Çocuk işçiliği, uluslararası hukukta açık ve tartışmasız biçimde suç olarak tanımlanır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 138 ve 182 sayılı sözleşmelerine göre çocukların zorla veya sömürüye dayalı biçimde çalıştırılması insanlığa karşı bir ihlaldir. Ancak Çin Halk Cumhuriyeti, işgali altındaki Doğu Türkistan’da bu evrensel normları sistematik biçimde ihlal etmeye devam ediyor.
Son ortaya çıkan iki ayrı video kanıt, Uygur çocuklarının zorla fabrikalara götürülerek çalıştırıldığını ve bu uygulamanın münferit değil, örgütlü ve devlet destekli bir sistem olduğunu gözler önüne seriyor.
“Çalışma” Değil, Zorunlu Asimilasyon Mekanizması
Çin yönetimi, Doğu Türkistan’daki çocukları “mesleki eğitim” veya “istihdam” söylemiyle savunsa da, gerçek tablo çok farklı. Görüntülerde yer alan çocukların yaşı, koşulları ve denetim altında tutulma biçimleri, bunun gönüllü bir çalışma değil; zorla çalıştırma ve kültürel koparma süreci olduğunu açıkça gösteriyor.
Bu çocuklar yalnızca emeklerinden mahrum bırakılmıyor; aynı zamanda:
- Ailelerinden koparılıyor
- Ana dillerini kullanmaları engelleniyor
- Dini ve kültürel kimliklerinden uzaklaştırılıyor
- Psikolojik ve fiziksel baskıya maruz bırakılıyor
Bu yönüyle uygulama, klasik çocuk işçiliğinin ötesinde, asimilasyon temelli bir sosyal mühendislik projesi niteliği taşıyor.
“Ücret Veriliyor” Savunması Suçu Ortadan Kaldırmaz
Çin’in sıkça kullandığı savunmalardan biri de çocuklara “ücret ödendiği” iddiası. Oysa uluslararası hukukta çocuk işçiliğinde ücret ödenmesi, suçu ortadan kaldırmaz; aksine suçu belgelendirir. Zorla çalıştırılan bir çocuğa para verilmesi, bu eylemi meşru değil, daha organize hale getirir.
Uzmanlara göre bu yöntem:
- Uluslararası kamuoyunu yanıltmayı
- Zorla çalıştırmayı “yasal istihdam” gibi göstermeyi
- Küresel tedarik zincirlerine çocuk emeğini gizlice sokmayı
amaçlıyor.
Küresel Sessizlik, Yerel Acılar
Çin menşeli birçok ürünün dünya pazarlarında yer aldığı düşünüldüğünde, bu çocuk emeğinin küresel tedarik zincirlerine dahil olma ihtimali ciddi bir endişe kaynağı. Ancak buna rağmen birçok ülke ve uluslararası kuruluş, ekonomik ve siyasi çıkarlar nedeniyle sessizliğini koruyor.
Bu sessizlik yalnızca Çin’i cesaretlendirmiyor; aynı zamanda Doğu Türkistan’daki çocukların geleceğini de karartıyor.
İnsanlığa Karşı Suç Kapsamında Değerlendirilmeli
Uzman hukukçulara göre Uygur çocuklarının zorla çalıştırılması:
- Çocuk hakları ihlali
- Zorla çalıştırma
- Kültürel soykırım
- İnsanlığa karşı suç
başlıkları altında değerlendirilmelidir.
Ortaya çıkan video kanıtlar, bu suçların artık inkâr edilemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Sonuç: Bu Bir İç Mesele Değil, Evrensel Bir Vicdan Sınavıdır
Doğu Türkistan’da yaşananlar, Çin’in “iç meselesi” olarak geçiştirilemez. Zorla çalıştırılan her çocuk, yalnızca Uygur halkının değil, insanlığın ortak utancıdır. Çocukların fabrikalarda değil; okullarda, oyun alanlarında ve ailelerinin yanında olması gerekir.
Bugün sessiz kalmak, yarın bu suçun ortağı olmak anlamına gelir.
Videoda Dikkat Çeken Bir Detay: Topal Çocuk İşçi Şüphesi ... Yayınlanan görüntülerde dikkat çeken bir diğer önemli ayrıntı ise, zorla çalıştırılan çocuklardan birinin belirgin şekilde topallıyor olması oldu. Videoda yer alan bu çocuğun yürüyüşündeki bozukluk açıkça görülürken, söz konusu durumun şiddet, darp veya kötü muamele sonucu mu, yoksa kalıtsal ya da sağlık kaynaklı bir engel mi olduğu henüz netlik kazanmış değil.
Ancak uzmanlara göre burada asıl kritik nokta, çocuğun engelinin kaynağından bağımsız olarak, bedensel bir engeli bulunan bir çocuğun dahi zorla çalıştırılıyor olması. Uluslararası hukuk açısından bu durum, ihlalin boyutunu daha da ağırlaştırıyor.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve ILO normlarına göre;
- Engelli çocukların çalıştırılması,
- Fiziksel durumları gözetilmeksizin üretim süreçlerine dahil edilmesi,
- Koruma, tedavi ve eğitim haklarından mahrum bırakılması
çoklu ve ağırlaştırılmış insan hakları ihlali kapsamında değerlendiriliyor.
İnsan hakları savunucuları, videodaki bu detayın ayrıca bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuğun sağlık durumunun gizlenmiş ya da görmezden gelinmiş olması ihtimali, Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma sisteminin ne denli insanlık dışı bir noktaya ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bu durum, söz konusu uygulamaların yalnızca çocuk işçiliği değil; aynı zamanda engelli bireylere yönelik ayrımcılık ve ihmal boyutu taşıdığını da ortaya koyuyor.





Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile