ABD-İsrail-İran çatışması büyürken Çin neden sadece “ateşkes” çağrısı yapmakla yetiniyor? Uzmanlara göre Pekin’in sessizliği pasiflik değil, enerji güvenliği merkezli hesaplı bir jeopolitik manevra.
ABD-İsrail-İran Savaşı: Pekin’in Kâbusu Hürmüz
ABD’nin “Destansı Öfke Operasyonu”, İsrail’in “Kükreyen Aslan” harekâtı ve İran’ın balistik füze misillemeleriyle Orta Doğu’da tansiyon zirveye çıktı. Ancak bu çatışmanın görünmeyen cephesinde asıl kritik aktörlerden biri Çin.
Çünkü mesele sadece İran değil.
Mesele Hürmüz Boğazı.
Çin’in petrol ithalatının yaklaşık %44’ü Orta Doğu kaynaklı. İran’dan gelen petrol ise Pekin için yaptırımlara karşı ucuz ve stratejik bir sigorta niteliğinde. 2025 verilerine göre Çin, İran’ın petrol ihracatının %80’inden fazlasını satın aldı; bu da günlük yaklaşık 1,38 milyon varile denk geliyor.
Hürmüz’de yaşanacak ciddi bir kesinti, petrol fiyatlarını 100–130 dolar bandına taşıyabilir. Bu da Çin’in sanayi üretimini, ihracat kapasitesini ve büyüme hedeflerini doğrudan vurur.
Çin’in Sessizliği: Tarafsızlık mı, Stratejik Oyun mu?
Pekin saldırıları kınadı. Ateşkes çağrısı yaptı.
Ama İran’a açık askeri ya da ekonomik destek vermedi.
Bu noktada Çin’in stratejisi üç ayaklı görünüyor:
Enerji Akışını Garantiye Alma
Çin, İran’dan alımları sessizce azaltırken indirimli Rus petrolüne yöneldi. Aynı zamanda Suudi Arabistan ve Körfez tedarikçileriyle dengeli bir ilişki kuruyor. Amaç: Tek bir kaynağa bağımlı görünmemek.
İran’ı Bağımlı Tutma
İran ile imzalanan 25 yıllık stratejik iş birliği anlaşması, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında enerji ve altyapı koridorlarını kapsıyor. Ancak ilişkide açık bir asimetri var:
İran’ın Çin’e ihtiyacı, Çin’in İran’a ihtiyacından fazla.
Zayıflamış ve Batı’dan daha fazla izole olmuş bir İran, Pekin için daha kontrol edilebilir bir ortak anlamına geliyor.
Bölgesel Dengeyi Bozmadan Kazanma
İran’ın Körfez’deki ABD varlıklarını hedef alması, Arap ülkelerini Washington-Tel Aviv eksenine yaklaştırdı. Bu durum Çin’in “denge politikası”nı zorlaştırıyor.
Pekin’in korkusu açık:
Çatışma bölgesel savaşa dönüşürse yalnız İran değil, tüm Körfez hattı istikrarsızlaşır. Bu da Çin’in enerji damarlarını keser.
Çin’in Olası Oyunları ve Tuzakları
Uzmanlara göre Pekin’in uzun vadeli planı şu olabilir:
- İran’ı ekonomik olarak kendine daha bağımlı hale getirmek
- Batı yaptırımlarını dolaylı ticaret kanallarıyla delmeye devam etmek
- Körfez ülkeleriyle ilişkileri koparmadan “arabulucu” rolü oynamak
- Krizi uzaktan izleyerek en zayıf halkayı ekonomik olarak yutmak
Ancak en büyük risk, İran’ın Hürmüz kartını masaya sürmesi.
Boğazın kapanması ya da ciddi aksaması Çin ekonomisine ağır darbe vurur.
Bu nedenle Pekin bugün yüksek sesle konuşmuyor.
Çünkü Çin için ideolojik dayanışmadan önce enerji güvenliği geliyor.
Çin Bekliyor, Hesaplıyor ve Baskı Kuruyor
Şu an için Çin:
- Savaşı kınıyor
- Petrol ithalatını Rusya-İran-Körfez arasında dengeliyor
- İran üzerindeki ekonomik nüfuzunu artırıyor
- Bölgesel dengeleri sessizce izliyor
Ancak çatışma kontrolden çıkarsa Pekin’in “sessiz stratejisi” çöker.
Çin’in İran konusundaki sessizliği aslında bir tercih değil, zorunlu bir denge siyaseti.
Ve bu denge, Hürmüz Boğazı’ndaki tek bir askeri hamleyle altüst olabilir.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
#Çin #İran #ABD #İsrail #HürmüzBoğazı #PetrolKrizi #OrtaDoğu #Jeopolitik #EnerjiGüvenliği #KüreselSavaşRiski #China #Iran #USIsraelConflict #HormuzStrait #OilCrisis #MiddleEastWar #EnergySecurity #Geopolitics #GlobalMarkets #StrategicRisk
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile