Yalova’da yaşayan Özbekistan ve Çeçenistan kökenli muhacir aileler, asılsız bir ihbarla başlayan ve çocuklarının ellerinden alınmasına kadar varan skandallar zincirini gözler önüne serdi. “yalova-ozbek-cecen-aileler.mp4” kodlu video kaydında konuşan mağdur anne, emniyette kıyafeti yüzünden aşağılandığını, çocuklarının tutulduğu yurdun adeta bir işkence merkezine döndüğünü iddia etti. Aileler; ibadet engelleri, psikolojik baskı ve “Basına konuşursanız çocuklarınızı bir daha göremezsiniz” tehditleriyle karşı karşıya.
YALOVA – Yalova’da mülteci ve muhacir topluluklara yönelik uygulandığı öne sürülen sistematik baskı, hak ihlalleri ve çocuk esirgeme yurtlarındaki şiddet iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Hafta sonları dini eğitim alan çocuklara yönelik “asılsız ihbarla” başlayan süreç; hukuk skandallarına, çocukların darp edilmesine ve ailelerin sınır dışı edilme tehditlerine kadar uzandı. Olayların odağındaki Özbekistanlı anne N.K., yaşadıkları dehşet dolu süreci tüm çıplaklığıyla paylaştı.
Asılsız İhbarla Başlayan Hukuk Skandalı
Olaylar zinciri, Yalova Adnan Menderes Mahallesi’ndeki yatılı bir Kur’an kursuna giden Özbek ve Çeçen muhacir çocukların, “kursta darp edildikleri” yönündeki asılsız bir ihbarla şikayet edilmesiyle başladı. Eşi emniyette çalışan komşu bir kadının şikayeti üzerine harekete geçen polis ekipleri, kurs hocasını ve 12 çocuğu gözaltına aldı. Çocuklar, ailelerinden koparılarak adeta kimsesizlermiş gibi doğrudan çocuk esirgeme yurduna kaydedildi.
“Kıyafetime Bakıp Aşağıladılar, Sınır Dışı Etmekle Tehdit Ettiler”
Haberi alır almaz emniyete koşan anne N.K., burada iki gün boyunca çocuğunun kendisine gösterilmediğini, kötü muameleye ve ağır psikolojik baskıya maruz kaldığını belirtti. Sınır dışı edilmekle tehdit edildiğini anlatan acılı anne, emniyetteki o anları şu sözlerle aktardı:
“Emniyette bana o kadar kötü muamele ettiler ki, kıyafetime bakıp beni aşağıladılar. ‘Devlet sana kimlik vermiş, sen bunu ne hale sokmuşsun. Seni sınır dışı etmek lazım. Devlet sizin gibilere niye kimlik veriyor? Sizi niye burada tutuyor?’ diyerek üzerime psikolojik baskı kurdular. Sanki ben çocuğumu istismar etmişim gibi bir suçluymuşum gibi davrandılar.”
Oyuncak Silahlar “Savaşa Hazırlık” Delili Yapıldı!
Soruşturma sürecinde çocukların psikologlar eşliğinde manipüle edildiğini söyleyen N.K., evdeki sıradan oyuncak makinelerinin ve tüfeklerin dosyaya suç unsuru olarak eklendiğini belirtti. Savcılığın skandal bir rapora imza attığını vurgulayan anne, “En acısı da evde çocukların oynadığı sıradan oyuncak tüfekleri, kılıçları dosyaya delil olarak koymuşlar. Erkek çocuğu bu yani, tabii ki oyuncak silahla oynayacak. Ama savcı dosyaya bu oyuncakların resmini koyup ‘bu çocuklar savaşa hazırlanıyor’ diye rapor tutmuş” dedi.
Devlet Korumasındaki Yurtta Dehşet: “Çocuğun Kolunu Kırdılar!”
Çocukların yerleştirildiği çocuk esirgeme yurdunda ise asıl dramın başladığı öne sürüldü. Devletin güvenliğinde denilen kurumda muhacir çocukların; yaşça büyük diğer çocuklar ve bazı güvenlik görevlileri tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığı iddia edildi. Çocuğunu ziyarete gittiğinde karşılaştığı manzarayı anlatan anne N.K., şiddetin boyutunu şu sözlerle ifşa etti:
“Gittiğimde çocuğumun kolunun kırıldığını gördüm. Kafasında, kulağının arkasında kan pıhtılaşmış yaralar, vücudunun her yerinde mosmor izler vardı. Kolu kırılmış çocuğumu da gece saatinde bahçeye çıktığı için güvenlik görevlisinin darp ettiğini öğrendim. Kameralara bakmak istedim, ‘bozuk’ dediler. Müdürle görüşmek istedim, müdürün ve o güvenlikçinin izinli olduğunu söyleyerek beni oyaladılar.”
