Son Dakika Haberleri

Gazze’nin Kanlı Sınır Baronu: İbrahim el-Arcani ve Mısır Destekli Gasp İmparatorluğu!

Gazze Şeridi’nde bebekler açlıktan, yaralılar ilaçsızlıktan ölürken; sınırın Mısır tarafında insanlığın çaresizliğini milyar dolarlık bir servete dönüştüren bir suç şebekesi işliyor. Bu organize insanlık suçunun başrolünde ise Mısır yönetiminin gölgesinde büyütülen, Sina Kabileler Birliği Başkanı İbrahim el-Arcani var.

Uluslararası hukuku, insan haklarını ve en temel insani değerleri ayaklar altına alan Arcani ve milisleri, Gazze’ye giren un çuvalından da, canını kurtarmak için kaçan sivil halktan da kan parası kesiyor. İşte Refah ve Kerem Ebu Salim sınır kapılarını birer gasp merkezine çeviren o kirli düzenin detayları:

Yardım Tırlarına Çökme, İlaç Taşıyana Ceza: Sınırda Terör Estiriliyor!

Gazze’deki mazlumlara bir lokma ekmek veya tıbbi malzeme ulaştırmak isteyen kuruluşlar, Arcani’nin silahlı milisleri ve paravan şirketleri tarafından açıkça haraca bağlanmış durumda. Sınırda uygulanan gayriresmî ama mutlak haydutluk kuralları şu şekilde işliyor:

  • 1 Milyon Dolarlık Haraç (Güvence Bedeli): Gazze’ye mal göndermek isteyen her tüccar, Arcani’nin kasasına önce 1 milyon dolar yatırmak zorunda.

  • Kamyon Başına 100 Bin Dolar Gasp: Sınırdan geçecek her tekil araç için istenen bu fahiş rakam, Gazze içindeki gıda ve ilaç fiyatlarını katlayarak halkı bilerek daha da büyük bir açlığa sürüklüyor.

  • Tıbbi Malzemeye El Koyma ve Ceza: İnsanların en çok ihtiyaç duyduğu ilaçlar, tıbbi malzemeler veya cep telefonları aramalarda yakalandığı an, Arcani’nin milisleri hem araca ve yüke çöküyor hem de üstüne 70 bin dolar ceza kesiyor!

  • Açlığın Ortasında Sigara Karaborsası: Arcani’nin Abnaa Sinai şirketi, ticari tırlardaki sigaralara “özel hak” yalanıyla el koyuyor. Mısır’da değeri 8 bin dolar bile etmeyen bir kamyon sigara, abluka altındaki Gazze’de 250 bin dolara satılarak halkın iliği sömürülüyor.

Katillikten Sisi’nin Baş Müttefikliğine: Bir Suçlunun Yükselişi

Bugün iki milyon insanın kaderini elinde tutan İbrahim el-Arcani, geçmişi karanlık bir suç örgütü figürü. Hüsnü Mübarek döneminde polis memurlarını alıkoymak ve öldürmek suçundan hapis yatan Arcani, Abdulfettah es-Sisi yönetiminin gelmesiyle hapisten çıkarılıp devletin “resmî müttefiki” ilan edildi.

Bölgedeki DEAŞ unsurlarına karşı savaşma bahanesiyle silahlandırılan ve Sina Kabileler Birliği’nin başına geçirilen Arcani, arkasına aldığı bu siyasi ve askeri dokunulmazlıkla sınırın tek hâkimi yapıldı. Mısır devletinin resmî kurumları ve Kızılay’ı, bu adamın tır plakalarını kaydeden birer sekretere dönüştürüldü.

Maskeyi Düşüren Gerçek: “Terörle Mücadele” Kılıfı Altında Soygun

Mısır yönetiminin Arcani’ye sağladığı bu dokunulmazlığın arkasında geçmişteki DEAŞ operasyonları yatıyor. Özetle; haberlerde geçen DEAŞ ayrıntısı tarihsel bir gerçektir, yalan değildir. Kuzey Sina’da geçmişte çok kanlı bir DEAŞ tehdidi yaşanmış ve Arcani bu yapıya karşı orduyla birlikte savaşmıştır.

Ancak İbrahim el-Arcani’nin bugün Gazze sınırında yürüttüğü kirli operasyonlerin, abluka ekonomisinin ve sivilleri soyup soğana çevirmesinin DEAŞ ile hiçbir alakası yoktur. Bu tamamen, geçmişteki askeri gücü ve Sisi yönetimiyle kurulan kirli ittifakı paraya tahvil etme organizasyonudur. Konumuz olan Gazze açısından bakıldığında, terörle mücadelenin yerini tamamen organize bir insanlık suçu ve soygun almıştır.

“Hayatta Kalma Bileti” Adı Altında Sistematik Yağma

Sınır kapısı sadece malların değil, insan canının da mezata çıkarıldığı bir yer haline geldi. Savaştan ve bombalardan kaçmak isteyen Filistinli siviller, Arcani’nin Hala Travel adlı paravan şirketi tarafından açıkça soyuluyor.

Savaş öncesi 350 dolar olan VIP geçiş ücreti, bombalar yağmaya başlayınca tam 14 kat artırılarak yetişkinler için 5 bin dolara, çocuklar için 2 bin 500 dolara fırlatıldı. Anneler ve babalar, çocuklarını ölümden kurtarabilmek için evlerini, arabalarını, ellerinde kalan son alyansları bile satarak bu şebekeye nakit para yetiştirmek zorunda kaldı. Savaşın ilk aylarında bu kirli çarktan sadece insan kaçakçılığı yoluyla yüz milyonlarca dolar elde edildi.

İnsani Yardım Değil, Kâr Marjı Yüksek Abur Cubur!

Ocak 2025’teki ateşkes ve sonrasındaki süreçte bile bu kanlı ticaret durmadı. Ateşkesin ilk 23 gününde sınırdan geçen 9 bin tırdan kamyon başına 20 bin dolar alan Arcani şebekesi, bir aydan kısa sürede 180 milyon dolardan fazla parayı cebe indirdi.

Daha da acısı, Gazze’de insanlar un ve temiz su beklerken, Arcani’nin şirketleri kâr marjı daha yüksek olduğu için bölgeye un ve ilaç yerine çikolata, cips ve gazlı içecek taşıyan tırların geçişine öncelik veriyor. Gazze halkının açlığı ve ablukası, bu şebeke için sürdürülebilir bir ciro kapısı olarak görülüyor.

Kamufle Edilmiş Bir Soykırım Ortaklığı

Bugün İbrahim el-Arcani’nin şirket ağının elde ettiği milyarlarca doların nereye gittiği, hangi Mısırlı üst düzey yetkililerin kasasına aktığı resmî olarak gizleniyor. Kamuya açık hiçbir denetim yok.

Mısır yönetimi uluslararası platformlarda “Filistin halkının yanındayız” nutukları atarken, sınırın hemen arkasında İbrahim el-Arcani eliyle yürütülen bu sistematik gasp, tarih sayfalarına yüzyılın en organize insanlık suçlarından biri olarak geçecektir. Bir halkın yok oluşu üzerinden milyarlarca dolar kazanan bu kanlı şebeke ve arkasındaki siyasi irade, er ya da geç tarih ve hukuk önünde hesap verecektir.

Kaynaklar

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

Ayrıca Kontrol Et

TRUMP’TAN İKİNCİ ORTA DOĞU İTİRAFI: İsrail Geri Çekilecek, Savaş Türkiye ve İran Sınırına Yıkılacak!

ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e verdiği son mülakatla Orta Doğu’yu ateşe verecek gizli ajandasını …