Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konfederasyonu’nun (ICIJ) incelediği gizli belgeler, Çin yönetiminin Xi Jinping döneminde muhalifleri ve diaspora topluluklarını susturmak için dünya genelinde sistematik bir sınır ötesi baskı ağı kurduğunu ortaya koyuyor.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in iktidara gelmesinin ardından, Komünist Parti’nin yalnızca ülke içindeki değil, yurt dışındaki muhalifler üzerindeki kontrolünü de derinleştirdiği ortaya çıktı. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konfederasyonu’nun (ICIJ) incelediği gizli belgeler, Çin’in diaspora üyelerini izlemek, baskılamak ve susturmak amacıyla küresel ölçekte yapılandırılmış bir güvenlik stratejisi yürüttüğünü gösteriyor.
ICIJ tarafından incelenen iç güvenlik dokümanları arasında, Çin polis akademilerinde okutulan ders kitapları ve kamu güvenliği birimlerine ait sunumlar yer alıyor. Guangdong Eyaleti Kamu Güvenliği Bürosu tarafından 2004 yılında hazırlanan bir ders kitabında, “yurtdışı araştırmaları” uzun vadeli, planlı ve hedef odaklı bir “gizli mücadele” olarak tanımlanıyor. Bu faaliyetlerin amacının, Çin dışında ülkenin siyasi istikrarını tehdit ettiği düşünülen kişi ve örgütleri tespit ederek parti yönetimine raporlamak olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre, Xi Jinping’in 2012’de iktidara gelmesiyle birlikte bu tür uygulamalar hız kazandı. Toronto Üniversitesi Vatandaş Laboratuvarı’ndan Emile Dirks, Çin Komünist Partisi’nin diaspora üzerindeki kontrolü mutlak hale getirmeyi hedeflediğini ve en küçük muhalefete dahi müsamaha gösterilmediğini vurguluyor.
2013 tarihli ve Sincan’daki bir kamu güvenliği biriminden sızdırılan sunumlarda, iç güvenlik görevlilerine “ülke içindeki ve dışındaki düşman unsurlara” karşı gizli yöntemler kullanma talimatı verildiği görülüyor. Bu belgelerde, aile üyeleri üzerinden baskı kurma, finansal kaynakları kesme, seyahat yasakları uygulama ve dijital gözetim gibi yöntemler ayrıntılı şekilde anlatılıyor.
ICIJ, bu yönergeleri 100’den fazla mağdurun ifadeleriyle karşılaştırarak, Çinli yetkililerin benzer taktikleri yurt dışında da uyguladığını tespit etti. Özellikle aktivistlerin ailelerine yönelik tehditler ve ekonomik baskılar, sınır ötesi baskının en yaygın araçları arasında yer alıyor.
Paris’te yaşayan Çinli aktivist Jiang’ın hikâyesi, bu baskının bireysel etkilerini gözler önüne seriyor. Çin’de anayasal demokrasi yanlısı faaliyetleri nedeniyle genç yaşta gözaltına alınan Jiang, Fransa’ya yerleşmesine rağmen ailesinin Çin’de sürekli olarak güvenlik güçleri tarafından taciz edildiğini belirtiyor. Benzer şekilde, Londra’da yaşayan Hong Konglu demokrasi aktivisti Carmen Lau da hakkında çıkarılan tutuklama kararı ve ailesine yönelik baskılar nedeniyle sürekli tehdit altında yaşadığını ifade ediyor.
Uzmanlar, demokratik ülkelerin Çin’in sınır ötesi baskı stratejisini tanımakta geç kaldığını ve bu durumun ifade özgürlüğü ile demokrasi açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Avrupa Parlamentosu ve bazı Batılı ülkeler son yıllarda bu konuda adımlar atsa da, uluslararası düzeyde koordineli bir mücadele mekanizmasının hâlâ eksik olduğu belirtiliyor.
Analistlere göre, Çin’in küresel baskı ağı yalnızca bireysel muhalifleri değil, aynı zamanda demokratik sistemlerin temel değerlerini de hedef alıyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
#China #XiJinping #HumanRights #Diaspora #TransnationalRepression #FreedomOfSpeech #GlobalSecurity #Democracy #InternationalPressure #ICIJ #ChineNews #DoğuTürkistan #EastTurkestan #UygurTürkleri #Uyghur
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile