Pazartesi , Ağustos 17 2026
Son Dakika Haberleri

Amerika, Çin ve İstihbaratsız: Tek Çözüm Tevhîd ve İnanç Birliği!

İki küresel emperyalist gücün ve onların istihbarat ağlarının kıskacındaki Doğu Türkistan bu işgalden nasıl kurtulacak? Çözüm ne Çin’in zalim insafına sığınmakta ne de Washington’ın kirli fonlarında piyon olmaktadır. Kurtuluşun yegane, bağımsız ve sarsılmaz anahtarı; Uygur Türklerinin yabancı aparatları reddederek tevhîd ve inanç birliği çerçevesinde topyekun ayağa kalkmasıdır.

Çin’in Asıl Yıkamadığı Kalkan: Kelime-i Tevhîd’in Sarsılmaz İmanı

Pekin yönetiminin bugün Doğu Türkistan’da camileri kapatması, Kur’an-ı Kerim’i ve ibadetleri yasaklaması, İslami kimliğin her nişanesine savaş açması tesadüfi bir asimilasyon politikası değildir. Çin, Uygurları birbirine sarsılmaz bir çimento gibi bağlayan ve sahte ilahlara, materyalist ideolojilere asla boyun eğmeyen Tevhid inancını en büyük tehdit olarak görmektedir.

“De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur…” (En’âm Suresi, 162-163)

Tevhid, kulun kula kulluğunu reddetmektir. Pekin çok iyi bilmektedir ki; kalbinde yalnızca Allah’ın birliği ve mutlak otoritesi olan bir mümin, hiçbir beşeri güce, tanka, zindana boyun eğmez. Çin’i korkutan, Doğu Türkistan’ın coğrafi sınırları değil; maddiyatı aşan ve Pekin’in nükleer silahlarından daha tesirli olan bu sarsılmaz imandır.

Doğu Türkistan diasporasında kök salmaya başlayan “Amerika mecburiyeti” fikri, İslam’ın en temel inanç esaslarından biri olan Vela-Bera akidesinin neresinde duruyor?

Mevcut siyasi konjonktürde bazı Doğu Türkistanlı Uygur Türklerinin, Çin zulmünden kurtulmak adına “Amerika bizim için olmazsa olmaz bir mecburiyettir” mantığına sığınması, İslam’ın en temel inanç esası olan Tevhid ve Vela-Bera (Allah için sevme, Allah için buğzetme/tarafını seçme) akidesiyle taban tabana zıt bir yanılgıdır. Nitekim asrımızın küresel Firavun’u olan Amerika, bir yandan Doğu Türkistan üzerinden Çin’e karşı stratejik ve siyasi projeler üretirken, diğer yandan başta Filistin olmak üzere dünyanın dört bir yanında Müslümanların kanını dökmeye ve katliamları fonlamaya devam etmektedir.

“Bir coğrafyadaki yarayı sarıyor gibi görünen şer odağının, başka bir coğrafyada Müslüman katletmesine sessiz kalmak Tevhid’in ruhunu zedeler.”

İslam inancı, bir müminin izzeti ve kurtuluşu zalimlerin safında aramasını kesin bir dille reddeder; zira ümmetin bir coğrafyadaki yarasını sarıyor gibi görünen bir şer odağının, başka bir coğrafyada Müslüman katletmesine sessiz kalmak ya da onunla ittifak etmek Tevhid’in özündeki hürriyet ve adalet ruhunu zedeler. Doğu Türkistan davasının yegane kurtuluş reçetesi, katillerin ve emperyalistlerin kirli himayelerine bel bağlamak değil; “Vela-Bera” şuuruyla dostunu ve düşmanını İslam’ın terazisinde tartarak yalnızca Allah’ın sarsılmaz ipine tutunmaktır.

Tevhîd Çerçevesinde Birleşme ve Sadece Allah’a Dayanmak

Doğu Türkistan davasının yönü; Batı odaklı seküler fonların, küresel sermayenin ve yabancı istihbarat servislerinin güdümünden tamamen sıyrılmak zorundadır. İslam’ın Tevhid anlayışı, Müslümanların yardımı ve hidayeti yalnızca Allah’tan beklemesini (İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în) emreder. Küresel aktörlerin kirli ajandalarına alet olmak, Tevhid’in özündeki “izzeti yalnızca Allah’ın katında arama” düsturuna terstir.

Kurtuluşun hareket metodu; hiçbir şer odağının masasında pazarlık konusu edilmeden, İslam’ın adalet, sabır, şura ve meşru direniş fıkhına göre şekillendirilmelidir. Siyasi, ekonomik ve kültürel tüm yapılar yabancı kaynakların ipoteğiyle değil, İslam ahlakı ve inanç birliği temelinde, ümmetin ve milletin kendi öz imkânlarıyla inşa edilmelidir.

