Doğu Türkistan’dan kaçan Uygur mülteciler, dünyanın neresine giderlerse gitsinler Çin’in sistematik takibinden kurtulamıyor. Son olarak Tayland’da yaşanan sınır dışı hadiseleri, Pekin’in “sınır ötesi baskı” politikasını ve mültecilerin diplomatik bir koz olarak kullanıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Çin hükümetinin Uygur Türklerine yönelik uyguladığı baskı, yalnızca Doğu Türkistan (Sincan) sınırları içerisinde kalmıyor. Kendi vatanlarında hayatta kalma şansı bulamayan ve çareyi kaçmakta bulan binlerce Uygur, sığındıkları ülkelerde “Çin’in ekonomik gücü” ve “diplomatik baskısı” ile karşı karşıya kalarak zorla geri gönderilme tehlikesi yaşıyor.
Filistin ve Doğu Türkistan: Toprak vs. Nüfusun Yok Edilmesi
Filistin’de devam eden insani trajedi ile Doğu Türkistan arasındaki en temel fark, Çin’in stratejik hedefidir. Filistin halkı topraklarını korumak için direnirken, Uygurların anavatanı Doğu Türkistan halihazırda Çin tarafından tamamen işgal edilmiş durumdadır.
- İsrail’in Odak Noktası: Toprak kontrolü ve sahil şeridi inşası gibi yerleşim planları.
- Çin’in Hedefi: Fiziksel işgal tamamlandığı için şimdi odak noktası “insan unsurunu yok etmek”. Zorla asimilasyon, kadınların kısırlaştırılması ve aile yapısının parçalanması, bu sistematik soykırımın temel taşlarını oluşturuyor.
Tayland Örneği: İnsan Hakları mı, Ekonomik Çıkarlar mı?
Şubat 2025’te Tayland’dan 40 Uygur Türkünün Çin’e sınır dışı edilmesi, mültecilerin nasıl bir “pazarlık kozu” haline geldiğini kanıtlıyor. Tayland hükümeti, özellikle turizm gelirleri ve Çin yatırımlarına olan bağımlılığı nedeniyle Pekin’in taleplerine boyun eğmekle eleştiriliyor.
UHRP Verileri: Uygur İnsan Hakları Projesi’ne (UHRP) göre, 2017-2021 yılları arasında en az 695 Uygur, 15 farklı ülkeden zorla gözaltına alınarak Çin’e iade edildi. Mısır’da 2017’de yaşanan toplu sınır dışı operasyonu bunun en karanlık sayfalarından biri olarak tarihe geçti.
“Terörle Mücadele” Maskesi Altında Soykırım
Çin, 11 Eylül sonrası küresel konjonktürü kullanarak Uygurları “terörist” veya “ayrılıkçı” olarak damgaladı. Bu etiketleme süreci, milyonlarca insanın “yeniden eğitim kampı” adı verilen toplama kamplarına kapatılmasına zemin hazırladı.
- Kaçış Yolları: Çin, Uygurların pasaport almasını imkansız hale getirerek onları yasa dışı yollara itiyor.
- Propaganda ve Algı Yönetimi: Geri gönderilen mülteciler, Çin devlet medyasında “mutlu ve güvende” olduklarını söylemeye zorlanarak küresel kamuoyuna sahte bir tablo sunuluyor.
ABD ve Batı’nın Diplomatik Sınavı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Uygurların sınır dışı edilmesinden sorumlu Taylandlı yetkililere vize kısıtlaması getirme hamlesi, halihazırda iade edilenlerin hayatını kurtarmaya yetmiyor. Kanada ve ABD’nin mültecileri yerleştirme tekliflerinin Tayland tarafından “Pekin’i kızdırma korkusuyla” reddedilmesi, uluslararası hukukun ekonomik güç karşısında nasıl zayıfladığını gösteriyor.
Küresel Güney Uyanmalı
Uygur krizi yalnızca Batı dünyasının bir sorunu değil, evrensel bir insan hakları meselesidir. Çin’in “sınır ötesi takibi” ve mültecileri avlama stratejisi, küresel adaletin bir testi niteliğinde. Tarih, bu zulme sessiz kalanları ve ekonomik çıkarlar uğruna masum insanları iade edenleri asla unutmayacaktır.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
#DoğuTürkistan #UygurTürkleri #DoğuTürkistandaZulümVar #UygurSoykırımı #ÇinZulmü #UyguraÖzgürlük #EastTurkistan #UyghurGenocide #HumanRights #İnsanHakları #Tayland #SınırDışı #MülteciHakları #FreedomForUyghurs #StopUyghurGenocide #Uygur #Haber #Gündem #Sondakika #Pekin #Asimilasyon #ToplamaKampları #ZorunluÇalışma #Adalet #UluslararasıHukuk #SoykırımaHayır #TürkDünyası #Mazlumlar #DoğuTürkistanKanAğlıyor #UygurMülteciler
Doğu Türkistan Haberleri | Uygur Türkleri | Doğu Türkistan Bülteni Doğu Türkistan Haberleri, Analiz ve Güncel Gelişmeler