Son Dakika Haberleri
"Gazeteci Yücel Tanay’ı mahkum ettiren Çin bağlantılı yapının avukatlığını, Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Sabir Boğda’nın yönlendirmesiyle Serdar Öktem’in üstlendiği resmi dava dosyasına yansıdı. Öktem’in, Çin bağlantılı isimlerin adeta 'hukuki kalkanı' olduğu; hükümet ve MHP içerisindeki siyasi nüfuzunu kullanarak yargıdaki dosyalara, hakim ve savcılara görünmez bir baskı uyguladığı öne sürülüyor."

Milliyetçi Maske, Çin Kalkanı ve Karanlık İnfazlar: Doğu Türkistan Davalarında “Hukuki İhanet” Şebekesi!

Gazeteci Yücel Tanay’a verilen hapis cezası, Türkiye’deki Doğu Türkistan diasporasını ve yargı koridorlarında dönen sıra dışı iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Milliyetçi duyguların gölgesine gizlenmiş sinsi bir elin, Doğu Türkistan davasını içeriden infaz ettiğini öne süren bu süreç; MİT raporlarının hiçe sayıldığı, kilit avukatların Kalaşnikoflarla susturulduğu ve adliye koridorlarında sessizce yürütülen devasa bir istihbarat savaşını deşifre ediyor. İşte o tehlikeli kuşatmanın perde arkası…

Güven Sömürüsü: Milliyetçi Kimlik Bir “Operasyon Aparatı” mı?

Uygur Türkleri, haklarını savunması, maruz kaldıkları kumpaslardan kendilerini koruması için Türkiye’de genellikle milliyetçi kimliğiyle tanınan ve MHP tabanına yakınlığıyla bilinen hukukçulara güveniyor. Ancak iddialara göre bu “doğal güven”, Çin istihbarat unsurları için sinsi bir sızma fırsatına ve operasyon aparatına dönüştürüldü:

  • Truva Atı Stratejisi: Çin, Türkiye’de kendi adıyla veya komünist propaganda diliyle hareket ettiğinde hiçbir karşılık bulamayacağını bildiği için, Türk milletinin en hassas olduğu “milliyetçilik” damarını bir sızma aracı olarak kullanıyor.
  • Çift Taraflı Savunma: Milliyetçi maskesiyle Uygur Türklerinin güvenini kazanıp onların en gizli stratejilerine hakim olan bazı avukatların, arka planda Çin adına faaliyet yürüttüğü ileri sürülen aktörlerin ve Çin tezlerinin de hukuki “koruyuculuğunu” üstlendiği iddia ediliyor.
  • Serdar Öktem Vakası: Bu sinsi mekanizmanın en somut örneği olarak Avukat Serdar Öktem gösteriliyor. Öktem’in, bir yandan milliyetçi tabana yaslanırken diğer yandan Çin bağlantılı isimlerin “hukuki kalkanı” olduğu, MHP ve hükümet içindeki siyasi çevrelerini kullanarak yargıdaki dosyalara, hakim ve savcılara görünmez bir baskı uyguladığı öne sürülüyor.

“Çin, Türkiye’de kendi çıkarlarına hizmet etmek ve Doğu Türkistan davasına karşı sinsi faaliyetler yürütmek amacıyla Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği‘ni 2010 yılında İstanbul Şişli’de faaliyete geçirdi. Dernek başkanlığına ise Çin ile iş birliği içinde hareket ettiği ileri sürülen Uygur kökenli Sabir Boğda getirildi. Sabir Boğda’nın, Türkiye’de hükümet ve MHP içerisindeki Çin lobisine yakın bir isim olduğu; Uygur Türklerinin Türkiye’de açılan davalarında bu siyasi nüfuz ve lobileri Çin’in lehine sonuç alabilmek adına bir kalkan olarak kullandığı iddia ediliyor.”

Gazeteci Yücel Tanay’ın Çin ajanlarını ifşa ettiği yazılarında Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Sabir Boğda ve Maoliden Aizizi denen Çin işbirlikçisi iki ayrı dava açtı.

