İstanbul — Küresel ekonomide Batılı ülkelerin Çin merkezli tedarik zincirlerine ve Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma iddialarına yönelik yaptırımları sıkılaştığı bir dönemde, Türk iş dünyası Çin ile ticari ve lojistik bağlarını derinleştirme kararı aldı. Türk firmaları, üretim ve lojistik altyapılarını Çin ağına entegre ederek üçüncü ülkelere ihracat yapmayı ve e-ticaret pazarında pay kapmayı hedefliyor.
Ancak Doğu Türkistan’da kurulan toplama kampları, Uygur Türklerinin zorla çalıştırılması ve insan hakları ihlalleri nedeniyle ABD, İngiltere, Almanya ve Kanada gibi ülkelerin Çinli şirketlere ve tedarik zincirlerine uyguladığı ekonomik ambargolar devam ederken, Türkiye’deki iş dünyasının bu stratejik ortaklık hamlesi dikkat çekici bir tezat oluşturuyor.
Küresel Ambargo ve Türkiye’nin Çin Stratejisi
Doğu Türkistan’daki yüz binlerce Uygur Türkünün zorla çalıştırıldığı gerekçesiyle Batı dünyasında Çin menşeli ürünlere, tekstil ve teknoloji bileşenlerine gümrük blokajları uygulanıyor. Uluslararası kamuoyu Çin’in bölgedeki politikalarına karşı ambargoları genişletirken, Türk firmalarının üretimi ve lojistiği Çin merkezli depolara kaydırması ekonomi dünyasında tartışmaları beraberinde getiriyor.
Sektör temsilcilerinin katıldığı son değerlendirmelerde, Çin’in üretim gücünden faydalanmanın küresel rekabet için bir zorunluluk olduğu savunulurken; uygulanan uluslararası insan hakları sanksiyonlarının ve etik tedarik zinciri standartlarının ne ölçüde dikkate alındığı belirsizliğini koruyor.
Çin Depolarından Dünya Pazarına: Kumtel Örneği
Kanton Fuarı’nın tanıtım toplantısında konuşan Türk üretici Kumtel’in Çin iştiraki Sada Ev Aletleri Genel Müdürü Salih Ünal, firmanın Çin’deki fiziki varlığını iki özel depo ile güçlendirdiğini açıkladı. Ünal, Türkiye dışındaki müşterilere gönderilen ürünlerin doğrudan Çin’deki depolardan sevk edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kendi markamızı taşıyan ürünleri Türkiye dışındaki müşterilerimize doğrudan Çin’deki depolarımızdan sevk ediyoruz. Çin’in devasa üretim ekosistemi sektör eğilimlerini şekillendiriyor; orada bulunmak ve tedarik zincirini sorunsuz yürütmek büyük önem taşıyor.”
Dijital Ticaret ve “Kazanç” Söylemi
E-ticaret platformu Majoriso Inc. kurucusu Erkan Yanlar ise Çin ile stratejik ortaklık kurulmaması durumunda küresel pazarda geride kalınacağını iddia etti. Yanlar, Türkiye’yi bölgesel bir e-ticaret merkezine dönüştürmek için Çin’in tedarik ağlarını kullanmayı hedeflediklerini belirtti.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Yardımcısı Ahmet Özer de yaklaşan 140. Canton Fuarı’nın iki ülke ilişkilerinde “kazan-kazan” prensibini yansıttığını savundu. Çin Dış Ticaret Merkezi Grubu yetkilisi Xu Jiansheng ise Türk şirketleri için bu platformun ortak R&D (AR-GE) ve sanayi işbirliği katalizörü olduğunu dile getirdi.
Kritik Soru: Etik Tedarik Zinciri Nerede Duruyor?
Batı merkezli şirketler, Sincan/Doğu Türkistan menşeli bileşenleri tedarik zincirlerinden ayırmak için milyonlarca dolarlık denetim mekanizmaları kurarken; Türk şirketlerinin Çin lojistik ağlarına doğrudan entegre olması, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin Batı pazarlarına girişinde “ikincil yaptırım (secondary sanctions)” riskini de gündeme getirebilir.
Doğu Türkistan’da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı küresel hassasiyet artarken, Türk iş dünyasının bu ticari hamlesinin uluslararası pazarlarda nasıl bir yankı bulacağı merak konusu.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.