Pazartesi , Şubat 16 2026

Hindistan’da Tutulan 3 Uygur Gencin Serbest Bırakılması İçin Türkiye’ye Tarihi Sorumluluk

Hindistan: “Çin’e İade Etmeyeceğiz, Sığınma Değerlendirilebilir”

Hindistan hapishanelerinde yıllardır idari gözaltı altında tutulan üç Doğu Türkistanlı Uygur gencin durumu yeniden uluslararası gündeme gelirken, gözler Türkiye Cumhuriyeti’ne çevrildi. İnsan hakları savunucuları, Hindistan’ın Çin’e iade etmeme yönündeki tutumunu açıklamasının ardından Türkiye’nin diplomatik ve insani inisiyatif alması gerektiğini vurguluyor.

Hindistan’dan Kritik Mesaj: “Çin’e Geri Gönderilmeyecekler”

Uluslararası hukuk çevrelerinden edinilen bilgilere göre Hindistan makamları, Adil, Abdul Khaliq ve Abdus Salam isimli üç Uygur gencin Çin’e zorla iade edilmeyeceğini ve durumlarının sığınma veya üçüncü ülkeye yerleştirme kapsamında yeniden değerlendirilebileceğini belirtti.

Bu açıklama, Çin’de Uygurlara yönelik yaygın baskı ve keyfi tutuklamalar nedeniyle “geri göndermeme” (non-refoulement) ilkesinin ihlal edilmemesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Türkiye’ye Açık Çağrı: Diplomatik ve İnsani Sorumluluk

Uzmanlara göre bu noktada Türkiye Cumhuriyeti’ne tarihi bir görev düşüyor. Doğu Türkistan meselesinde kamuoyunda sıkça dile getirilen “kardeşlik ve tarihi bağlar” vurgusunun, somut bir diplomatik adımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.

İnsan hakları savunucuları, Türkiye’nin:

  • Hindistan nezdinde resmî diplomatik girişimde bulunması,
  • Bu üç Uygur gencin Türkiye’ye kabul edilmesi veya güvenli bir statüyle serbest bırakılması için arabuluculuk yapması,
  • Olası bir iade sürecine karşı uluslararası hukuk mekanizmalarını devreye sokması

gerektiğini belirtiyor.

“Ceza Bitti, Tutukluluk Devam Ediyor”

Hatırlanacağı üzere üç kardeş, 2014 yılında “yasadışı sınır geçişi” suçlamasıyla aldıkları hapis cezalarını tamamlamalarına rağmen, Hindistan’ın Kamu Güvenliği Yasası (PSA) kapsamında yargılamasız idari gözaltında tutulmaya devam ediyor.

Bu durum, Birleşmiş Milletler keyfi tutukluluk kriterlerine göre açık bir hak ihlali olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Hukuk: Türkiye’nin Elini Güçlendiriyor

Hukukçulara göre Türkiye’nin atacağı olası bir adım, yalnızca ahlaki değil, aynı zamanda hukuki olarak da meşru. Çünkü:

  • Çin’e iade edilmeleri durumunda işkence ve ağır insan hakları ihlali riski bulunuyor
  • Uygurlar, uluslararası hukukta korunması gereken risk grupları arasında yer alıyor
  • Türkiye, geçmişte benzer durumlarda insani kabul ve koruma örnekleri sunmuş bir ülke

Bu nedenle Ankara’nın devreye girmesi, hem üç gencin hayatını kurtarabilecek hem de Türkiye’nin insan hakları diplomasisinde güçlü bir mesaj verecek bir adım olarak görülüyor.

Sessizlik Derinleşirse Dosya Kapanabilir

İnsan hakları çevreleri, uluslararası baskının azalması halinde dosyanın “sessizce kapanma” riski taşıdığı uyarısında bulunuyor. Yıllardır hapishanede tutulan üç Uygur gencin kaderinin, önümüzdeki süreçte atılacak diplomatik adımlara bağlı olduğu ifade ediliyor.

“Bu artık sadece Hindistan’ın değil, tüm İslam dünyasının ve özellikle Türkiye’nin sınavıdır” değerlendirmesi sıkça dile getiriliyor.

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#DoğuTürkistan #UygurTürkleri #UygurGençler #Hindistan #İnsanHakları #UygurMülteciler #ÇinZulmü #Türkiye #Diplomasi #SığınmaHakkı #KeyfiTutuklama #UygurDavasi #Adalet #İadeEtmeyin #ÖzgürUygurlar #Uyghur #EastTurkistan #UyghurRights #HumanRights #India #China #Turkey #RefugeeRights #NonRefoulement #FreeUyghurs #StopUyghurGenocide #Justice #Asylum #PoliticalPrisoners

Ayrıca Kontrol Et

Pekin’in Küresel Pençesi: Interpol’ün İstismarı ve Uygur Türklerine Yönelik Sınır Ötesi Baskı

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), son on yılda sadece kendi sınırları içinde değil, uluslararası arenada da …