“Maoliden Aizizi’nin açtığı davada, Azizi’nin avukatlığını Uygur Sanayiciler ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sabir Boğda’nın yönlendirmesiyle MHP’li Avukat Serdar Öktem üstlendi. Türkiye’de Çin istihbaratı ve Çin Konsolosluğuyla bağlantılı hareket eden şahısları Sabir Boğda’nın koruma kalkanına aldığı ileri sürülüyor. Davalarda sonuç alabilmek adına hükümete ve MHP’ye yakın hukukçuları devreye soktuğu iddia edilen Boğda’nın bu stratejisi; Yücel Tanay dosyasındaki Serdar Öktem örneğiyle birlikte, yargı mekanizmasına hükümet içindeki Çin Lobisi ve MHP kanadından baskı yapıldığı iddialarını somut bir biçimde gözler önüne seriyor.”

“Uygur Sanayiciler ve İşadamları Derneği Başkanı Sabir Boğda’nın, hükümet ve MHP içindeki Çin lobisiyle olan bu yakınlığı sebebiyle Türkiye’deki Uygur Türkleri hedef olmaktan korkuyor ve adliyelerde tanıklık yapmaktan çekiniyor. Öte yandan, cesaret edip tanıklık yapmak amacıyla isimleri dava dosyasına ‘Tanık’ sıfatıyla yazılan kişilere ise mahkeme tarafından resmi celp (çağrı kağıdı) gönderilmediği için tanıklık süreçleri engelleniyor. Doğu Türkistan davalarında mahkemelerin tanıklara celp göndermeyerek onları bir nevi devre dışı bırakması, yargı eliyle Çin’in lehine bir zemin hazırlandığı iddialarını güçlendiriyor. Nitekim Gazeteci Yücel Tanay’ın mahkum edilmesine yol açan davanın şikayetçisi Çin bağlantılı Maoliden Aizizi’nin (Mewlüde Aziz) avukatlığını doğrudan Serdar Öktem’in yürüttüğü de resmi kayıtlarda açıkça görülüyor.”

Çin İstihbaratının paravan kuruluşu UYGUR İŞ ADAMLARI DERNEĞİ’nin Türkiye’dek Faaliyetleri için TIKLAYINIZ

Kalaşnikoflu Susturma: Serdar Öktem Suikastı

Avukat Serdar Öktem’in Şişli’de uğradığı ve Kalaşnikof silahların kullanıldığı profesyonel suikast, dosyanın sıradan bir adli vaka olmadığını kanıtlar nitelikte. Yurt visual/işleyiş boyutunda dış kaynaklı talimatlarla gerçekleştirildiği iddia edilen bu infazın arkasında iki temel amaç olduğu düşünülüyor:

Dosyaların Kapatılması: Suikastla birlikte, Çin’in Türkiye’deki siyasi ve hukuki yapılara nasıl sızdığına dair asıl “beyin takımının” ve gizli ilişkilerin deşifre olmasının engellenerek sırların mezara gömülmek istenmesi.

Bilgi Akışının Kesilmesi: Çin unsurları ile Türkiye’deki bazı yapılar arasında köprü görevi gören kilit bir ismin ortadan kaldırılması.

MİT Raporlarına “Yargı Barikatı”: Devletin Hafızası Hiçe mi Sayılıyor?

Haber dosyasının en çarpıcı yönlerinden biri de devletin istihbarat hafızası ile yargı kararları arasındaki derin çelişki. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) net tespitlerine rağmen, yargı mekanizmasının bazı dosyaları Çin’in dezenformasyonlarını esas alarak şekillendirildiği iddia ediliyor:

İstihbaratın Devre Dışı Bırakılması: Buna karşın bazı mahkemeler, devletin en yetkili istihbarat biriminden gelen bu “temiz” raporları hiçe saydı. MİT’in “tehdit değildir” dediği isimler, Çin kaynaklı dezenformasyonlar ve dış istihbarat kaynaklı sahte ihbarlar esas alınarak ağır cezalara çarptırıldı.

MİT’in Net Tespiti: MİT, mahkemelere sunduğu resmi raporlarda; Türkistan İslam Derneği (TİD) ve benzeri yapıların Türkiye’nin ulusal güvenliğine karşı bir tehdit oluşturmadığını, doğrudan terör faaliyeti içinde bulunmadıklarını yazılı olarak beyan etti. Ağır Ceza Mahkemesinin Beraat İstediği Dosyada finalde ceza verilmesi bu iddiaları çok güçlendiriyor.