Bu Tevhid birliği sağlandığında:

Diasporadaki yapay bölünmeler ve dış güdümlü hizipler kendiliğinden tasfiye olacak, İçerideki halka, Çin’in kurduğu zihinsel ve fiziksel hapishaneleri yıkacak sarsılmaz bir ruhani güç aşılanacak, Mücadele, dünyevi bir menfaat kavgasından çıkıp hak ile batılın savaşına dönüşecektir.

Kaçınılmaz Uyanışın Gücü

Pekin’in saraylarında yankılanan o derin korkunun sebebi, karşı masada oturan Amerikalı veya Avrupalı heyetler değildir. Çin’i asıl uykusuz bırakan; Doğu Türkistan halkının bir gün hiçbir batıl güce ve istihbarat ağına sırtını dayamadan, sadece sarsılmaz İslam inancıyla, Tevhid sancağı altında tek bir saf (Bünyanün Mersus) halinde ayağa kalkacağı o kaçınılmaz uyanıştır.

Çünkü bir millet hürriyetini ve izzetini doğrudan Allah’a olan teslimiyetinden aldığında, onu yeryüzündeki hiçbir zalim rejim veya iki yüzlü emperyalist güç durduramaz. Doğu Türkistan ne Çin’in insafına ne de ABD’nin menfaat projelerine muhtaçtır; Doğu Türkistan, kalbindeki Tevhid bayrağını yeniden en yüksekte dalgalandırmaya muhtaçtır!

Siz Uygurlara Kâfirleri Dost Edinmenin Hükmünü anlattığınızda : ”Biz Onları Dost Edinmedik” diyeceklerdir. Unutmayın ki onlar canlarını, mallarını kafir ABD’ye teslim edebilecek kadar dostturlar. Kafir ABD’nin bir sözü ile canlarını hiçe sayarak emirlerini yerine getirip yola çıkacak kadar dostturlar. Türkistan İslam Partisi’nin emri, ABD’nin isteği ile yola çıkan onlarca hatta yüzlerce Uygur Türkü yolda kaybolmuştur.

“Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim böyle yaparsa, Allah ile bir ilişiği kalmaz…” Âl-i İmrân Suresi, 28. Ayet –

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.” Mâide Suresi, 51. Ayet

Küresel güç savaşlarının ortasında kalan Doğu Türkistan davası, bugün hem fiziki hem de fikri bir kuşatma altındadır. Zulme karşı durma iddiasındaki bazı çevrelerin, asrın diğer bir sömürgeci gücü olan Amerika cenahından medet umması, diaspora içinde büyüyen ciddi bir siyasi yanılgı olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysaki zalime karşı bir başka zalimin gölgesine sığınmak, İslam akidesi sınırları içinde asla kabul edilemez; zira Müslüman’ın duruşunu netleştiren Vela-Bera inancı, şer odaklarıyla stratejik ittifaklar kurmayı kesin bir dille reddeder. Uygur Türkleri için maruz kaldıkları sistematik Çin zulmü karşısındaki yegane çıkış yolu, batıl güçlerin kirli ajandalarında piyon olmak değil; kula kulluğu elinin tersiyle iten katıksız bir Tevhid bilincidir. Yayınladığımız bu bağımsız manifesto, mazlum bir halkın kurtuluşunun Washington koridorlarında değil, Müslümanların kendi öz kaynaklarına dönerek oluşturacağı sarsılmaz bir inanç birliği çatısı altında olduğunu haykırmaktadır. Unutulmamalıdır ki, Çin emperyalizminin nükleer silahlarından daha tesirli olan tek güç, kalplere kök salmış bu tevhid sancağıdır.

Ferganalı YAKUP

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#DoğuTürkistan #Tevhid #VelaBera #UygurTürkleri #BağımsızManifesto #ÇinZulmü #Amerika #İnançBirliği #SiyasiYanılgı #İslamAkidesi #Çin #DoğuTürkistanDavası #Uyanış #İslamBirliği #Emperyalizm #Filistin #Gazze #ZulmeBoyunEğme #KelimeiTevhid #Müslümanlar #Ümmet #Adalet #HakDava #İslam #İman #Diaspora #Kaşgar #Urumçi #Hürriyet #Mazlumlar

haber, #sondakika, #gundem, #guncelhaberler, #breakingnews, #haberler, #dunya, #siyaset, #ekonomi, #politika, #analiz, #gundemhaberleri, #haberajansi, #sonhaber, #gundemsondakika, #turkiye, #dunyagundemi, #uluslararasi, #medya, #gundemhaber, #guncel, #haberbulteni, #haberkanali, #gundemanaliz, #sondakikahaber, #haberportal, #news, #worldnews, #currentaffairs, #breakingnewsalert

Ayrıca Kontrol Et

DOĞU TÜRKİSTAN CİHADINA TARİHİ İHANET: İbrahim Mansur ve Abdulhak Lamolla Uygur Türklerini Şeriat Vaadiyle Kandırıp SDG Ve ABD’nin Paralı Askeri Yaptı!

“Allah’ın nizamı ve Şeriat” vaatleriyle Doğu Türkistanlı muhacirleri ve küresel mücahitleri saflarına davet eden HTŞ …