Londra | 9 Ocak 2026 – Uygur Bölgesi’nde (Doğu Türkistan) uygulanan devlet destekli zorla çalıştırmaya karşı faaliyet gösteren Uygurların Zorunlu Çalıştırılmasına Son Verme Koalisyonu, Birleşik Krallık hükümetine çağrıda bulunarak, Çin kaynaklı zorla çalıştırma ürünlerinin ülkeye girişini engelleyecek daha güçlü ve bağlayıcı yasalar çıkarılmasını istedi. Koalisyon, Çin bağlantılı ürünlerin ithalatını durduracak güçlü düzenlemeler talep etti
Koalisyonun bu çağrısı, 17 Aralık 2025’te Zulüm Suçları Daimi Grubu’na sunulan kapsamlı bir rapora dayanıyor. Raporda, İngiltere’nin mevcut yasal çerçevesinin, Uygur Bölgesi’ndeki zorla çalıştırma ile bağlantılı ürünleri tedarik zincirlerinden ayıklamakta yetersiz kaldığı vurgulandı.
“Mevcut Yasalar Yetersiz Kaldı”
Koalisyon, İngiltere’de yürürlükte olan Modern Kölelik Yasası’nın, Çin devleti tarafından uygulanan sistematik zorla çalıştırma karşısında etkili bir koruma sağlamadığını savundu. Raporda, özellikle gönüllülük esasına dayalı raporlama sisteminin, şirketleri gerçek anlamda sorumluluk almaya zorlamadığı ifade edildi.
Bu kapsamda koalisyon, Uygur Bölgesi’nden gelen tüm ürünler için ‘zorla çalıştırma varsayımı’ içeren yeni bir ithalat yasağı getirilmesini önerdi. Buna göre, ithalatçı firmalar aksi yönde kanıt sunmadığı sürece bu ürünlerin İngiltere pazarına girişi engellenecek.
Uygur Bölgesi’nde Belgelenmiş Hak İhlalleri
Uluslararası kuruluşlar, bağımsız araştırmacılar ve Birleşmiş Milletler raporları, 2017’den bu yana Çin yönetiminin Uygurları ve diğer Türk ve Müslüman toplulukları geniş çaplı zorla çalıştırma programlarına tabi tuttuğunu ortaya koyuyor.
Zorla çalıştırma;
- Kitlesel keyfi gözaltılar,
- Yoğun gözetim,
- İşkence ve siyasi “yeniden eğitim”,
- Cinsel şiddet ve zorla kısırlaştırma
gibi ağır insan hakları ihlalleriyle birlikte yürütülüyor. 2021 yılında kararını açıklayan Uygur Mahkemesi, Çin yönetiminin Uygurlara karşı soykırım ve insanlığa karşı suçlar işlediği sonucuna varmıştı.
İngiliz Hükümeti Ne Dedi, Ne Yaptı?
Son yıllarda İngiltere’de üst düzey yetkililer, Uygur Bölgesi’ndeki duruma ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Dönemin Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada yaşananları “korkunç bir barbarlık” olarak nitelendirmiş ve İngiltere’nin bu ihlallere karşı ahlaki bir sorumluluğu olduğunu söylemişti.
İngiliz hükümeti ayrıca,
- Zorla çalıştırmayla bağlantılı tedarikçileri kamu alımlarından dışlama,
- İhracat kontrollerini gözden geçirme,
- Çinli yetkililere yönelik yaptırımlar uygulama
gibi adımlar attı. Ancak insan hakları savunucuları, bu adımların yasal bağlayıcılıktan yoksun kaldığını belirtiyor.
İşçi Partisi’nden Dikkat Çeken Tutum Değişikliği
Öte yandan İngiltere İşçi Partisi, Dışişleri Bakanı David Lammy’nin Çin ziyareti öncesinde, Uygurlara yönelik uygulamaları resmen soykırım olarak tanıma yönündeki önceki tutumundan geri adım attı. Bu değişim, Çin ile ilişkileri yumuşatma hedefi doğrultusunda atılmış diplomatik bir adım olarak yorumlanıyor.
İngiliz Şirketleri Risk Altında
Araştırmalar, İngiltere merkezli şirketlerin;
pamuk, tekstil, otomotiv, elektronik, gıda, tarım, güneş enerjisi ve polisilikon gibi birçok sektörde zorla çalıştırma riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Tahminlere göre, 2024–2025 yıllarında İngiltere’nin Uygur Bölgesi bağlantılı ithalatı yaklaşık 809 milyon sterline ulaştı. Uzmanlar özellikle güneş enerjisi tedarik zincirlerinde kullanılan polisilikonun büyük ölçüde bu bölgeden geldiğine dikkat çekiyor.
Parlamento ve Kamuoyundan Artan Baskı
İngiltere Parlamentosu’nda yapılan tartışmalarda, ülkenin ABD ve AB’nin gerisinde kalması halinde zorla çalıştırma ürünleri için bir “dumping pazarı” haline gelebileceği uyarıları yapıldı.
2024 yılında İş ve Ticaret Komitesi, ABD’de yürürlükte olan Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası’nın benzerinin İngiltere’de de kabul edilmesini önerdi. Çok sayıda milletvekili, bu yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini savunuyor.
“Gönüllülük Değil, Bağlayıcı Yasa Şart”
Dünya Uygur Kongresi İngiltere Direktörü Rahima Mahmut, zorla çalıştırmayla üretilen pamuğun hâlâ İngiliz raflarında yer almasını “utanç verici” olarak nitelendirdi ve hükümete net bir mesaj verdi:
“Sınırda bu ürünleri durduracak güçlü yasalar olmadan, sömürü devam eder.”
Gelecek Ne Getirecek?
ABD ve Avrupa Birliği zorla çalıştırmaya karşı yasalarını sertleştirirken, İngiltere üzerindeki baskı da giderek artıyor. Uzmanlar, hükümetin hızlı ve kararlı adımlar atmaması halinde, ülkenin insan hakları ve etik ticaret taahhütlerinin ciddi şekilde zedeleneceği uyarısında bulunuyor.
Koalisyon ise gönüllü raporlama sistemlerinin değil, net, bağlayıcı ve yaptırımlı yasaların Uygur Bölgesi’ndeki insan hakları krizine karşı gerçek bir fark yaratabileceğini vurguluyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
#UyghurRights #HumanRights #StopForcedLabor #EndModernSlavery #CrimesAgainstHumanity #Uyghur #Xinjiang #EastTurkistan #China #UKParliament #BreakingNews #GlobalNews #InternationalPolitics #HumanRightsNews #EthicalTrade #SupplyChain #ForcedLaborFree #ModernSlaveryAct #ImportBan
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile