Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) Doğu Türkistan’daki dijital gözetim mekanizması ve toplama kamplarında 9 yıl boyunca polis olarak çalışan Zhang Yabo, Almanya’ya sığınarak rejim suçlarını içeriden tanıklıklarla ifşa etti. Ancak failin kendisini de “sistemin kurbanı” olarak ilan etme çabası, uluslararası kamuoyunda ahlaki sorumluluk tartışmalarını beraberinde getirdi.
Almanya Federal Meclisinde (Bundestag) yaptığı konuşmanın ortasında gözyaşlarına boğulan Zhang Yabo, Çin güvenlik aygıtının Doğu Türkistan’da yürüttüğü kitlesel baskı politikalarının canlı bir şahidi olarak öne çıktı. Yaklaşık 1 milyon Uygur ve diğer Müslüman topluluk mensubunun kamplarda tutulduğu dönemin tam merkezinde yer alan eski polis memuru; sunduğu resmi belgeler, görev kayıtları ve fotoğraflarla Çin rejiminin “mesleki eğitim merkezi” iddiasını çürüttü.
Uluslararası Basın ve İnsan Hakları Örgütlerinde Geniş Yankı
Zhang Yabo’nun sunduğu tanıklıklar ve sızdırılan belgeler; Der Spiegel, Foreign Policy, The Spectator ve Sourcing Journal gibi köklü küresel yayın organlarında geniş yer buldu.
Komünizm Kurbanlarını Anma Vakfı (VOC) bünyesinde çalışan tanınmış Çin ve Xinjiang uzmanı Dr. Adrian Zenz, Zhang Yabo’nun sunduğu kanıtları inceleyerek yayımladığı raporda, Pekin yönetiminin baskı politikalarının son bulmadığını, aksine uluslararası denetimlerden kaçınmak adına “sistemin daha gizli, yerelleştirilmiş ve rutinleşmiş” bir yapıya evrildiğini ortaya koydu.
-
Zorla Çalıştırma Ağları: Zenz ve Zhang Yabo’nun ortak verilerine göre, Çin yönetimi kamplardaki yüksek profilli gözaltıları azaltmış gibi gösterse de, Uygur nüfusunu zorunlu pamuk toplama ve sanayi tesislerinde çalıştırma programlarına sevk etmeye devam ediyor.
-
IPAC’ten Ortak Bildiri: Çin Politikası Üzerine Disiplinlerarası Parlamenterler İttifakı (IPAC), Zhang’ın ifadesinin ardından küresel hükümetlere çağrıda bulunarak Doğu Türkistan’dan gelen ve zorla çalıştırma riski taşıyan ürünlere karşı tedarik zinciri yaptırımlarının sıkılaştırılmasını istedi.
-
Dünya Uygur Kurultayı ve UNPO Alarmı: Temsil Edilmeyen Milletler ve Halklar Organizasyonu (UNPO) ve Dünya Uygur Kurultayı (WUC), tanıklığın Çin güvenlik teşkilatının iç mekanizmasını ilk kez bu kadar detaylı gün yüzüne çıkardığını vurguladı.
Doğu Türkistan’ı Dev Bir Hapishaneye Çeviren “Demir Duvar”
Alman milletvekilleri ve insan hakları aktivistlerinin önünde konuşan Zhang Yabo, bölgeyi “demir bir duvarla çevrili devasa bir hapishane” olarak tanımladı. Zhang, “O duvar sadece sayısız masum Uygur’u hapsetmekle kalmadı, aynı zamanda onu uygulamakla görevlendirilenlerin ruhlarını da hapsetti” ifadelerini kullandı.
Xinjiang uzmanı Adrian Zenz ve Alman akademisyen Björn Alpermann gibi isimler, Zhang’ın sunduğu detayların rejim dokümanlarını ve mağdur beyanlarını doğruladığını açıkladı. Sızdırılan resmi kayıtlar; gece baskınları, Kur’an-ı Kerim toplama operasyonları, haftalık tutuklama kotaları ve zorla çalıştırma süreçlerinin polis aygıtı içinde nasıl rutin bir göreve dönüştürüldüğünü gösteriyor.
Yoksulluktan Polisliğe: Sistem Nasıl İşliyordu?
1986 yılında yoksul bir Han Çinlisi köylü ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelen Zhang Yabo, statü ve gelir elde etmek amacıyla 2016 yılında resmi olarak ÇKP polis teşkilatına katıldı.
-
Gece Baskınları ve Kotalar: 2017 yılında Uygur evlerine düzenlenen baskınlara katıldığını belirten Zhang, ibadet eden veya dini simge taşıyan kişilerin toplama kamplarına sevk edildiğini söyledi.
