Çin, Doğu Türkistan’da Dünyanın En Büyük Hidrojen Yakıt İkmal İstasyonunu Bitirdi

Çin yönetimi tarafından işgal altında tutulan Doğu Türkistan’ın Kumul (Hami) kentinde inşa edilen hidrojen yakıt ikmal tesisi, bölgedeki yoğun gözetim, zorla çalıştırma ve demografik baskı politikalarının sürdüğü bir ortamda hayata geçirildi. Yerli Uygur halkının rızası alınmadan kurulan bu dev enerji altyapısı, Pekin’in işgal altındaki topraklarda ekonomik ve stratejik kontrolünü derinleştirmeye yönelik projelerinin son halkası olarak değerlendiriliyor.

Kumul’daki tesis deneme aşamasında

Çin, Pekin yönetiminin “Sincan Uygur Özerk Bölgesi” olarak adlandırdığı Doğu Türkistan’da, dünyanın en büyük hidrojen yakıt ikmal istasyonlarından birini tamamladı. Bu hafta yayımlanan proje belgelerine göre, Kumul (Hami) şehrinde inşa edilen tesis, resmi açılış öncesinde deneme operasyonlarından geçiyor.

Sektör yayınlarından Fuel Cells Works’ün aktardığı bilgilere göre tesis, günde 10 tona kadar saf hidrojen dağıtım kapasitesine sahip. İstasyonda aynı anda sekiz adet hidrojen yakıt hücreli ağır vasıtaya yakıt ikmali yapılabiliyor. Bu kapasiteyle günlük yaklaşık 300 araca hizmet verilmesi hedefleniyor.

Avrupa’daki tesislerin iki katı kapasite

Çinli devlet destekli geliştiriciler, projeyi büyük ölçekli hidrojen altyapısı açısından yeni bir referans noktası olarak sunuyor. Karşılaştırma yapıldığında, Avrupa’nın en büyük hidrojen istasyonlarından biri olarak gösterilen Almanya’nın Düsseldorf kentindeki tesisin günlük yaklaşık 5 ton hidrojen dağıttığı ve aynı anda üç araca yakıt ikmali yaptığı biliniyor. Bu rakamlar, Kumul’daki tesisin günlük kapasitesinin neredeyse iki katına ulaştığını ortaya koyuyor.

Ağır taşımacılığa yönelik entegre hidrojen merkezi

Yaklaşık 19 bin 500 metrekarelik bir alana kurulan istasyon, hidrojen üretimi ile yakıt ikmalini tek bir merkezde birleştiriyor. Tasarım, Çin yönetiminin özellikle Doğu Türkistan’daki yük taşımacılığı koridorlarında, küçük ve dağınık istasyonlar yerine büyük ve entegre enerji merkezlerini tercih ettiğini gösteriyor.

Projenin ana ekipman ve sistem entegrasyonunun, yüksek basınçlı hidrojen teknolojileri alanında faaliyet gösteren Beijing Haidleyson Technology Co., Ltd. tarafından sağlandığı belirtiliyor. Şirket, tesisin eksi 40 ile artı 50 derece arasındaki zorlu iklim koşullarında çalışabilecek şekilde geliştirildiğini vurguluyor.


Enerji dönüşümü söylemi, hak ihlali tartışmaları

Çinli yetkililer projeyi “enerji dönüşümü” ve “yeşil ulaşım” hedefleri kapsamında tanıtsa da, insan hakları savunucuları ve sürgündeki Doğu Türkistan kuruluşları bu tür büyük ölçekli yatırımlara temkinli yaklaşıyor. Eleştirmenler, sanayi ve enerji projelerinin yerli halkın rızası alınmadan hayata geçirildiğini; bu durumun sömürgeleştirme, demografik değişim ve ekonomik yeniden yapılandırma politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunuyor.

Bölgede bağımsız denetim ve haberciliğin ciddi biçimde kısıtlanmış olması, bu tür projelerin çevresel, sosyal ve iş gücü üzerindeki etkilerinin tarafsız biçimde değerlendirilmesini zorlaştırıyor.


170’ten fazla hidrojen istasyonu teslim edildi

Haidleyson şirketi, Aralık 2025 itibarıyla Çin içinde ve dışında 170’ten fazla hidrojen yakıt ikmal istasyonu teslim ettiğini açıkladı. Şirketin ekipmanlarının Asya, Avrupa, Orta Doğu ve Okyanusya’da kullanıldığı belirtilirken, her tesisin üretimden son kullanıcıya kadar uzanan kapalı döngü bir hidrojen ekosisteminin parçası olduğu ifade ediliyor.

Doğu Türkistan Bülteni haber Ajansı / HABER MERKEZİ

Çin yönetimi tarafından işgal altında tutulan Doğu Türkistan’ın Kumul (Hami) kentinde inşa edilen hidrojen yakıt ikmal tesisi, bölgedeki yoğun gözetim, zorla çalıştırma ve demografik baskı politikalarının sürdüğü bir ortamda hayata geçirildi. Yerli Uygur halkının rızası alınmadan kurulan bu dev enerji altyapısı, Pekin’in işgal altındaki topraklarda ekonomik ve stratejik kontrolünü derinleştirmeye yönelik projelerinin son halkası olarak değerlendiriliyor.

Ayrıca Kontrol Et

Hindistan Hapishanelerinde Unutulan Üç Uygur Gencinin Hukuki Çıkmazı – 3

Vatansızlık, Keyfi Gözaltı ve Uluslararası Hukukun Gri Alanı Hindistan yönetimindeki Keşmir’de 2013 yılından bu yana …