Pazartesi , Ağustos 17 2026
Son Dakika Haberleri

Çin’in Doğu Türkistan’daki Büyük Tiyatrosu: Türkiye’den Giden Gazeteciler ve Deşifre Olan “Uygurca Konuşan” Ajanlar!

Çin Komünist Partisi (ÇKP) rejimi, Doğu Türkistan’da yürüttüğü asimilasyon, kültürel soykırım ve toplama kampı zulmünü dünya kamuoyundan gizlemek için devasa bir propaganda operasyonu başlattı. Tüm masrafları Çin hükümeti tarafından karşılanan özel bir organizasyonla Türkiye’den Doğu Türkistan’a götürülen gazeteci heyeti, Pekin’in kurguladığı sahne arkasındaki gerçeği yeniden gündeme taşıdı.

Ancak Çin’in bu dezenformasyon hamlesi, tam da aynı günlerde sosyal medyaya sızan “Uygurca konuşan Çinli ajanlar” ve “istihbarat gece okulları” videolarıyla elinde patladı.

Türkiye’den Doğu Türkistan’a “Özel Davetli” Gazeteci Çıkarması

12 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye’den geniş bir gazeteci ve yazar heyeti, Çin’in resmi davetlisi olarak Doğu Türkistan’a (Xinjiang) iniş yaptı. Heyette; Halk TV yazarı İsmail Saymaz, Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller, gazeteciler Özlem Gürses, Zeynel Lüle, Mustafa Kemal Erdemol, İrem Karataş, Çiğdem Akdemir, Cangül Örnek, Şükrü Küçükşahin, Haber Türk’ten Bülent Aydemir, Eda Lermi, Murat Taylan ve emekli amiral Türker Ertürk gibi isimler yer alıyor.

Cumhuriyet yazarı Mehmet Ali Güller’in sosyal medyadan Çin’in sözde “Xinjiang-Uygur bölgesine indik” söylemiyle duyurduğu bu ziyaret, kamuoyunda büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.

579 Toplama Kampını Gizleme Rotası: Ürümçi ve Kaşgar Platoları

Pekin yönetiminin daha önce de benzer fonlanmış turlarla gerçekleştirdiği bu stratejinin arkasında tek bir amaç yatıyor: Bölgedeki 579 aktif toplama kampını ve insan hakları ihlallerini örtbas etmek.

Türkiye’den götürülen heyet, bağımsız gözlemcilerin girmesinin yasak olduğu kamp bölgelerinden uzak tutularak, yalnızca Çin devletinin kontrolünde olan, Ürümçi ve Kaşgar meydanlarında kurulan yapay “platolarda” gezdiriliyor. Gazetecilerin karşısına çıkarılacak kurgusal sahnelerle, “Doğu Türkistan’da zulüm yok, hayat normal” algısı dünyaya servis edilmek isteniyor.

Büyük Tuzak: Gazetecilerin Karşısına “Çinli Ajanlar” Çıkarılacak!

Bu organizasyonun en tehlikeli ve sofistike boyutunu ise Çin’in sosyal medya platformu Douyin’den (TikTok) sızan son görüntüler deşifre etti. Gazetecilerin “Uygur Türkleri ile görüştük” diye çekeceği videolarda, karşılarına çıkarılacak kişilerin aslında Uygurca konuşmak üzere özel eğitilmiş Han Çinlisi ajanlar olduğu ortaya çıktı.

Sızan Videoda “Öğretmen Chen” ve İstihbarat Sınıfı Deşifre Oldu

Sosyal medyaya düşen gizli görüntülerde, “Xinjiang’da Dil Öğrenimi Seyahati” adlı hesabı yöneten “Öğretmen Chen” kod adlı bir kadının, Urumçi’deki bir “Gece Okulu”nda onlarca Han Çinlisine özel olarak Uygurca öğrettiği görülüyor.

