Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik uyguladığı sistematik asimilasyon, toplama kampları, işkence, infaz ve “canlı organ bankası” vahşetini gizlemek için Türkiye medyasını hedef alıyor. Çin’in resmi propaganda aygıtı CGTN, Türkiye’de ofis açarak Vatan Partisi ve Aydınlık gazetesi çevreleriyle iş birliği içinde Doğu Türkistan gerçeklerini “yalan” olarak nitelendiren kara propaganda faaliyetlerine hız verdi.
İSTANBUL – Çin Halk Cumhuriyeti, Doğu Türkistan’da (Xinjiang) milyonlarca Uygur Türkünü hapsettiği toplama kamplarını, camilerin yıkılmasını, dini ve kültürel yasakları ve dünyayı dehşete düşüren “canlı organ ticareti” iddialarını gizlemek amacıyla küresel algı operasyonlarına Türkiye’yi de dahil etti. Pekin yönetimi, Türk kamuoyunun hassasiyetini kırmak ve yükselen haklı sesleri bastırmak amacıyla doğrudan Türkiye’de medya ofisleri açarak dezenformasyon ağını genişletiyor.
Çin’in Resmi Sözcüsü CGTN Türk Devreye Girdi
Çin Devleti’nin resmi yayın organı olan Çin Küresel Televizyon Ağı (CGTN), Türkiye’deki faaliyetlerini artırarak “CGTN Türk” adı altında doğrudan Türkçe yayın yapmaya başladı. Bu platform üzerinden yayımlanan son içeriklerde, Doğu Türkistan’da yaşanan soykırım boyutundaki insan hakları ihlalleri açıkça inkar ediliyor ve Türk milletinin soydaşlarına olan haklı duyarlılığı “Batı destekli yalanlar” olarak lanse ediliyor.
CGTN Türk’ün son yayımladığı “Türkiye’deki Doğu Türkistan yalanları ve gerçek Xinjiang” başlıklı propaganda metninde; Türkiye’de yayımlanan Doğu Türkistan seyahatnameleri, tarihi kitaplar, siyasi partilerin ve insan hakları savunucularının açıklamaları hedef tahtasına oturtuldu.
Zulmü Gizlemek İçin Aydınlık Yazarlarını Çin’e Götürüyorlar
Çin hükümeti, Türkiye’deki bu algı operasyonunu yerel iş birlikçileri üzerinden yürütüyor. Çin yanlısı ve Komünist çizgideki Doğu Perinçek’in liderliğindeki Vatan Partisi’nin yayın organı olan Aydınlık gazetesi, bu dezenformasyon mekanizmasının merkezinde yer alıyor.
Pekin yönetimi, Doğu Türkistan’daki toplama kamplarını, asimilasyon politikalarını ve cesetlerin yakıldığına dair iddiaların üzerini örtmek amacıyla Aydınlık gazetesi yazarlarını özel turlarla Çin’e ve göstermelik olarak düzenlenen Xinjiang bölgelerine götürüyor. Çin’in belirlediği, tamamen kurgulanmış ve dış dünyaya “modern bir cennet” gibi sunulan alanları gezen Aydınlık yazarı Ali Erdem Köz gibi isimler, Türkiye’ye döndüklerinde Çin’in resmi tezlerini savunan yazılar kaleme alıyor.
Kurgulanmış Turlar ve “Ekonomik Mucize” Maskesi
Aydınlık gazetesi ve CGTN Türk ortaklığıyla üretilen propaganda yazılarında, Doğu Türkistan’da “Allah demenin yasak olduğu”, “camilerin kapatıldığı” ve “Uygurların kamplarda tutulduğu” yönündeki tüm gerçekler “sosyal medya yalanı” olarak nitelendiriliyor. Çin’in ağır silahlı kolluk kuvvetlerinin baskısı ve 7/24 çalışan yüz tanıma özellikli kameralarla bir “açık hava hapishanesine” dönüştürülen bölge, Türkiye’deki iş birlikçi yazarlar tarafından “Kuşak ve Yol Girişimi’nin ticaret merkezi”, “ekonomik dönüşüm ve kalkınma mucizesi” sözleriyle aklanmaya çalışılıyor.
Canlı Organ Bankası ve Zulmün Perdelenmesi
Uluslararası raporlara, bağımsız mahkemelerin tanıklıklarına ve kaçmayı başaran Uygur Türklerinin ifadelerine göre; Doğu Türkistan’da biyometrik verileri zorla toplanan Uygurlar “canlı organ bankası” olarak kullanılıyor, inançları tamamen yasaklanıyor, kamplarda ölenlerin cesetleri ise ailelerine teslim edilmeden yakılıyor.
Türkiye kamuoyundaki haklı Doğu Türkistan öfkesini dindirmek amacıyla açılan CGTN Türk ve onun destekçisi Aydınlık gazetesi ise, kurgulanmış Turfan ve Urumçi turlarını öne sürerek, “Biz gittik, camileri gördük, herkes refah içinde yaşıyor, Türkiye tarihi iş birliği fırsatlarını kaçırmasın” diyerek soykırımı meşrulaştırmaya çabalıyor.
