Pazartesi , Temmuz 20 2026
Son Dakika Haberleri

Bursa Geri Gönderme Merkezi’nde 15 Aylık Belirsizlik: Özbek Sığınmacı Siyasi Baskı ve İade Kıskacında

BURSA / ÖZEL HABER – Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası mülteci hukuku sözleşmeleri ve geri gönderme yasakları, Bursa Geri Gönderme Merkezi’nde (GGM) yaşanan bir “idari gözetim” kriziyle yeniden tartışmaya açıldı. Özbekistan uyruklu Jasur Karaev’in (38) hiçbir somut ceza mahkûmiyeti bulunmaksızın 15 aydır GGM’de tutulması, Orta Asya rejimlerinin yurt dışındaki sığınmacıları ve muhalif figürleri geri getirebilmek adına interpol mekanizmaları ile ikili adli anlaşmaları suistimal etme stratejisini (Transnational Repression / Sınır Ötesi Baskı) bir kez daha gündeme taşıdı. Menşe ülkeye iade edilmesi durumunda sistematik işkence, uzun süreli keyfi tutukluluk ve yaşam hakkı ihlali riskiyle karşı karşıya olan Karaev’in dosyası; Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 3. maddesi başta olmak üzere uluslararası insan hakları mekanizmaları ekseninde ciddi bir ihlal tablosu ortaya koyuyor. Çaresizlik ve ağır yoksulluk şartları altında hukuki bir belirsizliğe mahkûm edilen 3 çocuklu sığınmacı bir ailenin hak arayışı üzerinden, uluslararası hukuk otoritelerini göreve çağıran sürecin tüm hukuki detaylarını inceliyoruz.

“Ekonomik Suç” Maskesi Altında Siyasi Baskı

Orta Asya rejimlerinin, yurt dışındaki muhalifleri veya sığınmacıları geri getirebilmek adına Interpol mekanizmalarını ve ikili adli yardımlaşma anlaşmalarını suistimal ettiği yönündeki raporlar uluslararası kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Jasur Karaev’in dosyasında da benzer bir yöntemin izlendiği iddia ediliyor. Özbekistan yönetiminin, sınır ötesindeki vatandaşlarını doğrudan siyasi gerekçelerle talep edemediği durumlarda “banka borcu” veya “ekonomik dolandırıcılık” gibi adi suçlamalar öne sürerek iade dosyaları hazırladığı belirtiliyor. Karaev’in 15 aydır idari gözetim altında tutulmasına gerekçe olarak da Özbekistan hükümeti tarafından öne sürülen “banka borcu” iddiası gösteriliyor.

Bodrum Katında Yaşam Mücadelesi ve İşkence Korkusu

Bursa’da havasız bir bodrum katında, ağır yoksulluk şartları altında yaşam mücadelesi veren Firuza Badrieva ve 3 çocuğu, adeta bir bilinmezliğe mahkum edilmiş vaziyette. Aile, Karaev’in Özbekistan’a teslim edilmesi halinde uzun yıllar sürecek hapis cezası, sistematik işkence ve hatta yaşam hakkı ihlaliyle karşılaşacağını ifade ediyor.

Uluslararası insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca (özellikle BM İşkenceye Karşı Sözleşme’nin 3. maddesi), geri gönderildiği ülkede işkence, kötü muamele veya hayati tehlike riski bulunan yabancıların iade edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Hukukçular ve insan hakları savunucuları, geri gönderme merkezlerinde “idari gözetim” adı altında uygulanan tutukluluk sürelerinin bu denli uzamasının hem aileleri hem de gözetim altındaki kişileri psikolojik olarak tükettiğini belirtiyor. Jasur Karaev dosyası üzerinden, mülteci statüsünde ya da sığınma arayışında olan kişilerin adi suç ithamlarıyla ülkelerine iade edilmeden önce menşe ülkelerdeki insan hakları karnelerinin titizlikle incelenmesi çağrısı yineleniyor.

Editör : Bursa Geri Gönderme Merkezi bünyesinde yaşanan idari gözetim ihlali ve bunun gölgesinde kalmış bir mülteci aile mağduriyeti konusunu tüm açıklığıyla gözler önüne sermektedir. 15 aydır hiçbir somut hukuki gerekçe sunulmadan tutulan Jasur Karaev, Orta Asya rejimlerinin muhalif sesleri kısmak için başvurduğu sınır ötesi baskı stratejilerinin tipik bir örneğiyle karşı karşıyadır. Özbekistan yönetiminin sıradan bir “banka borcu” iddiasıyla talep ettiği bu Özbek sığınmacı dramı, aslında derin bir siyasi sığınma hakkı krizine işaret etmektedir.

Özbekistan insan hakları karnesinin ve geçmişte iade edilen sığınmacıların başına gelen ağır bilançonun örtbas edilmeye çalışıldığı bu süreçte, GGM tutukluluk süresi keyfi olarak uzatılarak uluslararası hukuk çiğnenmektedir. Havasız bir bodrum katında çaresizce bekleyen 3 çocuk ve bir annenin yaşadığı bu süreç, açık bir insan hakları ihlalleri tablosudur. Gazetecilik sorumluluğumuz gereği, bu iade krizi çözülene ve aile hak ettiği adalete kavuşana kadar konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

Ayrıca Kontrol Et

Çin’in Doğu Türkistan’daki Büyük Tiyatrosu: Türkiye’den Giden Gazeteciler ve Deşifre Olan “Uygurca Konuşan” Ajanlar!

Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejimi, Doğu Türkistan’da yürüttüğü asimilasyon, kültürel soykırım ve toplama kampı zulmünü …