En temel insan haklarından biri olan inanç ve eğitim özgürlüğü, Özbekistan’da bir kez daha güvenlik güçlerinin radarına takıldı. Özbekistan yönetiminin çocuklara yönelik İslami eğitim faaliyetlerini kısıtlama politikası, başkent Taşkent’te düzenlenen bir özel kuvvetler operasyonuyla yeni bir boyut kazandı. Çocukların Kur’an-ı Kerim eğitimi aldığı bir eve istihbarat ekiplerince baskın düzenlenirken, ders veren karı-koca gözaltına alındı. Özbek medyasının ise bu masum eğitim yuvasını “hücre evi” olarak lanse edip durumu kriminalize etmeye çalışması, ülkedeki dini baskıların ve komünist reflekslerin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Dünya genelinde inanç özgürlüğünün en temel unsurlarından biri, anne ve babaların çocuklarını kendi dini, ahlaki ve kültürel değerlerine göre yetiştirme hakkıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nden Kanada’ya, İngiltere’den Fransa, İsviçre ve Türkiye’ye kadar modern dünyanın hemen her yerinde Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler çocuklarına küçük yaşlardan itibaren özgürce dini eğitim verebilmektedir.
Çünkü din, sadece bireysel bir tercih değil; doğumdan evliliğe, günlük yaşam pratiklerinden defin işlemlerine kadar hayatın her alanını kuşatan bir yaşam biçimidir. İnsanların ibadetlerini özgürce yerine getirmesi ve çocuklarına inançlarını aktarması, uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle koruma altına alınmış temel bir haktır ve suç olarak kabul edilemez.
Ancak Özbekistan’da durum dünya standartlarının gerisinde kalmaya devam ediyor. Taşkent’in Olmazor ilçesinde, çocuklarına kendi imkanlarıyla dini eğitim aldırmak isteyen aileler ve onlara ders veren bir karı koca, devletin güvenlik güçleri tarafından hedef alındı. İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik Servisi (DXX) tarafından düzenlenen operasyonda, ev ortamında çocuklara Kuran-ı Kerim ve temel dini bilgiler öğreten karı koca gözaltına alınarak haklarında ceza davası açıldı. Çocuklarını bu eğitime gönderen Müslüman ailelere ise idari para cezası uygulandı. Kamuoyuna “yasa dışı hücre operasyonu” olarak yansıtılan bu durum, aslında ailelerin inançlarını özgürce yaşama ve yaşatma çabasından ibarettir.
Çin Etkisi ve Baskıcı Rejimin Gölgesi
Özbekistan yönetiminin dini pratikleri ve eğitimleri bu denli sert cezai yaptırımlara tabi tutması, bölgedeki komünist geçmişin ve komşu süper güç Çin Halk Cumhuriyeti’nin artan siyasi-ekonomik baskısının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Doğu Türkistan’da milyonlarca Müslüman Uygur Türkünü kamplarda toplayarak dini inançları tamamen kazımayı hedefleyen Çin rejimi, bu baskıcı modelini Orta Asya genelinde de yaygınlaştırmak istiyor.
Özbekistan üzerinde kurulan bu nüfuzun yansımaları daha önce kamusal alanda başörtüsüne getirilen engellerle kendini göstermiş, son dönemde ise baskıların boyutu uzun etek yasaklarına kadar uzanmıştır. Çin’in bölgedeki yaptırımları ve yönlendirmeleriyle şekillenen bu politika, en temel insan hakkı olan “kendi dinini seçme ve öğrenme özgürlüğünü” bir suç unsuru gibi gösterme çabasına dönüşmüştür. Modern dünyada yasal bir hak olan inanç aktarımı, Özbekistan’da komünist reflekslerin ve dış baskıların gölgesinde yargılanmaktadır.
Haber Medyasının Manipülasyonu ve Çarpıtılmış Dil
“Söz konusu operasyona ait video kayıtları ve Özbek medyasının kullandığı dil incelendiğinde, yürütülen dezenformasyon ve taraflı yayıncılık açıkça gözler önüne serilmektedir. Özbek televizyonları, çocuklarına dinini öğretmek isteyen ailelerin bu masum çabasını dünyaya adeta tehlikeli bir terör örgütü faaliyeti gibi sunmaktadır. Videodaki resmi açıklamalarda, çocukların Kuran-ı Kerim okuduğu, Elifba öğrendiği ve temel dini bilgiler aldığı odalar kasıtlı olarak birer ‘suç mahalli’ gibi gösterilmekte; kullanılan ders kitapları ise birer suç unsuru gibi sergilenmektedir. Dünyanın her yerinde ailelerin çocukları için ödediği standart eğitim ve barınma katkı payları, haberde büyük bir yasa dışı finans organizasyonu gibi yansıtılarak kamuoyu nezdinde bir algı operasyonu yürütülmektedir. Medyanın bu taraflı ve kriminalize edici dili, rejimin inanç özgürlüğünü baskılama politikalarını meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir.”
Doğu Türkistan Haberleri – Son Dakika – Uygur Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri ve Çin haberleri; toplama kampları, istihbarat savaşları, İnterpol suiistimalleri, sınır ötesi Uygur avı ve küresel PSC tehdidi analizleri.