Uzmanlar, Çin’in Türkiye’deki medya yapılanmasına karşı uyarılarda bulunarak, Pekin’in milyarlarca dolar harcayarak yürüttüğü bu “yumuşak güç” ve dezenformasyon operasyonlarının doğrudan Türk milletinin tarihi kardeşlik bağlarını koparmayı hedeflediğini belirtiyor.
Doğu Türkistan’daki (Sincan Uygur Özerk Bölgesi) insan hakları ihlalleri, toplama kampları, işkence, cinsel şiddet ve organ ticareti iddiaları, yıllardır bağımsız uluslararası kuruluşlar, hukukçular ve bizzat Birleşmiş Milletler tarafından titizlikle incelenmiş ve raporlaştırılmıştır.
Bu iddiaları somut kanıtlar, uydu görüntüleri, sızdırılan resmi Çin belgeleri ve tanık ifadeleriyle ortaya koyan en önemli uluslararası raporlardan öne çıkan örnekler ve bulguları şunlardır:
1. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Raporu (Ağustos 2022)
BM’nin en üst düzey insan hakları organı tarafından yayımlanan bu resmi rapor, bölgedeki durumun hukuki boyutunu uluslararası alanda en net şekilde tanımlayan belgelerden biridir.
- Öne Çıkan Bulgular: Raporda, Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer çoğunluğu Müslüman azınlıklara yönelik keyfi ve ayrımcı gözaltıların, uluslararası suçlar ve özellikle “insanlığa karşı suçlar” teşkil edebileceği açıkça belirtilmiştir.
- İşkence ve Cinsel Şiddet: BM yetkililerinin görüştüğü kamplarda kalmış kişiler; aç bırakılma, sürekli tecrit, elektrik şoku verilmesi, tıbbi mahiyeti bilinmeyen zorunlu ilaç/iğne uygulamaları ve cinsel şiddet (özellikle tecavüz ve çıplak bırakarak aşağılama) gibi sistematik işkence yöntemlerini detaylandırmıştır.
Resmi Rapor ve Doğrudan Dosya Bağlantıları : Orijinal BM Raporu (PDF İÇİN TIKLAYINIZ)
BM Dijital Kütüphane Kaydına Ulaşmak için TIKLAYINIZ :
2. Bağımsız “Uygur Mahkemesi” (Uyghur Tribunal) Kararı (Londra, Aralık 2021)
Londra merkezli, uluslararası saygın hukukçular, akademisyenler ve insan hakları uzmanlarından oluşan bağımsız bu mahkeme, yüzlerce tanığı dinlemiş ve binlerce sayfalık kanıtı incelemiştir.
- Soykırım Kararı: Mahkeme, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da “Soykırım” (Genocide) suçu işlediğine hükmetmiştir.
- Zorunlu Doğum Kontrolü ve Kısırlaştırma: Mahkeme, soykırım kararını özellikle nüfusu planlı bir şekilde yok etmeye yönelik zorunlu kısırlaştırma, kürtaj ve doğum kontrol yöntemlerinin sistematik olarak uygulanmasına dayandırmıştır.
- İşkence ve İnfazlar: Kamplarda “kaplan sandalyesi” (iron chair) adı verilen demir düzeneklerde günlerce oturtarak işkence etme, hücrelerde şüpheli ölümler ve bu ölümlerin ardından cesetlerin ailelere verilmeden gizlice yok edilmesi/yakılması vakaları mahkeme kayıtlarına girmiştir.
Resmi Mahkeme Kararı ve Doğrudan Dosya Bağlantılar ve KAYNAKLAR
Mahkemenin Özet Karar Metni (PDF) İÇİN TIKLAYINIZ
Parlamenter ve Akademik İnceleme Kaynakları İÇİN TIKLAYINIZ
Güvenilir Medya ve Haber Kaynakları –
BBC – Bağımsız Uygur Mahkemesi’ne göre Çin, ‘Uygurlara soykırım yapıyor’ HABER İÇİN TIKLAYINIZ
PERSPEKTİF – Uygur Halk Mahkemesi: “Çin Soykırım Yapıyor” HABER İÇİN TIKLAYINIZ
3. Uluslararası Bağımsız Organ Ticareti Araştırma Komisyonu (China Tribunal) Raporu (Mart 2020)
Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde Slobodan Miloseviç’in yargılanmasına liderlik eden Sir Geoffrey Nice QC başkanlığındaki bu bağımsız mahkeme, Çin’deki zorunlu organ toplama faaliyetlerini incelemiştir.
- Canlı Organ Bankası: Raporda, Çin’in uzun yıllardır başta Falun Gong uygulayıcıları olmak üzere Uygur Türklerini de kapsayan azınlık grupları “canlı organ bankası” olarak kullandığı sonucuna varılmıştır.