İbadet ve Dil Engeli, Psikolojik Manipülasyon
Gelen son bilgilere göre skandal sadece fiziksel şiddetle sınırlı değil. Yurtta koruma altında tutulan muhacir çocukların namaz kılmalarının engellendiği ve kendi ana dillerini konuşmalarına izin verilmediği öne sürüldü. Ayrıca, kurum bünyesindeki psikologların çocuklara yönlendirici sorular sorarak, aileleri ve gittikleri kurs aleyhine yalan beyanda bulunmaya zorladıkları, çocukları ağır şekilde manipüle ettikleri iddialar arasında yer aldı.
“Basına Konuşursanız Çocuklarınızı Bir Daha Asla Göremezsiniz!”
Yaşanan hak ihlallerini kamuoyuna ve yargıya duyurmak isteyen annelerin, kurum yetkilileri ve görevli avukatlar tarafından açıkça tehdit edildiği ortaya çıktı. Annelere, “Yanlış bir şey yapmayın, hakimi kızdırmayın. Hakim ne derse o, hakimin kararını kimse değiştiremez” denilerek baskı yapıldığı; hatta “Eğer bu olayları basına verirseniz veya gündem yaparsanız çocuklarınızı bir daha asla göremezsiniz” şeklinde şantaj uygulandığı belirtildi. Mağdur ailelerin dertlerini anlatmaya çalıştığı mahkeme hakiminin ise, sırf annelere kızdığı için duruşmayı keyfi olarak bir ay sonraya ertelediği iddia edildi.
Çocuğunun korkudan titrediğini, psikolojisinin tamamen çöktüğünü ve “Sana bir şey söylersem seni hiçbir zaman göremeyecekmişim” diyerek ağladığını belirten Özbek anne ve diğer muhacir aileler, tüm kurumsal ve hukuki baskılara rağmen çocuklarına kavuşabilmek için çaresizce ama kararlılıkla adalet mücadelelerini sürdürüyor.
EDİTÖR :
Yalova muhacir aileler ve çocuklarına yönelik ortaya atılan şok iddialar, bölgedeki mülteci hak ihlalleri ve hukuki süreçleri yeniden gündeme taşıdı. Bir Kur’an kursuna yönelik asılsız Kur’an kursu ihbarı ile başlayan süreç, Özbek anne NK ve diğer muhacir annelerin çocuklarının ellerinden alınmasıyla derin bir krize dönüştü. Resmi makamların konuya dair adımları sürerken, mağdur ailelerin emniyette maruz kaldığı sınır dışı tehdidi ve uğradıkları psikolojik baskı iddiaları kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Olayın ardından Yalova çocuk esirgeme yurduna yerleştirilen çocukların güvenliği hakkında ciddi endişeler baş gösterdi. Yaşanan süreçte ortaya çıkan çocuk esirgeme yurdu şiddet iddiası ve çocukların maruz kaldığı öne sürülen çocuk esirgeme darp iddiası, kurumlardaki denetim mekanizmalarını tartışmaya açtı. Mağdur anneler, yurtta muhacir çocuklara baskı uygulandığını, çocukların ibadetlerinin engellendiğini ve fiziksel zarar gördüklerini belirterek adalet arayışını sürdürüyor.
Bölgede yaşanan gelişmeleri yakından takip eden platformumuz, yaşanan bu insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayarak mazlumların sesi olmaya devam ediyor. Başta Doğu Türkistan olmak üzere tüm dünyadaki baskı ve zulümleri aktaran Doğu Türkistan Haberleri merkezimiz, Yalova’da yaşanan bu trajediyi ve güncel Yalova mülteci haberleri detaylarını anlık olarak aktarmaya, hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edecektir.
GÜNCELLEME : 17.07.2026
KAYNAK : https://x.com/i/status/2070966731636670512
Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.