Kumpasın Temellerinde FETÖ İzleri

Türkistan İslam Derneği (TİD) üyelerine yönelik kurulan kumpasın temellerini atan isimlerin kimlikleri, olayın stratejik boyutunu büyütüyor. Ankara merkezli bu operasyonları başlatan dönemin Ankara Emniyet Müdürü ve Terörle Mücadele’den somut olarak sorumlu müdürleri, daha sonra Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden yargılanıp mahkum edilen isimler çıktı.

Bu durum, Çin istihbaratı ile FETÖ’nün Türkiye’deki Uygur diasporasını kriminalize etmek ve Doğu Türkistan davasını “terör” parantezine hapsetmek için ortak bir operasyon hattı yürüttüğü şüphesini doğuruyor. Bugün MİT raporlarının hiçe sayıldığı, milliyetçi maskeli avukatların manipüle ettiği davaların birçoğu, aslında geçmişte bu tasfiye edilen kadroların attığı zehirli temeller üzerine inşa edilmiş durumda.

“PEKİN’İN ŞİKAYETİ, TÜRK YARGISININ MAHKUMİYETİ: Çin’in Türkiye’deki sinsi lobi ve sızma faaliyetlerini kaleme alan Rizeli Gazeteci Yücel Tanay, Çin konsolosluğuyla iş birliği yapan çevrelerin ihbarıyla 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Basın dünyasında infial yaratan bu karar, adliye koridorlarındaki sinsi kuşatmayı gözler önüne seriyor.”

Türkiye’nin İç Güvenlik ve Egemenlik Sınavı

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın “ulusal güvenlik için tehdit oluşturmuyor” raporu verdiği, Savcının Beraat istediği Türkistan İslam Dernek başkanının ve Doğu Türkistan aktivistlerin yargı eliyle cezalandırılması ve Gazeteci Yücel Tanay’ın Çin yanlısı grupların şikayetiyle mahkum edilmesi, Türkiye’nin iç güvenliğinde ciddi bir koordinasyon krizine işaret ediyor. Mahkemelerde yaşanan bu vakalardan MİT’in neden haberi yok?

MHP ve milliyetçi kimliği istismar ederek Çin’in sinsi faaliyetlerine “Pekin kalkanı” olan bu hukuki ihanet şebekesi, adliye saraylarında açık bir Yargısal Vesayet kurmaya çalışmaktadır. Bu sinsi çarka karşı kendi öz gazetecesini koruyamamak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal egemenliğine sıkılmış hukuki bir kurşundur. Kamuoyunun, “milliyetçilik” satarak Çin aparatlığı yapan bu karanlık ağa karşı uyanık olması stratejik bir zorunluluktur.

Editör Notu:

Türkiye’deki Uygur diasporası üzerinde kurulmak istenen baskı mekanizmaları ve adliye koridorlarında yürütülen nüfuz savaşları, sadece bir göçmen topluluğunun değil, aynı zamanda Türkiye’nin iç güvenlik ve egemenlik meselesidir. Gazeteci Yücel Tanay hakkında verilen mahkumiyet kararı ve bu süreçlerin arka planında yer alan Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği ile başkanı Sabir Boğda hakkındaki iddialar, buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Doğu Türkistan davaları kapsamında ortaya çıkan ve adli süreçleri manipüle ettiği öne sürülen hukuki ihanet şebekesi, iddialara göre milli hassasiyetleri birer maske olarak kullanmaktadır. Devam eden süreçte, devletin hafızası niteliğindeki MİT raporu verilerinin Türkistan İslam Derneği gibi yapılar hakkında sunduğu net tespitlerin göz ardı edilmesi, adalet mekanizmalarına sızmaya çalışan bir Pekin lobisi ve nüfuz casusluğu ağının varlığına dair soru işaretlerini derinleştirmektedir. Türkiye’nin göbeğinde gerçekleşen karanlık Serdar Öktem suikastı ve bu infazın arkasındaki gizemler çözülmedikçe, adliye saraylarındaki bu sessiz savaş ve Çin istihbaratı Türkiye yapılanması kamuoyunun gündeminde kalmaya devam edecektir.

Dünya Uygur Kurultayının Açığa Çıkan Çin İstihbarat Bağlantıları :

Dünya Uygur Kurultayı Eski Genel Başkanı Rabi Kadir’in Amerikan İstihbaratı ile çalıştığını itiraf ettiği videosu.