Sınıftakilerin sıradan öğrenciler olmadığı; yaşları, saç tıraşları ve profilleri itibarıyla bölgeye yerleştirilecek potansiyel güvenlik görevlileri ve saha ajanları olduğu anlaşılıyor.

Video kayıtlarında Öğretmen Chen’in ajan sınıfına şu kritik kelime ve diyalogları tekrarlattığı duyuluyor:

  • “Uykum iyi değil” (Uyqum yahshi emes) ve “İşim iyi gitmiyor” (Hizmitim yahshi emes) gibi halkın nabzını tutmaya yarayacak günlük kalıplar,

  • Sorgulama aşamasında kritik olan “Doğru mu yalan mı?” (Rasmu yalganmu?) sorusu,

  • Saha operasyonlarında sempati kazanmak amacıyla hep bir ağızdan koro halinde söylenen Uygurca şarkılar (Shayar Mashripi).

İşte Türkiye’den giden gazeteci heyetinin karşısına, bu ve benzeri “gece okullarından” mezun olmuş, Uygur kültürünü taklit eden Çinli ajanlar “yerel halk” olarak çıkarılacak.

“Akraba Ziyareti” Maskesi Altında Ev İçi Ajanlık

Pekin yönetiminin Doğu Türkistan’daki en karanlık uygulamalarından biri olan ve Han Çinlisi memurların Uygur ailelerin evlerine zorla yerleştirildiği “Eşleşin ve Aile Olun” programı, bu dil eğitimiyle tam bir istihbarat operasyonuna dönüştü.

Bu durumun en somut örneklerinden biri, Douyin’de paylaşımlar yapan ve Shandong Polis Koleji Soruşturma Dairesi mezunu olduğu ortaya çıkan ÇKP üyesi Fan Yingtao.

Fan Yingtao, yayınladığı bir videoda Uygurca öğrenme amacını şu sözlerle itiraf ediyor:

“Uygurca öğrenmek, özellikle evleri ziyaret ederken ve akrabaların durumunu kontrol ederken insanlarla doğrudan iletişim kurmayı kolaylaştırıyor. Biraz Uygurca konuşup konuşmamak, karşıdaki kişiye tamamen farklı bir his veriyor.”

Yapay Zekâ Çağında Çin Neden İnsan Ajanlara Yatırım Yapıyor?

Günümüzde gelişmiş yapay zekâ, anlık çeviri ve ses tanıma teknolojileri zirve yapmışken, Çin devletinin insan faktörüne ve bu “Gece Okulları”na büyük bütçeler ayırması stratejik bir amaca hizmet ediyor: Kültürel gözetim.

Uygur halkı, dijital filtreleri ve yapay zekâ takibini aşabilmek adına günlük sohbetlerinde veya müziklerinde dolaylı anlatımlar ve kültürel metaforlar kullanıyor. Makinelerin yetersiz kaldığı bu noktada, sızan videolardaki gibi özel eğitimli Han ajanları devreye giriyor. “Akraba ziyareti” bahanesiyle evlerin içine kadar sızan bu kişiler, halkın cezadan kaçmak için geliştirdiği “gizli dili ve bastırılmış duyguları” çözmek üzere sahada aktif olarak dinleme yapıyor.

Türkiye’den giden gazetecilerin, Çin’in bu milyarlarca dolarlık “asimilasyon ve algı tiyatrosunun” ardındaki gerçekleri ne kadar kaleme alacağı ya da bu kurguya ne kadar alet olacağı ise şimdiden merak konusu.

 

 

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

 

ÇİN’İN TÜRKİYE’DEKİ DEZENFORMASYON AĞI: Doğu Türkistan zulmünü Örtbas Etmek İçin Yayın Ofisi Açtılar

Ayrıca Kontrol Et

Eski Çinli Polisten Tarihi İtiraf: “Uygurları Suçlu Oldukları İçin Değil, Kimlikleri Yüzünden Gözaltına Aldık”

Çin’in Doğu Türkistan’da yürüttüğü güvenlik politikalarında yaklaşık 10 yıl boyunca aktif görev yapan eski polis …