İletişimlerin Kapatılması: 2009 Urumçi – 2025–2026 İran Protestoları Karşılaştırması

2009 yılında Urumçi’de İletişim Kapatıldı, Bilgi Akışı Kontrol Altına Alındı

2009’un 5–7 Temmuz’unda Doğu Türkistan’ın Başkenti Ürümçi’de başlayan etnik şiddet, kısa sürede bölgeyi sarsan en ciddi olaylardan biri oldu. Başlangıçta Uygur topluluğunun Guangdong’da iki Uygur işçisinin ölümü üzerine düzenlediği protesto, Han Çinlileri ile şiddet içeren çatışmalara dönüştü. Olaylarda 10 binlerce kişi öldü ve binlerce yaralandı. Protestonun hemen ardından mobil telefon ve internet hizmetleri ciddi şekilde kısıtlandı; Çin Mobile telefon servisleri protestoların yayılmasını engellemek gerekçesiyle kapatıldı. Bölgenin dışına uluslararası çağrı yapılması engellendi ve yerel internet erişimi kısıtlandı; bazı internet bağlantıları 2010 Mayıs ayına kadar normale dönmedi. Bu iletişim kesintisi, Çin hükümetinin olayları kontrol altına alma ve dışa bilgi sızmasını engelleme stratejisinin bir parçası olarak devam etti. Ayrıca çevrimiçi paylaşımlar yaygın sansüre tabi tutuldu ve forumlarda içerik hızla kaldırıldı.

Çin hükümeti olayları “ayrılıkçı şiddet” olarak nitelendirirken, insan hakları izleyicileri hükümetin hem olayları provoke eden etnik ayrımı hem de protestoları bastırma yöntemlerini eleştirdi. Ayrıca protestoların ardından yüzlerce kişi tutuklandı ve birçok Uygur aktivisti bazıları uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldı.

2025–2026: İran’da Dijital Kapatma ve Bastırma

2025 Aralık sonunda İran’da ekonomik kriz, aşırı enflasyon ve para biriminin çöküşü üzerine başlayan protestolar hızla ülke geneline yayıldı. Ülkedeki gösteriler, hükümet karşıtı taleplerle birlikte rejimin çöküşünü istemeye kadar evrildi. İran yönetimi, 8 Ocak 2026’dan itibaren ülke çapında neredeyse tam bir internet kesintisi ve telefon bağlantılarının engellenmesi uygulamasına geçti. Bu devlet müdahalesi, protestoların boyutunu ve güvenlik güçlerinin sert şiddet kullanımını gizlemek için yürütüldü.

İnsan hakları örgütleri, İran’daki bu dijital kapatmanın yalnızca iletişim akışını kesmekle kalmadığını, aynı zamanda güvenlik güçlerinin eylemlerini gizlemek ve muhaliflerin koordinasyonunu engellemek için kullandığını belirtiyorlar. Bağımsız bilgi akışı kısıtlandığında, ölü sayısı ve tutuklamaların gerçek boyutu doğrulanması zor hale geliyor ve protestocuların sesleri sınırlandırılıyor.

Bazı raporlara göre bu protestolarda on binlerce kişinin öldüğü, on binlerce kişinin tutuklandığı ve bazı bölgelerde şiddet içeren çatışmalar yaşandığı bildiriliyor. Kesinti sadece dış dünyaya değil, İran’ın içindeki insanların birbirleriyle koordinasyonuna da büyük darbe vurdu. Ayrıca bazı bölgelerde Starlink gibi uydu internet sağlayıcılarının bastırılması için teknolojik engellemeler ve cezai yaptırımlar da uygulanıyor.

Benzerlikler: Dijital Kapatma ve Bilgi Akışının Kesilmesi

1. İletişim Ağlarının Kasıtlı Kesilmesi

Her iki olayda da hükümetler, protestoların ve şiddetin yayılmasını kontrol altına almak için dijital iletişim kanallarını kısıtlama veya tamamen kapatma yöntemi uyguladı:

  • Urumçi 2009: Mobil ve internet altyapısı kesilerek hem içerideki bilgi paylaşımı engellendi hem de dışarıya gerçek durumun ulaşması zorlaştırıldı.
  • İran 2026: Ülke genelinde internet ve telefon bağlantıları ciddi şekilde kısıtlandı veya kapatıldı, Starlink gibi alternatif teknolojiler bile teknik ve hukuki baskılarla engellenmeye çalışıldı.

Bu stratejiler, hükûmetlerin muhalefetin örgütlenmesini farkındalık yaratmadan engelleme ve uluslararası haber akışını durdurma amaçlı devlet kontrolü uygulamalarının bir parçası olarak görüldü.

Farklılıklar: Sebepler ve Kapsam

1. Protestoların Kaynağı

  • Urumçi protestoları başlangıçta etnik gerilim ve yerel olaylara dayalıydı ve devletin politika ve demografik stratejilerine tepki olarak ortaya çıktı.
  • İran’daki protestolar ise ekonomik çöküşe ve hükümet politikalarına karşı doğrudan ekonomik taleplerle başladı, kısa sürede siyasi taleplere dönüştü.

2. Ölçek ve Süre

  • Urumçi 2009 olayları bir hafta ila birkaç aylık süreçte sınırlı bölgede gerçekleşti ve sonunda kapsamlı bir medya kontrolü ile dışarı bilgi sızması engellendi.
  • İran 2026 olayları ise ülke genelinde çok daha geniş çaplı bir protesto ve dijital kapatma ile karakterize ediliyor ve halen devam ediyor; bu, uluslararası medya ve insan hak örgütlerinin gerçek rakamları edinmesini zorlaştırıyor.

Sonuç: İletişimin Kesilmesi, Bilgi Akışının Engellenmesi ve İnsan Hakları

2009’da Doğu Türkistan’daki Ürümçi olayları ve 2025–2026 İran protestoları, devletlerin bilgi akışını kontrol etme stratejilerinin benzer yüzlerini ortaya koyuyor. Her iki durumda da iktidarlar, protestoları bastırmak için iletişimi kesmeyi bir araç olarak kullandı.

Ancak kapsam, nedeni, süre ve teknolojik bağlam farklılık gösteriyor:

  • Urumçi’de kısıtlama daha yerel ve belirli olaylara odaklıyken,
  • İran’daki kesinti çok daha geniş, ulusal ve devam eden bir kriz çerçevesinde gerçekleşiyor.

Bu benzerlik ve farklılıklar, dijital kontrolün modern otoriterlik stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ve bu stratejilerin hem iç toplumlar hem de uluslararası topluluk için ciddi insan hakları sorunları oluşturduğunu gösteriyor.

Türkistan Bülteni Haber Ajansı / HABER MERKEZİ

#EastTurkistan #Uyghurs #Urumqi2009 #ChinaBlackout #InternetShutdown #DigitalRepression #IranProtests #IranBlackout #NoSignal #HumanRights #FreedomOfSpeech #StateViolence #Censorship #GlobalSilence #CrimesAgainstHumanity #ÇinHaberleri #ChinaNews #Uygur #DoğuTürkistan

Ayrıca Kontrol Et

İstanbul’da Uygur Çiftin Gözaltına Alındığı İddiası: Aileden Acil Destek Çağrısı

İstanbul, Sefaköy’de yaşayan Uygur türkü Abdulkadircan (48) ve eşi Hatice’nin (47), 13 Ocak 2026 gecesi …