-
Otomatik Dijital Gözetim: Köy polisliği döneminde evlerin elektrik kullanım artışının bile dijital sistemlerce “anormal faaliyet” olarak tespit edildiğini ve sorgulama nedeni sayıldığını aktardı.
-
Haftalık Tutuklama Baskısı: 2023 yılına gelindiğinde polis memurlarına haftada en az bir gözaltı ihbarı üretme kotası konulduğunu ifade etti.
ÇKP Sisteminden Kaçış ve Sığınma Süreci
2023 yılında görevinden istifa ederek Guangzhou’ya taşınan Zhang, internet güvenlik duvarını (VPN) aşarak uluslararası basındaki haberlerle yüzleşti. Zihnindeki propagandanın yıkıldığını belirten Zhang, Katolik eğitimi alarak vaftiz edildi.
Aynı yılın Ağustos ayında 14 yaşındaki oğluyla katıldığı Avrupa turu sırasında Bavyera’daki Neuschwanstein Şatosu’nda gruptan ayrılarak Münih’e geçti ve Dünya Uygur Kurultayı aracılığıyla Almanya’dan sığınma talebinde bulundu.
“Ben de Mağdurum” Söylemi Ahlaki Tartışma Yaratıyor
Zhang Yabo, ÇKP aygıtında maruz kaldığı ağır çalışma koşulları ve mobbing nedeniyle kendisini de “sistemin bir kurbanı” olarak tanımlıyor. Ancak bu tutum, uluslararası kamuoyunda ve Uygur aktivistler arasında tepkiyle karşılanıyor.
Dünya Uygur Kurultayı yöneticilerinden Heyur Kuerban, Han Çinlisi polislerin istedikleri zaman istifa edip normal bir hayata dönebildiklerini, Uygurların ise doğrudan kimlikleri nedeniyle soykırıma uğradığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“İşinizde ne kadar acı çekerseniz çekin, yine de eve gidebilir, güzel bir yemek yiyebilir ve bir gelecek hayal edebilirsiniz. Uygurlar ise sürekli ve felç edici bir korku içinde yaşıyor.”
Sonuç: Adalet Yalnızca İtiraf ile Sağlanamaz
Zhang Yabo’nun Almanya’ya taşıdığı belgeler, Çin Komünist Partisi’nin Doğu Türkistan’da kurduğu dijital diktatörlüğü kanıtlamak açısından stratejik bir önem taşıyor. Ancak bir failin, maaş ve statü uğruna yıllarca hizmet ettiği soykırım mekanizmasındaki sorumluluğunu “ben de mağdurum” diyerek hafifletmeye çalışması vicdanları yaralamaya devam ediyor.
Doğu Türkistan halkı için hakiki adalet, faillerin yalnızca tiranlığı ifşa etmesiyle değil; bu insanlık suçunu işleyen tüm hiyerarşinin uluslararası yargı önünde hesap vermesiyle mümkün olacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Zhang Yabo kimdir?
Zhang Yabo, Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı politikalarında 2014-2023 yılları arasında görev yapmış, daha sonra Almanya’ya sığınarak ÇKP’nin bölgedeki hak ihlallerini ve gizli tutulan zorla çalıştırma ağlarını ifşa etmiş eski bir Han Çinlisi polis memurudur.
Olayla ilgili uluslararası raporlar ne diyor?
Victims of Communism Memorial Foundation (VOC) ve IPAC raporlarına göre, Zhang’ın sunduğu tanıklıklar Çin’in toplama kamplarını kapatmadığını, aksine zorla çalıştırmayı resmi devlet idaresine entegre ederek küresel tedarik zincirlerine gizlice dahil ettiğini doğrulamaktadır.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
Doğrulama ve Kaynak Linkleri
Bu haberle ilgili uluslararası kurumların ve haber kaynaklarının resmi açıklamalarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
-
Victims of Communism Memorial Foundation (VOC) Araştırma Raporu: VOC Whistleblower Testimony & Xinjiang Forced Labor Confirmations
-
Inter-Parliamentary Alliance on China (IPAC) Bildirisi: IPAC Statement on Witness Testimony & Xinjiang Persecution
-
UNPO (Unrepresented Nations and Peoples Organization) Değerlendirmesi: UNPO Alarm on Ongoing Repression of Uyghurs
-
Campaign for Uyghurs (CFU) Basın Duyurusu: CFU – New Witness Testimony Confirms Ongoing Uyghur Genocide
Çin’in Doğu Türkistan’daki Dev Gözaltı Ağı: 579 Gözaltı Kampı Deşifre Oldu
Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.