“Kullandım ve Bıraktım” Politikası; ABD Başkanı Donald Trump’ın, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı ve “mükemmel” olarak nitelendirdiği telefon görüşmesi, Washington’un Uygur Türkleri politikasının samimiyeti konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Analistlere göre Trump’ın geçmişte Suriye’de Kürtleri bir gecede terk etmesi, benzer bir senaryonun Uygur Türkleri için de geçerli olabileceğini gösteriyor
Trump–Xi Hattında Yumuşama, İnsan Hakları Gündemi Geri Planda
Trump, Xi Jinping ile yaptığı görüşmede ticaret, enerji, Tayvan, İran ve Ukrayna savaşı gibi başlıkların ele alındığını açıklarken, Uygur Türkleri meselesine kamuoyuna yansıyan açıklamalarda yer vermedi. Trump’ın, Çin ile ilişkilerin ve Xi ile kişisel bağlarının “son derece iyi” olduğunu vurgulaması dikkat çekti.
Bu durum, Trump’ın uzun süredir Çin’e karşı bir baskı unsuru olarak kullandığı Uygur Türkleri meselesinin, ekonomik ve jeopolitik çıkarlar söz konusu olduğunda ikinci plana atılabileceği yorumlarına yol açtı.
Suriye’de Kürtler Örneği Yeniden Gündemde
Trump yönetimi, yıllar boyunca Suriye’deki Kürt gruplara on binlerce TIR silah yardımı ve milyonlarca dolarlık finansal destek sağladı. Ancak Trump, bir gecede aldığı kararla ABD askerlerini bölgeden çekmiş, Kürt grupları sahada yalnız bırakmıştı. Trump bu kararı savunurken, desteğin “kullanım süresinin dolduğunu” ima eden ifadeler kullanmıştı.
Uzmanlara göre bu örnek, Trump’ın dış politikada ilkesel değil, tamamen çıkar odaklı ve geçici ittifaklar kurduğunu gösteriyor.
Uygur Türkleri Desteği de Geçici…
Trump döneminde ABD, Uygur Türklerine yönelik Çin politikalarını sert biçimde eleştirmiş, yaptırımlar ve insan hakları söylemleriyle Pekin’e baskı uygulamıştı. Ancak son dönemde Çin ile ticaret anlaşmaları, soya fasulyesi alımları ve diplomatik temasların artması, bu desteğin samimi bir insan hakları duruşundan ziyade stratejik bir koz olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Analistler, Trump’ın Xi ile ilişkileri koruma isteğinin artması halinde, Uygur Türkleri konusunun da tıpkı Suriye’deki Kürtler gibi sessizce gündemden düşürülebileceğini savunuyor.
Xi’den Net Mesaj, Trump’tan Sessizlik
Çin tarafı görüşme sonrası yaptığı açıklamada Tayvan’ın Çin toprağı olduğunu net biçimde vurgularken, Trump’ın bu hassas konuda doğrudan bir karşılık vermemesi dikkat çekti. İnsan hakları başlıklarının görüşme sonrası açıklamalarda yer almaması, Washington’un önceliklerini yeniden tartışmaya açtı.
“Önce Amerika” Doktrininin Yeni Yansıması
Trump’ın dış politikası, destek verdiği aktörleri çıkarları bittiği anda gözden çıkarabilen bir çizgi izlemekle eleştiriliyor. Suriye’de Kürtler için yaşananlar, bugün Uygur Türkleri konusunda da benzer bir yol haritasının izlenebileceği yönündeki kaygıları artırıyor.
Uzmanlara göre Trump’ın Xi ile “mükemmel” olarak tanımladığı bu görüşme, Uygur Türkleri için yeni bir dönemin başlangıcı değil, aksine Washington’un bu dosyayı kapatmaya hazırlandığının işareti olabilir.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
#Trump #ABDÇinİlişkileri #UygurTürkleri #DoğuTürkistan #EastTurkestan #UygurSoykırımı #ÇinBaskısı #İnsanHakları #TrumpXi #XiJinping #ABDÇinGerilimi #Kürtler #SuriyeKürtleri #YPG #SDG #ABDOrtadoğu #TrumpDışPolitika #ÇıkarSiyaseti #Jeopolitik #KüreselSiyaset #UluslararasıGündem #OrtaDoğu #AsyaPolitikası #ÇinABD #MazlumHalklar
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile