir kurum haline gelmiş, şeriat ve cihad söyleminden uzaklaşarak resmen Demokratik Suriye Askeri Olmuştur.

Propaganda Suçu Yok: Tamamen Gazetecilik ve Fikir Özgürlüğü Kapsamında

Uluslararası düzeyde terör listelerinde yer almayan ve meşru bir statüye sahip olan hareketin faaliyetleri, Türkiye’de tamamen yasal ve şeffaf bir zeminde yürütülüyordu. Ortada işlenmiş somut bir propaganda suçu bulunmamasına rağmen, Doğu Türkistan Bülten Haber Ajansı çatısı altında gerçekleştirilen tüm çalışmalar hedef tahtasına oturtuldu. Tamamen haber alma, düşünce ve fikir özgürlüğü kapsamında, evrensel basın ilkelerine uygun olarak icra edilen gazetecilik faaliyetleri suç unsuru gibi gösterildi. Türkistan İslam Derneği, bu yasal medya ve enformasyon çalışmaları gerekçe gösterilerek haksız bir şekilde cezalandırıldı.

Gözler Üst Mahkemenin Vereceği Nihai Kararda

Çin ve Fransa istihbaratlarının, İnterpol’ü de arkalarına alarak yıllardır sistematik şekilde yürüttüğü bu operasyonların gölgesinde, Türkistan İslam Derneği yöneticilerine verilen toplam 92.3 yıllık astronomik ceza, şimdi Yargıtay ve İstinaf aşamasındaki nihai kararı bekliyor. Gözler, uluslararası kumpasların gölgelediği bu davanın üst mahkemedeki son sonucuna çevrilmiş durumda.

Peki ya Çin, Fransa ve İnterpol’ün Doğu Türkistan Sivil Toplum Kuruluşlarına Türkiye ve Dünyada kurduğu tuzaklar bitecek mi ? Türk İstihbaratı buna daha ne kadar izin verecek ? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üst makamları T.C. Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Emniyet ve İstihbaratın Doğu Türkistan Davalarına Mahkemelerinde verilen cezalardan haberi varmı ? Yoksa Uyuyor mu ? Doğu Türkistan Davalarında Yargıdaki Vesayetten Haberi varmı ?

Türkiye’de yürütülen gizli operasyonların merkezindeki fransa çin ortak casusluk ağı tamamen deşifre edildi. Son dönemde gerçekleştirilen MİT fransız ajan operasyonu istanbul baskınları, geçmiş yıllarda yaşanan interpol kırmızı bülten skandalı ve derin yargılama süreçlerini yeniden tetikledi. Kamuoyunda geniş yankı bulan türkistan islam derneği kumpas davası sürerken, geçmişte havalimanında oyuna getirilen murat aynacı çin toplama kampı gerçeğiyle bir kez daha yüzleşti.

Skandalın odağındaki fransa istanbul başkonsolosluğu sığınma casusluğu iddiaları, sahada gazeteci kılıklı yabancı ajanlar kullanılarak yürütülen operasyonların büyüklüğünü ortaya koydu. Mahkemenin açıkladığı doğu türkistan islam hareketi mahkeme kararı adliye koridorlarında sarsıntı yaratırken, türkiyede yakalanan fransız casusları tarafından tezgahlanan bu süreç hukuken İnterpolün çirkin yüzü davası olarak nitelendiriliyor. Karara bağlanan türkistan islam partisi yargılaması ve benzer nitelikteki tüm doğu türkistan davaları şimdi üst mahkemenin vereceği nihai kararı bekliyor.

2015 Fransa, Çin ve İnterpol Tuzağı TIKLAYINIZ: https://www.yeniakit.com.tr/haber/cinin-fransa-isbirligi-ile-turk-vatandaslarina-interpol-tuzagi-kanitlandi-116739.html

2024 Fransa, Çin ve İnterpol Tuzağı TIKLAYINIZ : https://www.aa.com.tr/tr/gundem/fransa-ve-cin-istihbarat-servisleri-icin-casusluk-faaliyeti-yuruten-10-supheli-yakalandi/3144735

“Uluslararası İstihbarat Kıskacı: Türkistan İslam Derneği kumpas davası dosyasında yer alan; Fransa, Çin ve İnterpol işbirliğiyle kurulan gizli istihbarat tuzağı ve MİT’in çökerttiği casusluk ağı deşifre oldu.”

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#tcbestepe #cumhurbaşkanlığı #receptayyiperdoğan #iletisimbaskanligi #mit #milliistihbaratteşkilatı #emniyetgenelmüdürlüğü #egm #adaletbakanlığı #içişleribakanlığı #dışişleribakanlığı #yargıtay #İstinaf #hsk #dogutürkistansiviltoplumkuruluşları #tbmm #mfa_turkiye #türkistanislamderneği #interpol #interpolskandalı #istihbaratkumpası #ulusalgüvenlik #devletgöreve #hukukskandalı #doğutürkistan #istihbaratsavaşları #fransızajanları #basınözgürlüğü #hakanfidan #ibrahimkalın

#İnsanHakları #MahkemeKararı #KırmızıBülten #CasuslukDavaları #UluslararasıHukuk #ŞeffafYargılama #HukukunÜstünlüğü #DoğuTürkistanDavaları #TürkiyeGündemi #Kamuoyu #Hakikat #AdaletArayışı #İnsanHaklarıİhlalleri #UluslararasıAdalet #HukukiSüreç #Türkiye #DoğuTürkistan #Adaletİstiyoruz #Hukukİstiyoruz #YargıdaŞeffaflık #MahkemeKararı #UluslararasıHukuk #İnsanHakları #Kamuoyu #AdaletArayışı #HukukunÜstünlüğü #TürkiyeGündemi #DoğuTürkistanDavaları #ŞeffafYargılama #Adalet

Ayrıca Kontrol Et

DOĞU TÜRKİSTAN’DAN DÜNYAYA ÇİN’İN PARAMİLİTER GÖSTERİSİ VE KÜRESEL İSTİLA ENSTRÜMANLARI Bölüm 2: Gri Alan Savaşları ve İstihbarat Sinerjisi, Casusluğun Yeni Yüzü

Dünya askeri literatürü, sıcak çatışma ile barış dönemi arasındaki o sinsi, tanımlanamayan boşluğu tanımlamak için …