Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) tarafından yayımlanan son rapor, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı sistematik soykırımın sadece bölge sınırları içinde kalmadığını, yurt dışındaki Uygur Türklerini susturmak için küresel bir şantaj aracına dönüştüğünü gözler önüne serdi. “Zayıflayan Bağlar: Uygur Ailelerinin Ayrılması Uluslararası Baskının Bir Aracı Olarak” başlıklı raporda, Pekin yönetiminin diasporayı kontrol etmek için aile bağlarını nasıl bir silah olarak kullandığı sarsıcı tanıklıklarla belgelendi.
DOĞU TÜRKİSTAN BÜLTENİ – ÖZEL HABER
Çin halk Cumhuriyeti, Doğu Türkistan genelinde sürdürdüğü asimilasyon, kitlesel gözaltı ve toplama kampı politikalarını, yurt dışında yaşayan Uygur diasporasına karşı bir “uluslararası baskı” (transnational repression) mekanizması olarak kullanmaya devam ediyor. Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) tarafından hazırlanan yeni araştırma raporu, Çin’in aileleri zorla ayırma ve iletişimi tamamen koparma stratejisinin arka planındaki kirli planı deşifre etti.
Rapora göre Pekin, yurt dışındaki Uygurların hak arama faaliyetlerini engellemek, seslerini kısmak ve üzerlerinde ağır bir psikolojik kontrol kurmak amacıyla Doğu Türkistan’daki akrabalarını birer “rehine” gibi kullanıyor.
İletişim Hatları 2016 Sonrası Tamamen Çöktü
Raporda yer alan verilere göre, yurt dışındaki Uygur Türkleri ile Doğu Türkistan’daki aileleri arasındaki iletişim, 2016–2017 yıllarında sistematik olarak kesilmeye başladı ve 2018–2019 yıllarında neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Araştırmalar, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Uygurların yaklaşık yüzde 70’inin, memleketlerindeki birinci derece akrabalarıyla olan tüm bağlarını bu dönemde tamamen kaybettiğini gösteriyor.
Aşırı dijital gözetim, tehditler ve zorlamalar nedeniyle sıradan bir aile görüşmesi bile Doğu Türkistan’daki akrabalar için toplama kampına atılma sebebi haline geldi. Sızdırılan Çin hükümet veri tabanlarını inceleyen uzmanlar, kamplarda tutulan yüzlerce kişinin dosyasında suç unsuru olarak doğrudan “yurt dışında akrabası olmak” veya “yurt dışıyla iletişim kurmak” ibaresinin yer aldığını ortaya koydu.
Pekin Basın Toplantılarında Yalan Söylüyor, Gerçekler Başka!
Çin hükümet yetkilileri ve büyükelçilik sözcüleri uluslararası basına verdikleri demeçlerde, “Doğu Türkistan’daki vatandaşların iletişim özgürlüğünün kanunlarla korunduğunu ve yurt dışındaki akrabalarıyla özgürce konuşabildiklerini” iddia etse de sahadaki gerçekler bu iddiaları tamamen çürütüyor. Raporda, Çin’in bölgeyi dış dünyaya “açık bir turizm merkezi” gibi pazarlamaya çalışırken, arka planda tam bir dijital duvar ördüğü ve ailelerin korkudan birbirlerinin telefon numaralarını silmek zorunda kaldığı vurgulanıyor.
6 Farklı Hayat, Aynı Trajedi: “Yetkililer Kendi İnsanlıklarına İhanet Etti”
Raporda, uzun yıllardır ailelerinden hiçbir haber alamayan Perhat, Ablajan, Enver, Yusup, Meryem ve Reyhangül isimli 6 Uygur diasporasının sarsıcı tanıklıklarına yer veriliyor. Kimi 10 yıldır annesinin yaşayıp yaşamadığını bilmiyor, kiminin kardeşleri haksız suçlamalarla müebbet hapis cezasına çarptırılmış durumda.
Ailesinin tamamı Kaşgar’da gözaltında veya kamplarda olan Yusup’un şu sözleri, yaşanan dramın boyutunu özetliyor:
“Çin hükümet yetkilileri benim gibi insanların Çin’e ihanet ettiğini söylüyor; oysa asıl bize ihanet eden o yetkililerdir. Onlar kendi insanlıklarına ihanet ettiler.”
Kuşaklararası Travma ve Uluslararası Hukuk İhlali
Zorunlu aile ayrılıklarının sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de vurduğuna dikkat çekilen raporda, diasporada doğup büyüyen Uygur çocuklarının büyükanne, büyükbaba veya kuzen kavramından habersiz büyüdüğü, bunun da toplumsal bir “kuşaklararası travmaya” yol açtığı belirtildi.
Hukuki boyutta ise Çin’in bu uygulamalarının, imzacısı olduğu veya uymakla yükümlü olduğu Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme (ICCPR) kapsamındaki “aile hayatına saygı”, “özel hayatın gizliliği” ve “iletişim özgürlüğü” gibi en temel insan haklarını doğrudan ve ağır bir şekilde ihlal ettiği açıkça ifade ediliyor.
UHRP, uluslararası topluma ve insan hakları örgütlerine, Çin’in yurt dışındaki insanları aileleriyle tehdit ederek susturmaya çalışmasına karşı acil ve somut adımlar atma çağrısında bulundu.
Editörün Notu:
Doğu Türkistan Haberleri ve bölgedeki insan hakları mücadelesini yakından takip edenlerin bildiği üzere, Çin’in sınır ötesi baskı mekanizmaları her geçen gün daha da kurumsallaşıyor. Uygur İnsan Hakları Projesi tarafından hazırlanan son veriler, Çin zulmü nedeniyle parçalanan hayatları ve sessizliğe gömülen aileleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Bugün Doğu Türkistan toplama kampları duvarlarının arkasında yaşanan trajedi, sadece içerideki mazlumları değil, tüm dünyaya dağılmış olan Uygur diasporası üyelerini de derinden sarsmaktadır. Son yayımlanan UHRP raporu, Pekin yönetiminin Çin sınır ötesi baskı stratejisini nasıl bir tehdit unsuru olarak kullandığını belgelerken, yaşanan küresel Uygur aile dramı karşısında uluslararası toplumun sessizliğini de eleştiriyor. Sitemiz, Doğu Türkistan son durum gelişmelerini aktarırken, hakları gasp edilen Uygur Türkleri için adalet arayışını sürdürmeye kararlıdır. Dünyanın gözü önünde işlenen Çin insan hakları ihlalleri ve sistematik Doğu Türkistan asimilasyon politikalarına karşı gerçeğin sesi olmaya devam edeceğiz.
Kaynak: Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) – “Zayıflayan Bağlar: Uygur Ailelerinin Ayrılması Uluslararası Baskının Bir Aracı Olarak” Raporu Orijinal Rapor:uhrp.org/report/fading-ties-uyghur-family-separation

Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.