Dünya Uygur Kurultayı eski Genel başkanı Rabia Kadir’in Çin İstihbaratı ile çalışanları İtiraf ettiği videosu :Rabia Kadir’in söz konusu itiraf ses kaydı ‘’Bunları açığa çıkartmasak olmuyor. 1. Erkin Alptekin 2.Dolqun İsa, 3.Erkin Ekrem, 4. Rishat Abbas ve Ailesi, 5.Luisa (Diye tanıyorsunuz bu da Amerikalı), 6.Dilshat Rishit, 7.Perhat Yorungqash, 8.Umer Qanat, 9.Nuri Turkel, 10.Erkin Tarim, 11.Roshen Abbas, 12.Ablikim Xoten bunlar açık ve aşikar bir şekilde Çin’istihbaratına çalışıyor.

Dünya Uygur Kurultayı’nda Casusluk Şoku: Müfettiş Bahtiyar Nasir’in Çin Mesaisi Deşifre Oldu!:

Dünya Uygur Kurultayı’nda Casusluk Şoku: Müfettiş Bahtiyar Nasir’in Çin Mesaisi Deşifre Oldu!

Dünya Uygur Kurultayı Yeni Genel Başkanı Dolkun İsa’nın Türkiye”yi bölmeye teşebbüs eden Gezi Parkı Olaylarına katılmak için Uygur Türklerini Davet etti:

Dolkun İsa Türkiye ye: Gezi Parkı Olaylarında Uygurları Ayaklanmaya Çağırdıkları İçin Alınmadı

“Gazeteci Yücel Tanay’ı mahkum ettiren Çin bağlantılı yapının avukatlığını, Uygur Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Sabir Boğda’nın yönlendirmesiyle Serdar Öktem’in üstlendiği resmi dava dosyasına yansıdı. Öktem’in, Çin bağlantılı isimlerin adeta ‘hukuki kalkanı’ olduğu; hükümet ve MHP içerisindeki siyasi nüfuzunu kullanarak yargıdaki dosyalara, hakim ve savcılara görünmez bir baskı uyguladığı öne sürülüyor.”

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

Kaynaklar : https://www.evrensel.net/haber/577489/bahceli-serdar-oktem-cinayetine-dair-ilk-kez-konustu

https://www.agos.com.tr/tr/haber/sinan-ates-cinayeti-saniklarindan-avukat-serdar-oktem-cadde-ortasinda-olduruldu-35938?hl=tr-TR

Doğu Türkistan İslam Partisi Terör Örgütü mü? Ankara 6. Ağır Ceza’dan Kritik Karar : http://www.turkistannews.com/dogu-turkistan-islam-partisi-teror-orgutu-mu-ankara-6-agir-cezadan-kritik-karar/

#DoğuTürkistan #UygurTürkleri #YücelTanay #SerdarÖktem #MİT #İstihbaratSavaşları #YargısalVesayet #ÇinAjanAğı #MilliGüvenlik #SiyasiSızma #Hukukiİhanet #DoğuTürkistanDavası #TürkistanİslamDerneği #Adalet #Sondakika #Haber #Analiz #İnfaz #Suikast #Pekin #Ankara #MHP #MilliyetçiMaske #YargıBaskısı #MİTRaporu #Dava #UygurSoykırımı #Hukuk #İçGüvenlik #Deşifre

#DoğuTürkistanBülteni #UygurSoykırımı #PekinHukuku #YargıdaSızma #İstihbaratAnalizi #TerörDezenformasyonu #MilliDirenç #Jeopolitik #DışPolitika #HukukSkandalı #AjanOperasyonu #TürkiyeİçGüvenlik #SivilToplum #DiasporaHakları #HibritSavaş #SiyasiBaskı #Hakİhlalleri #KalaşnikofSuikastı #KaranlıkAğlar #AdliTıpRaporu #HaberDosyası #AraştırmacıGazetecilik #YargıBağımsızlığı #Uluslararasıİlişkiler #PekinOperasyonu #MilliÇıkar #GizliDosya #HukukiMücadele #İstihbaratSızıntısı #KamuoyuDuyurusu

Ayrıca Kontrol Et

Türkiye-Çin Görüşmesinde Güvenlik Mesajı: Pekin’den Kolluk Kuvvetleri İş Birliği Vurgusu

16 Temmuz’da Pekin’de gerçekleştirilen Türkiye-Çin siyasi istişareleri, ekonomik iş birliğinin ötesine geçen güvenlik ve kolluk …