- Kanıtlar: Bölgedeki Uygur nüfusuna yönelik zorunlu ve sistematik DNA/kan testlerinin (sağlık taraması adı altında) yapılması, havaalanlarında “Organ Nakli Yeşil Hatları” kurulması ve uluslararası tıp literatüründe açıklanamayacak kadar kısa sürelerde (günler içinde) uyumlu organ bulunması, bu sistematik “sipariş üzerine infaz ve organ çalma” mekanizmasının en büyük kanıtları olarak rapora geçmiştir.
Orijinal Nihai Mahkeme Kararı (PDF): ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINNIZ
Mahkemenin Kısa Özet Sonucu: Raporun temel bulgularını (insanlığa karşı suçlar, Uygurlar TIKLAYINIZ
4. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) Raporu: “Sanki Savaşta Düşmanmışız Gibi” (Haziran 2021)
Af Örgütü, kamplardan kurtulan düzinelerce kişiyle derinlemesine mülakatlar yaparak 160 sayfalık kapsamlı bir rapor hazırladı.
- Dini ve Kültürel Kırım: Raporda, İslam diniyle bağdaşan her türlü ritüelin (selamlaşmak, sakal bırakmak, evde Kuran bulundurmak, alkol tüketmemek) birer “aşırılık” belirtisi sayılarak toplama kamplarına alınma gerekçesi yapıldığı belgelendi.
- Sürekli Gözetim ve Baskı: Bölgenin gelişmiş yüz tanıma kameraları, yapay zeka takip sistemleri ve her eve yerleştirilen “Çinli akraba” (ajan memurlar) projesiyle tam bir açık hava hapishanesine dönüştürüldüğü açıklandı.
Zorunlu Organ Toplamaya Karşı Doktorlar Örgütü (DAFOH) Verilerine ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ
5. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch – HRW) Raporları
HRW, özellikle Çin hükümetinin sızan resmi belgelerini (“Xinjiang Belgeleri” ve “Aksu Listesi”) analiz ederek raporlar yayımladı.
- Büyük Veri ile Zulüm (IJOP): HRW raporları, Çin’in “Entegre Ortak Operasyon Platformu” (IJOP) adı verilen bir yapay zeka programıyla, sıradan vatandaşların günlük davranışlarını (örneğin arka kapıdan çıkmak, fazla akaryakıt almak, yurt dışındaki akrabasıyla konuşmak) otomatik olarak “şüpheli” işaretlediğini ve bu kişilerin doğrudan toplama kamplarına gönderildiğini ortaya koydu.
IJOP Yapay Zeka Sistemi ve Uygulama Analizi Raporları
Editörün Notu:
Son dönemde Çin Halk Cumhuriyeti’nin, işgal altındaki topraklarda uyguladığı asimilasyon politikalarını gizlemek adına Türkiye kamuoyunu hedef alan çok ciddi bir algı operasyonuna şahit oluyoruz. Elinizdeki bu kapsamlı araştırma haberi, Pekin yönetiminin küresel fonlarla beslediği Çin dezenformasyon ağı mekanizmasının ülkemizdeki yerel uzantılarını ve Çin’in Türkiye’deki medya ofisi üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
BM ve bağımsız hukuk kurullarının tescillediği Uygur soykırımı uluslararası raporlar ve belgelerle sabitken; sahada yaşanan infazları, tecavüzleri ve dünyayı dehşete düşüren Doğu Türkistan organ bankası vahşetini perdelemek isteyenler lobi faaliyetlerine hız verdi. Özellikle Çin devlet televizyonunun Türkçe ayağı olan CGTN Türk Doğu Türkistan konusundaki haklı duyarlılığı kırmak için sistematik yayınlar yaparken, yerli iş birlikçileri olan Aydınlık Gazetesi Çin turları düzenleyerek bu zulmü perdelemek için adeta seferberlik başlatmış durumda.
Medyada kasıtlı olarak ortaya atılan Doğu Türkistan yalanları iddiaları ve asılsız söylemlerle Türk milletinin soydaşlarına olan tarihi bağları koparılmak isteniyor. Okuyacağınız bu dosya, sadece Vatan Partisi Çin propagandası ve iş birliklerini deşifre etmekle kalmayacak; aynı zamanda uydurma Sincan Uygur Özerk Bölgesi gerçekleri maskesi arkasına sığınanların, mazlum Uygur Türkleri zulmü karşısında nasıl birer sansür aygıtına dönüştüğünü kanıtlayacaktır. Hakikatin sesini gürleştirmek ve Çin toplama kampları raporu gibi sarsıcı gerçeklerin üzerinin örtülmesine izin vermemek adına, bu sansür ağını yırtıp atan haberi dikkatlerinize sunuyoruz.
Doğu Türkistan yalnız değildir; hakikat susturulamaz!

Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.