Çin’in Sınır Ötesi Baskısı: Diaspora Üzerindeki Küresel Kontrol Ağı “Eve dönmeyi aklından bile geçirme”

Dublin’de yaşayan Uygur aktivist Nuria Zyden, yıllardır masasında annesinin fotoğrafını saklıyor. Onu bir daha görüp göremeyeceğini bilmiyor. Zyden’in hikâyesi, Çin’in sınırlarını aşan baskı politikalarının diasporadaki Uygurlar üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.

43 yaşındaki Zyden, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yer alan Kaşgar’da büyüdü. Müslüman çoğunluklu Uygur toplumunun kültürel merkezi olan şehirde, ailesiyle birlikte bayram kutlamalarını, geleneksel ritüelleri ve kalabalık akraba buluşmalarını hatırlıyor. Ancak bu anılar, yıllar içinde yerini baskı, korku ve ayrılığa bıraktı.

Zyden, Çin’de Uygurlara yönelik artan ayrımcılıktan kaçmak ve uluslararası bir şirkette kariyer yapmak amacıyla yaklaşık 15 yıl önce İrlanda’ya taşındı. 2014 yılında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in “terörle mücadele” gerekçesiyle Sincan’da sert güvenlik önlemleri uygulamaya başlamasıyla birlikte, bölgedeki baskılar daha da yoğunlaştı.

Uluslararası Uygur hakları savunuculuğuna aktif şekilde katılan Zyden’in ailesi ise zamanla artan baskılardan endişe duymaya başladı. Annesinin ona söylediği söz hâlâ kulaklarında: “Eve dönmeyi aklından bile geçirme.”

Uluslararası Toplantıda Gölge Takip

Ekim ayında Zyden, Dünya Uygur Kongresi’nin genel kurulu için Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’ya gitti. Ancak yolculuk sırasında ve konferans süresince yaşananlar, Çin’in diaspora üzerindeki küresel gözetim iddialarını güçlendirdi.

Frankfurt aktarması sırasında ve Saraybosna’daki otelde, kendilerini gizlemeyen iki Çinli erkeğin konferans katılımcılarını takip ettiği iddia edildi. Organizasyon yetkilileriyle yaşanan gerginlik, otel güvenliğinin müdahalesiyle son buldu. Aynı süreçte, Dünya Uygur Kongresi yöneticilerine yönelik tehdit içerikli anonim e-postalar ve görseller gönderildi. Bosna Hersek polisi olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladı.

Aile Üzerinden Baskı İddiası

Zyden, İrlanda’ya döndükten sonra yıllar sonra ilk kez annesinden telefon aldı. Annesi, Kaşgar’daki yerel yetkililerin Zyden’in Saraybosna’daki konferansa katıldığını bildiklerini söyledi. Görüşme sırasında aile bireylerinin güvenliğinden duyulan korku açıkça dile getirildi.

Ocak ayında ise Zyden, Kaşgar’dan bir polis memurunun kendisini aradığını belirtti. Yetkililerin, aktivistlerle bağlantılı kişilerin ve ailelerinin kayıt altına alındığı bir veri tabanı tuttuğuna dair iddialar, uluslararası araştırmacılar tarafından da gündeme getiriliyor.

Zyden, yaşadıklarını İrlanda polisine bildirdiğini ve sürecin soruşturulduğunu ifade etti. “Bir yanım her şeyi bırakmak istiyor, diğer yanım ise sessiz kalırsam daha fazlasını alacaklarını söylüyor,” diyen Zyden, mücadelesini sürdürme konusunda kararlı.

Küresel Bir Sorun

Uzmanlara göre Çin’in sınır ötesi baskı politikaları yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. ABD, Avustralya ve Hollanda gibi ülkelerde de benzer taciz ve yıldırma iddiaları soruşturuluyor. Demokratik ülkelerin kolluk kuvvetleri, bu tür vakaların devlet bağlantısını kanıtlamanın son derece zor olduğunu kabul ediyor.

Araştırmacılar, Çin’in diaspora üzerindeki bu baskı ağının, ifade özgürlüğü ve insan hakları açısından küresel bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

China #Uyghur #EastTurkestan #DoğuTürkistan #UygurTürkleri Uyghur #HumanRights #Diaspora #TransnationalRepression #FreedomOfSpeech #InternationalLaw #GlobalSecurity #HumanRightsViolations #Activism

Ayrıca Kontrol Et

Doğu Türkistan’da Yeni Dönem: Çin, Asimilasyonu Yasallaştırıyor

Pekin yönetimi, Doğu Türkistan ve Tibet’teki azınlıkları hedef alan “Etnik Birlik Yasası”nı onaylamaya hazırlanıyor. İnsan …