Bir dönem “soykırım” ve “insanlığa karşı suçlar” iddialarıyla uluslararası gündemin merkezinde yer alan Doğu Türkistan’daki Uygur dramı, bugün küresel kamuoyunda neredeyse hiç konuşulmuyor. Peki, Uygurların yaşadığı insan hakları ihlalleri neden sessizliğe gömüldü?
Uygur Meselesi Nasıl Küresel Bir Krize Dönüştü?
Çin’in kuzeybatısında yer alan Sincan Uygur Özerk Bölgesi, yaklaşık on yıl önce sert bir devlet politikasıyla karşı karşıya kaldı. Pekin yönetimi, Uygur Türklerini “ayrılıkçılık” ve “radikalleşme” iddialarıyla hedef aldı. 2014 yılında bölgede yaşanan şiddet olaylarının ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, güvenlik güçlerine “istikrar için her türlü yöntemin kullanılması” talimatını verdi.
Bu süreçte, uluslararası raporlara göre yaklaşık bir milyon Uygur, dini ibadetler, kültürel pratikler ya da yurt dışındaki akrabalarla iletişim gibi gerekçelerle “yeniden eğitim kampları” olarak adlandırılan merkezlere gönderildi.
Kamplar, Zorla Çalıştırma ve Sistematik Baskı İddiaları
Tanıklıklara göre kamplarda tutulan Uygurlar:
- Ailelerinden ve ana dillerinden koparıldı
- Dini inançlarını terk etmeye zorlandı
- Komünist Parti’ye bağlılık yemini ettirildi
- Zorla çalıştırma, işkence, cinsel istismar ve kısırlaştırma gibi uygulamalara maruz kaldı
Çin yönetimi başlangıçta bu kampların varlığını reddetse de, daha sonra bunları “mesleki eğitim merkezleri” olarak tanımladı. 2019 yılında kampların kapatıldığı açıklansa da, uluslararası insan hakları kuruluşları yüz binlerce Uygurun hâlâ hapishanelerde tutulduğunu bildiriyor.
BM ve ABD: ‘İnsanlığa Karşı Suçlar’
2021 yılında ABD, Çin’in Uygurlara yönelik politikalarını resmen “soykırım” olarak nitelendirdi. Bir yıl sonra Birleşmiş Milletler, bölgede “insanlığa karşı suçlar işlenmiş olabileceğine” dair rapor yayımladı. ABD ve Avrupa ülkeleri Çin’e yaptırımlar uyguladı; Sincan’da zorla çalıştırmayla üretildiği düşünülen ürünlerin ithalatı kısıtlandı.
Birçok küresel marka da Doğu Türkistan bağlantıları nedeniyle sert eleştirilerin hedefi oldu.
Peki Neden Artık Kimse Konuşmuyor?
Uzmanlara göre Doğu Türkistan meselesinin dünya gündeminden düşmesinin birkaç temel nedeni var:
1. Küresel Kriz Rekabeti
Ukrayna savaşı ve Gazze’deki çatışmalar, medyanın ve kamuoyunun ilgisini Sincan’dan uzaklaştırdı. Uzmanlar bu durumu “zulüm gündemi rekabeti” olarak tanımlıyor.
2. Çin’in Algı Yönetimi
Pekin yönetimi, açık baskı yerine gelişmiş gözetim teknolojileri kullanmaya başladı. Uygur kültür festivalleri, turistik görüntüler ve sosyal medya içerikleriyle bölge “normalleşmiş” gibi gösterildi.
3. Ekonomik Baskı ve Sessizlik
Çin’in küresel ticaretteki ağırlığı, birçok ülkenin insan hakları ihlallerine karşı sesini kısmaya yöneltti. Daha önce sert açıklamalar yapan bazı Müslüman ülkelerin bile bugün sessiz kalması dikkat çekiyor.
İnsan Hakları Gündemi Küresel Siyasette Geri Planda
İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Maya Wang’a göre, dünya “insan haklarının dış politika gündeminden çıkarıldığı” bir dönemden geçiyor. Büyük güçler arasındaki ekonomik ve stratejik rekabet, Uygurların yaşadığı trajedinin üzerini örtüyor.
Unutulan Bir Dram
Doğu Türkistan’daki Uygurlar için baskı ve belirsizlik sürerken, küresel kamuoyunun sessizliği derinleşiyor. Bir zamanlar manşetlerden düşmeyen bu insanlık dramı, bugün neredeyse hiç konuşulmuyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ
Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı Doğu Türkistan Haberleri, Türkistan İslam Partisi, Doğu Türkistan STK'lar Birliği, Dünya Uygur Kurultayı, Doğu Türkistan Alimleri Ulemaları Birliği,Doğu Türkistan Maarif Derneği, Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti, East Turkestan News, Turkestan Islamic Party, East Turkestan NGOs Union, World Uyghur Congress, East Turkestan Scholars Ulema Union,East Turkestan Education Association, East Turkestan Government in Exile