Pazartesi , Mayıs 18 2026

Çin’in Sınır Ötesi Baskısı İstanbul Maratonu’na Sıçradı? İşte O Tartışmalı Anlar

İstanbul’da düzenlenen 21. İstanbul Maratonu’nda, Doğu Türkistan’daki hak ihlallerine dikkat çekmek isteyen Uygur Türkleri ile onları köprü üzerinden kayıt altına alan ve “Çinli görevliler” olduğu öne sürülen şahıslar arasındaki gerilim kameralara yansıdı.

Türkiye’deki güvenlik birimleri, kamusal alanlarda yabancı istihbarat unsurları tarafından yapılan bu tür izinsiz biyometrik veri toplama faaliyetlerine karşı hangi yasal yaptırımları uyguluyor?”

Haber Merkezi

Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik politikaları uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, İstanbul’da dikkat çekici bir olay yaşandı. Bu yıl 21.’si düzenlenen İstanbul Maratonu sırasında, Doğu Türkistan diasporası mensupları koşucuları selamlamak ve farkındalık yaratmak için güzergah kenarında bir araya geldi. Ancak etkinlik, “gözetleme” iddialarının gölgesinde kaldı.

Bayraklı Destek ve Köprüdeki Takip

Görsel verilerle desteklenen iddialara göre, geleneksel Uygur kıyafetleri giyen ve ellerinde Doğu Türkistan (Gök Bayrak) ile Türkiye bayrakları taşıyan bir grup Uygur Türkü, maratonculara destek verdi. Bu esnada, grubun hemen üzerinde bulunan yaya üst geçidinde (köprüde) bekleyen birkaç erkek şahsın, aşağıda bayrak açan Uygurları cep telefonları ve profesyonel ekipmanlarla dikkatli bir şekilde kayıt altına aldığı görüldü.

Paylaşılan görüntülerde, köprü üzerindeki şahıslardan bazılarının, aşağıda bayrak sallayan Uygur kadınına odaklanarak çekim yapması net bir şekilde seçiliyor. Olay anına ait bir diğer görselde ise bu şahısların kimler olduğuna dair detaylı bir yakınlaştırma (zoom) yer alıyor.

“Nefretle Karşılandı”

Haber merkezimize ulaşan bilgilere ve sosyal medyadaki tepkilere göre, Uygur Türkü vatandaşlar bu durumu “açık bir taciz ve gözetleme faaliyeti” olarak nitelendirdi. Doğu Türkistan’daki baskı ve asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye sığınan Uygurlar, İstanbul’un göbeğinde, barışçıl bir etkinlikte bile Çin yönetimiyle bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerce takip edilmelerini “nefretle” karşıladıklarını ifade etti.

Ulusötesi Baskı Endişesi Artıyor

Bu olay, insan hakları örgütlerinin sıkça dile getirdiği “ulusötesi baskı” (transnational repression) iddialarını yeniden gündeme getirdi. Birçok rapor, Çin yönetiminin sadece yurt içindeki Uygurları değil, başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört bir yanına dağılmış diasporayı da fiziksel takip, dijital gözetim, aile bireyleri üzerinden tehdit ve iade talepleri gibi yöntemlerle baskı altında tutmaya çalıştığını öne sürüyor.

İstanbulluların ve maraton katılımcılarının gözü önünde yaşanan bu son hadise, Türkiye’deki Uygur diasporasının güvenlik endişelerini artırırken, yetkililerin bu tür faaliyetlere karşı ne gibi önlemler alacağı merak konusu.

“Türkiye’deki güvenlik birimleri, kamusal alanlarda yabancı istihbarat unsurları tarafından yapılan bu tür izinsiz biyometrik veri toplama faaliyetlerine karşı hangi yasal yaptırımları uyguluyor?”

1. Ulusötesi Baskı (Transnational Repression) Kavramı

Çin’in sadece kendi sınırları içinde değil, Türkiye gibi Uygur diasporasının yoğun olduğu ülkelerde de uyguladığı bu strateji şu yöntemleri kapsıyor:

  • Dijital Gözetim: Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden tehditler.
  • Aile Üzerinden Şantaj: “Eğer faaliyetlerine devam edersen, Doğu Türkistan’daki ailene zarar gelir” mesajı.
  • Fiziksel Gözetleme: Bu fotoğraflarda olduğu gibi, kamusal alanlardaki protestoların ve şahısların kayıt altına alınması. Bu kayıtlar, daha sonra “yüz tanıma” sistemleriyle eşleştirilerek veri tabanına işleniyor.

2. Kritik Güncel Gelişmeler (2025-2026)

  • Birleşmiş Milletler (BM) 2026 Raporu: BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, 2026 başında yayınladığı güncellemeyle Çin’in politikalarını “insanlığa karşı suç” ve “köleleştirme” kapsamına girebilecek uygulamalar olarak tanımlamaya devam ediyor.
  • Sınır Dışı ve İade Tehlikesi: İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW) Kasım 2025 raporuna göre, Türkiye’deki Uygurlar “tahdit kodları” (güvenlik kodları) nedeniyle bazen Geri Gönderme Merkezleri’ne alınabiliyor. Bu durum, diasporada “Çin’e iade edilir miyim?” korkusunu tetikliyor.
  • İstihbarat Faaliyetleri: Türkiye’de son dönemde Çin adına casusluk yaptığı öne sürülen şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi.

Biyometrik Veri Toplama: Çin’in milyonlarca Uygur’dan genetik materyal topladığı biliniyor. Köprüden çekilen o yakın plan fotoğrafların, Çin’in devasa yüz tanıma ve takip veri tabanına (Integrated Joint Operations Platform – IJOP) veri sağlamak amacıyla yapıldığı iddiasını güçlendiriyor.

Uluslararası Yaptırımlar: ABD ve AB’nin 2025’in sonunda Uygur zorla çalıştırma ürünlerine yönelik yaptırımlarını genişletmesi, Çin’in yurtdışındaki muhalif sesleri kısmaya yönelik agresifliğini artırmış durumda.

Uygur Diasporasının Maruz Kaldığı Benzer “Takip ve Taciz” Örnekleri

1. “Yalnız Değilsiniz” Mesajlı Tehdit Telefonları: Birçok Uygur aktivist, Türkiye’deki telefon numaralarına gelen anonim aramalarda, Doğu Türkistan’daki aile üyelerinin ses kaydının dinletildiğini veya “Türkiye’deki adresini biliyoruz” şeklinde üstü kapalı tehditler aldıklarını raporlamıştır.

2. Sosyal Etkinliklerdeki “Meçhul” Fotoğrafçılar: İstanbul’daki basın açıklamaları, bayramlaşma törenleri veya kültürel festivallerde; göstericilerin arasına karışmayan ancak uzaktan (sıklıkla yüksek noktalardan veya araç içinden) katılımcıları tek tek zoom yaparak fotoğraflayan şahıslar defalarca ihbar edilmiştir. Maraton olayı, bu yöntemin en güncel örneğidir.

3. “Casusluk Teklifleri”: Bazı Uygur Türkleri, Çinli emniyet görevlilerinin kendilerine WeChat üzerinden ulaşarak; Türkiye’deki derneklerin faaliyetleri hakkında bilgi vermeleri karşılığında memleketlerindeki ailelerinin serbest bırakılacağı sözü verildiğini ifşa etmiştir.

EMNİYET BİRİMLERİNE VE YETKİLİ MAKAMLARA AÇIK ÇAĞRI

İstanbul Maratonu gibi binlerce kişinin katıldığı, devletin en üst düzey güvenlik önlemleriyle korunan bir organizasyonda yaşanan bu “gözetleme” hadisesi, cevaplanması gereken kritik soruları beraberinde getirmektedir. Uygur diasporası ve insan hakları savunucuları adına yetkililere şu soruları yöneltiyoruz:

  • Güvenlik Taraması Yapıldı mı? Köprü üzerinde, sporcuları değil de sadece Uygur Türklerini ve ellerindeki bayrakları teknik cihazlarla takip eden bu şahısların kimlik kontrolleri yapılmış mıdır?
  • İstihbarat Faaliyeti mi? Türk topraklarında, sığınmacı veya vatandaş statüsündeki bireylerin yabancı bir devlet adına fişlenmesi doğrudan “Siyasal Casusluk” kapsamına girmektedir. Bu kişilerin yabancı istihbarat servisleriyle bağı araştırılmakta mıdır?
  • KVKK İhlali: Hiçbir rızası olmadan kamusal alanda hedef alınarak biyometrik verileri (yüz görüntüleri) kaydedilen vatandaşlarımızın kişisel verilerini korumak adına bir inceleme başlatılacak mıdır?
  • Sınır Ötesi Baskıya Dur Denilecek mi? Birleşmiş Milletler ve uluslararası raporlarda sıkça geçen “Çin’in ulusötesi baskı” faaliyetlerinin İstanbul sokaklarında bu denli rahat sergilenmesi, Türkiye’nin egemenlik haklarına ve misafirperverliğine bir saldırı değil midir?

“İstanbul’un göbeğinde, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde yaşanan bu pervasız takip, sadece Uygur Türklerini değil, Türkiye’nin güvenliğini de hedef almaktadır. Emniyet teşkilatımızı ve adli makamlarımızı, bu şahısların tespit edilmesi ve diasporanın can güvenliğinin korunması için göreve davet ediyoruz.”

22 Nisan Yeni Gelişme …

FLAŞ GELİŞME: İstanbul Maratonu’ndaki Gözetleme Skandalında “İstihbarat Şefi” İzi!

İstanbul’un göbeğinde Uygur Türklerini adım adım takip eden şahsın kimliği deşifre oldu: Çin’in Ürümcü İstihbarat Merkezi Sorumlusu İstanbul’da mı cirit atıyor?

İSTANBUL – 21. İstanbul Maratonu’nda Uygur Türklerine yönelik gerçekleştirilen sistematik gözetleme faaliyetine ilişkin şok edici detaylar ortaya çıktı. Haber merkezimizin ulaştığı son bilgilere göre, köprü üzerinden profesyonel ekipmanlarla kayıt yapan grubun başında, Çin istihbaratının kilit isimlerinden birinin bulunduğu iddia ediliyor.

Kod Adı “Muhammet”, Gerçek Kimliği İstihbarat Şefi!

Görsel kayıtlarda net bir şekilde görülen ve Uygur Türklerini anbean fişleyen şahsın, Çin’in Ürümcü İstihbarat Merkezi sorumlusu olduğu öne sürüldü. İddialara göre:

  • Gizli Kimlik: Ateist Çin yönetimine çalışan bu istihbarat şefi, operasyon sahalarında sızma ve gizlenme amacıyla “Muhammet” kod adını kullanıyor.
  • Merkez Üssü: Şahsın, Ürümcü’deki istihbarat yapılanmasının 5. katındaki yönetim merkezinden operasyonları yürüttüğü belirtiliyor.

“Türkiye Bir Müstemleke Değildir!”

Doğu Türkistan diasporasında infial yaratan bu gelişme, “Uluslararası bir katilin ve ekibinin İstanbul’da nasıl bu kadar rahat hareket edebildiği” sorusunu gündeme getirdi. Aktivistler ve bölge uzmanları, bir istihbarat şefinin kamusal bir etkinlikte açıkça fişleme yapmasını, Türkiye’nin egemenlik haklarına yönelik ağır bir saygısızlık ve meydan okuma olarak nitelendirdi.

Emniyet ve MİT’e “Acil” Çağrı

Haberin yayılmasının ardından sosyal medyada ve sivil toplum kuruluşlarında yankılar büyüyor. Yapılan açıklamalarda şu ifadeler öne çıkıyor:

“Çin’in işkence hanelerinin mimarları, Ürümcü’de Uygur kardeşlerimize kan kusturan istihbarat şefleri, elini kolunu sallayarak İstanbul’da cirit atamaz! Türkiye Cumhuriyeti bir müstemleke devleti değildir.”

Yetkililere Soruyoruz:

  1. Kod adı “Muhammet” olan bu şahıs ve ekibi Türkiye’ye hangi pasaport ve vize türüyle giriş yapmıştır?
  2. İstanbul’un en güvenli olması gereken etkinliklerinden birinde, yabancı bir istihbarat şefinin “biyometrik veri toplama” faaliyetine neden müdahale edilmemiştir?
  3. Türk İstihbaratı ve Emniyet birimleri, bu şahsın Türkiye’deki diğer bağlantıları ve olası sızma faaliyetleri hakkında bir soruşturma başlatmış mıdır?

Kod Adı “Muhammet”, Gerçek Kimliği İstihbarat Şefi!

İstanbul Maratonu, Doğu Türkistan, Uygur Türkleri, Çin, Gözetleme, Ulus ötesi Baskı, İnsan Hakları, İstanbul Haberleri

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#DoğuTürkistan #UygurTürkleri #İstanbulMaratonu #UygurGenocide #EastTurkestan #ÇinZulmü #StopUyghurGenocide #İstanbul #Haber #SonDakika #GökBayrak #Uygur #İnsanHakları #HumanRights #ChinaRepression #Gözetleme #Asimilasyon #FreedomForUyghurs #UygurHaber #Maraton #Türkiye #Haberler #Gazetecilik #Investigation #GlobalNews #Freedom #Justice #Uygurs #TürkDünyası #SondakikaHaber

Ayrıca Kontrol Et

The Bankruptcy of Interpol – The 197-Article Complicity of France and China

SPECIAL DOSSIER: THE INTERNATIONAL UYGHUR HUNT OF FRANCE, CHINA, AND INTERPOL IN THE HEART OF …